Başkanı İsmail Kahraman, TBMM binasını yeterli bulmamış, yeni ve daha büyük bir meclise ihtiyaç olduğunu söylemiş…

Bugün yeni bir meclise değil, ilk meclisin açıldığı günlerdeki ruha ihtiyacımız olduğuna inanıyorum ben.
Anadolu toprakları işgal altındayken Ankara-Ulus’ta mütevazı bir binada toplandı ilk Meclis.
Sadece 7 odası, bir salonu vardı.
O günkü koşullarda milletvekillerinin oturacağı koltuklar bile yaptırılamadı, çeşitli okullardan sıralar getirildi.
Meclis’in aydınlatılması çevre kahvehanelerden sağlanan iki petrol lambası ile yapıldı.
Isınmayı sağlayacak saç soba da yine bir kahvehane sahibi tarafından verildi.
Her şey tamamlanmıştı ama ortada kürsü yoktu.
Ankaralı bir marangoz alelacele kürsüyü yapıp yerine yerleştirdi.
İlk Meclis toplantısına Anadolu’nun dört bir yanından 115 milletvekili gelip katıldı.
O vekillerin gelişi, düşman işgali ve çeteler yüzünden bir hayli zor oldu.
Kimi at üzerinde, kimi at arabasıyla bin bir güçlüğü göğüsleyerek ulaştı Ankara’ya.
İlk Meclis’teki milletvekilleri, öğretmen okulu yatakhanesinde konakladı. Aylık maaşları sadece 100 liraydı. Bu paranın 20 lirasını da milli mücadelede kullanılmak için bağışlıyorlardı.
Bugünkü Meclis’in ilk oturumunu en yaşlı üye sıfatıyla İsmail Kahraman yaptı.
İlk Meclis’in açılışını ise yine en yaşlı üye sıfatıyla Sinop Mebusu Şeref Bey tarafından yapıldı.
Şeref Bey, açılış konuşmasında şunları söyledi:
“Hilafet ve hükümet merkezinin yabancı kuvvetler tarafından işgal edildiği, bağımsızlığın her bakımdan kısıtlandığı bilinmektedir.

Bu vaziyette baş eğmek, milletimizin kendisine teklif edilen yabancı esaretini kabul etmesi demektir.
Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak kararlılığında olan ezelden beri hür ve bağımsız yaşayan milletimiz bu esaretini kesin ve kararlı bir biçimde reddetmiş ve derhal vekillerini toplamaya başlayarak yüce Meclisini vücuda getirmiştir.
Bu yüce Meclisin reisi sıfatıyla ve Allah’ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlığı dahilinde, geleceğini bizzat düzenleyerek ve bütün dünyaya ilan ederek Millet Meclisi’ni açıyorum.”
24 Nisan 1920 tarihinde Meclis ikinci toplantısını yaptı ve Mustafa Kemal oybirliğiyle Meclis Başkanlığına seçildi.
Mustafa Kemal bu toplantıda yaptığı konuşmada, “Yüce meclisin üzerinde bir güç yoktur” diyerek meclisin önemini dile getirdi.
Kurtuluş Savaşı o Meclis’te alınan kararlarla gerçekleştirildi.

Saltanat o meclis tarafından kaldırıldı.
Lozan Anlaşması o meclis tarafından kabul edildi.
Ankara o meclis tarafından başkent yapıldı.
Cumhuriyet o meclis tarafından ilan edildi.
Mustafa Kemal o meclis tarafından Cumhurbaşkanı seçildi.
Evet, bir kez daha tekrarlayalım:
Yeni bir meclis binasına değil, eski meclisin ruhuna ihtiyaç var!
Hem de acilen!