Mayıs 2017 enflasyonu yıllık bazda biraz gevşemekle beraber olduğu yerde, çift hanede duruyor. Aylık ve yıllık bazda küçük oranlı gerilemeyle birlikte ana harcama gruplarında özellikle gıda ürünlerindeki artış son yedi yılın düzeyine çıktı. Ürün bazında domates ve sivri biberde artışın beli kırıldı ama umre masraflarındaki yüzde 30 artış dikkat çekici.

Ancak, genelde enflasyonun gelecek aylarda aşağıya indirecek kayda değer bir önlem alındı mı? Hayır. Tek konuştuğumuz, Merkez Bankası’nın doları dizginleme uygulamaları, KGF kredileri, vergi ötemeleri, yapılandırmaları ve gıda fiyatlarındaki yakın takibi. Takip bitmemiş ki gıda enflasyonu yüzde 17 sınırında. Biz, dolar yerinde sayınca, dış ticarette biraz kımıldama olunca ve borsa da artınca işler yoluna girmiş gibi görmeye başlıyoruz ama gelen veriler tam bir hayal kırıklığı yaratıyor.

Bu arada daha önce belirtmiştik, Beşiktaşlılar enflasyonu artırdınız diye. Şampiyonluk maçı için gidilen Gaziantep, son beş ve 12 aylık dönemde enflasyonun en fazla arttığı il. Yemeyecekteniz o kadar fıstığı, baklavayı! Emekliler ve ücretliler de Temmuz maaş zam oranlarının biraz azalmasına üzülmüşlerdir.
Gelelim ekonominin geleceğine ve yazının başlığına. Başbakan Yıldırım başkanlığında toplanan Ekonomik Koordinasyon Kurulu toplantısından yeni, kısa sürede uygulanabilecek ve sonuç alınabilecek, somut kararlar beklendi ama yapılan açıklama, “memlekette yeni bir hükmet iş başına gelmiş, programını duyuruyor” görünümde.

Toplantının bıraktığı izlenim bakanlar sanki sözlü sınava alınmış gibi. Malûm; bakan değişikliğinde topun ağzında ekonomi ile ilgili olanlar da var. Başbakan belki de bakanlarına verdiği yarım saatlik söz hakkıyla “bir yıllık dönem sonu kanaat notu” oluşturmuştur! Sınavı geçenler yakında belli olur.
Toplantı kararların tümüne, ayrıntısına da bakarsanız, ekonomi dünyası için en azından şu yaz aylarını selâmetle atlatacak, tünelin ucunda ışığı gösterecek, heyecan yaratacak, başarı hikâyesi yazacak yeni yol haritaları yer almıyor. Verilen “çek, çak’lı” mesajlarda yeni bir şey yok. Yılbaşından bu yana bu vaatleri, yüz bin kere duyduk, ezberimize aldık. Yapılan açıklamaya göre, özetle, büyüme, rekabet gücünü artıracak dış ticarete konu olan mallar üreten sektörlere ağırlık veren yatırımlar kaynaklı olacak. Enflasyonda düşüş ve gıda enflasyonun önlenmesi için tedbirler alınacak. Faizde kamu bankalarının inisiyatifiyle mevduat faizleri aşağı çekilecek, yapısal dönüşüm paketleri hızla uygulamaya geçecek. Özel sektöre. kredi konusundaki finansal araçlar daha etkin hale getirilecek. Kamu yatırımlarında demir yolu, liman, lojistik merkezi gibi alanlara özel önem verilecek. Cazibe merkezleri programına ve doğuda terörün yarattığı sıkıntıları gidermeye yönelik çalışmalar sürecek
Bu başlıklar, geçen sürede piyasalara pompalanan kredilerdi, vergi toplamalarıydı, dövizdi, faizdi, her verinin dengelenmesinin bekleneceğini ve devlet kaynaklı parasal desteğin sonunun geldiğini gösteriyor. Bir anlamda “bekle gör” politikası, “dostlar alışverişte görsün” hesabı.

Ancak riskler her zaman olduğu gibi göz ardı ediliyor. Örneğin tüm dünya menkul kıymetler borsaları genelinde son beş ayda yüzde 10 artış, kaygı yaratmaya başladı. Geçmiş yıllarda bu gibi yaşanan “ani” artışların küçük bir krizle başlayıp küresel krize dönüştüğünü, en büyük darbeyi de Türkiye’nin aldığını çok gördük. Alın size aniden ortaya çıkan Orta doğu’daki beş ülkenin Katar’a yönelik diplomatik ilişkileri kesme ve “izolasyon” kararı. İşe İran da katılacaktır, biz de bir şeyler söyleriz, gerisi gelir, seyredin yeni Orta Doğu’yu ve dünya piyasalarını.

PAYLAŞ
Önceki İçerikBu gidişle maçlara Sam füzesiyle gelirler!
Sonraki İçerikÇinli keçi
İsmet Hazardağlı
1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz'de ekonomi yazıları ile sizlerle!