Ana Sayfa Yazarlar Yeni (!) Türkiye’de Adaylığa Hücum

Yeni (!) Türkiye’de Adaylığa Hücum

53
PAYLAŞ

Önceki Başbakan ve Parti Genel Başkanı, cari Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyan tarafından “sır küpüm” diye tanımlanan Fidan, bu kez de, katıldığı eğilim yoklamasından sonra, “milletvekilliği aday adaylığından çekilmesi” dayatmasına boyun eğmesi ile yeniden gündemi belirler oldu.
Başbakan ile üç şapkasını ısrarla taşıyan Cumhurbaşkanı arasında, nerede ise, “halat çekme oyunu” na dönüşen adaylık, Cumhurbaşkanının üç şapkası nedeni ile taşıdığı ağırlıktan ötürü, resmi Başbakanın sırtüstü düşmesine neden oldu. Ve böylece çok ileri (!) demokrasimizde bireysel tercihler bile, yapılamaz duruma getirilmiş oldu. Adaylıktan çekilme ve hemen sonrasında Fidan’ın yeniden MİT Müsteşarı olarak atanması, yeni bir tartışmayı, “göreve döner-dönemez, ya da hemen dönemez” tartışmasını ateşledi.
Tartışmaya konu alan, 1983 tarihli, 2839 Sayılı Milletvekili Seçimi Yasası tarafından düzenlenmiştir. “Adaylık İçin Görevden Çekilmesi Gerekenler” Yasanın 18 inci maddesinde sayılmıştır. Yansıra, 1961 tarihli,298 Sayılı “Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Yasanın” Ek 7. maddesinde; “Yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar ile Subay ve Astsubaylar hariç olmak üzere; milletvekili ve mahalli idareler genel ve ara seçimlerinde aday ve aday adayı olan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, adaylığı veya seçimi kaybetmeleri halinde, Yüksek Seçim Kurulunca seçim sonuçlarının ilanını takip eden bir ay içinde müracaat etmeleri kaydıyla eski görevlerine veya kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve dönebilirler.” hükmü yer almaktadır
12 Eylül 1980 ile27 Mayıs 1960’ın ürünü olan ve özellikle de siyaseti, “fazla kimselerin bulaşmaması gereken iş” olarak, kamu görevlileri açısından “özgeci” konusu kılan bu anlayış, sözde darbelere karşı günümüz politikacı sınıfı tarafından korunmaktadır. Sanırım o dönemlerde MİT Müsteşarları, subay sınıfından devşirildiği için, MİT Müsteşarının, “eski görevlerine dönemezler” arasına alınmasına gerek duyulmamıştır. Yargı görevlileri ile subay ve astsubaylar için “eski görevlerine dönemezler” kuralının, MİT gibi çok önem taşıyan bir kurumun müsteşarı için savsaklanması düşünülemez. Bu eksiklik, MİT Müsteşarı’nın ilk kez, aday adayı olmak için görevinden ayrılması ve bundan vazgeçerek, yeniden MİT Müsteşarı olarak atanması ile karşımıza çıkmıştır.
Fidan, saflarına katılmak istediği AKP tarafından düzenlenen eğilim yoklamasına katılmış ve ilk sırada yer almıştır. Ve eğer, aday adaylığından çekilmemiş olsa idi, adaylar listesinin ön sıralarında yer alması büyük olasılıktı. , kesin aday listesini 24 Nisan 2015’de açıklayacağını da duyurmuştur. Normalinde, kamu görevine yeniden dönme olanağına sahip aday adaylarının, kendi istenci ile aday adaylığından çekileceği düşünülmediğinden, MİT Müsteşarı’nın yeniden eski görevine dönebilme için başvuru hakkının 24 Nisan’da başlaması doğduğu konusunda tartışmalar başlamış bulunmaktadır. Devlet Personel Başkanlığı (DPB)’nın 24.Dönem Milletvekilliği Seçimi için belirttiği görüş de bu yoldadır. Ancak, MİT Müsteşarı, aday adaylığından çekildiğinden, çekilme tarihinden başlayarak, kesin aday listesinin açıklanmasını bekleme gereğinden söz edilemez düşüncesini taşımaktayım.
Bir anımı paylaşmak isterim. 3 Kasım 1994’deki milletvekilliği ara seçiminin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeni ile yasa gereği, istifa ettiğim üniversitedeki görevime, iptal kararı sonrası başvuruda bulunmuştum. Dönemin rektörü, yazılı kurala dayanarak, bu istemimi, şaka yollu, “seçim sonucunun Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra değerlendireceğini” belirttiğinde, “iptal nedeni ile yapılmayan seçimin sonucu mu olur?” yanıtını vermiştim.
Siyasetin, ayrıcalık ve servet edinme odaklı konumdan, yeniden hizmet odaklı konuma dönüştürülmesi “siyasete hücumu” yavaşlatacağı gibi, başta Seçim Yasası olmak üzere, bu alanın yeniden yapılandırılması artık kaçınılmaz duruma gelmiştir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam