Yeni rekorumuz vergi yapılandırmaları

149

Bizim ekonomi ile yönetimi kimi zaman ilginç açıklama yapıyorlar ve övünüyorlar. Son övünme, gururlanma ve rekor kırma konusu vergi ve SGK prim yapılandırmaları.

Maliye Bakanımız Sayın Naci Ağbal son yapılandırma kapsamında bir milyon 6 bin mükellefin başvuruda bulunduğunu, bu yolla 6,8 milyon liralık alacağı taksitlere bağladıklarını söylemiş. Mükellef başına ortalama 6 bin 800 lira. Bravo demek istiyoruz. Dahası, bu yapılandırma kampanyasından olağanüstü bir artışla 15 milyar lira bekliyormuş. Bu hesaptan gidersek demek iki milyon mükellef yapılandırmaya girecek. Geriye kaç kişi kaldı ki?
Ödenmemiş sosyal güvenlik primlerine bakalım. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Jülide Sarıeroğlu da yine son yapılandırma kapsamında düne kadar 99 bin 124 kişinin başvuru taptığını açıklamış, ancak tutar vermeyi ihmal etmiş.
Rakam önemli değil, şu halimize bakın; 1,1 milyon vatandaşımız (şimdilik) vergisini primini gününde ödeyemiyor, faizleri, cezaları silinince ve 36 ay taksite bağlanınca ödemeye çalışıyor, biz kalkıp biz bununla övünüyoruz ama işin esas gerçeğini neden zamanında ödenmediğini, ödenemediğini sormuyoruz. Madem, ekonomi canlı, işler tıkırındaysa konu vergiye gelince tıkanıyoruz?
Neredeyse her beş mükelleften biri, kendisinin, firmasının, çalışanının vergisini, primini ödeyemiyor ancak uzun vadelere yayınca ödeyebilirim diyorsa (yukarıdaki düz hesaba göre aylık ödeme ortalama 188 lira iniyor) bu kadar çok yapılandırma, öteleme, erteleme, taksitlendirmeye ne oldu? Bu nasıl izah edilebilir?
Gerçekten ekonomi yönetimi bununla övünmeli, gurur duymalı. Nasıl ki tüm olumsuzlukları göz ardı edip sadece varsa yoksa büyüme diye demeç üzerine demeç patlatılıyorsa, vatandaşın vergi yapılandırmaları için başvuruları da ön plana çıkarılmalı ki ekonomimizin geldiği nokta çok iyi anlaşılsın.
Vatandaşımız iyi niyetli, devletine olan borçlarını ödemek için çırpınıyor. Yönetim de bakınız vatandaşa kolaylık getirdik” diye konuşuyor. Vergi toplamada artık sırası, zamanı bir birine giren yapılandırmalar olmasaydı ne olacaktı? Gelsin, hacizler, icralar. Olmadı bankadaki üç kuruşa haber vermeden haciz koy.
Vatandaşımız iyi niyetli ama bir o kadar işini biliyor artık. Bu dönem yapılandırmaya girmeyenler biliyorlar ki sonbaharda bir yenisi daha gelir, o zaman o fırsat değerlendirir. O da olmadı mı bir diğerini bekler.
Ne ala memleket. Bugüne kadar vergisini, primini sektirmeden ödeyenler ne olacak? Onlar da artık “enayi” sınıfından çıkıp zamanında ödeme yapmayacaklardır. Vatandaşı yapılandırma alışkanlığına bağlarsanız, bundan sonra vergiyi zamanında zor toplarsınız.
SGK 100 TL’nin peşinde
SGK primlerini asgari ücret üzerinden düzenli ödeyenlere aylık primden 100 indirim uygulanıyor. Daha doğrusu uygulanıyordu. SGK son dört aydır bunu rafa kaldırdı. Geçmişte bir ay tam alıyorsa, ertesi ay bunu prim tutarından düşüyordu.
Bu yılın Ocak ayı başında 100 lira almadı, ama Mayıs dahil her ay yapılan düzenli ödemelerden kesinti yapmadan tümünü almaya devam ediyor. Başka bir deyişle SGK bu tür ödeme yapanlara kişi başına 400 TL borcu oluştu.
Şimdi sorsanız, arkadaş bu hakkımız olan kesintiyi ne zaman geri ödeyeceksiniz diye cevap belli: Yaz tahtaya al gelecek baharda. Siz istediğiniz kadar bağırın çağırın.
Sonuç, iç borç batağına saplanan ekonomi 100 liranın üzerine yatıyorsa, vay halimize. Devlet böyle yaparsa, vatandaş niye prim ödesin ki?