Yaz saatinin neresinden dönülse kardır

0
218

Yozgat’ın meşhur bir türküsü, “Sabahınan esen seher yeli mi, benim gönlüm divane mi deli mi…” diye böyle başlar, “benim dert çekmeye dermanım mı var…” diye biter…

Bu türküyü alıp, yaz saati uygulamasına uyarlarsak hiçte sırıtmaz.
Büro elemanlarımızdan Ayşe Hanım “Ne olacak bu uygulama, hep mi sürecek? Tasarruf için yapıyorlarsa hiçte tasarruf yok. Sabahın altısında kalkınca hemen hemen her odanın ışığını açıyoruz. Sabahta mıyız, gecede miyiz insan şaşırıyor…” diyor.
Ayşe Hanımın bu sözlerine katılmamak mümkün değildir, zira aynı sıkıntıyı hepimiz yaşamaktayız.
Bizim evi de ele alacak olursak, mutfak, salon, antre ışık düğmelerine basılmakta, saat 05.30’dan, 8.00’e kadar aralıksız lambalar yanmaktadır. Hani nerde kaldı tasarruf?
Elektrik Mühendisleri Odasının çıkartmış olduğu rapora gelince, tüketim geçen yılın Kasım ayına göre yüzde 6,5 artış göstermiş.
2014’de 21 milyar kilovat/saat,
2015’de 21,3 milyar kilovat/saat,
2016’ya gelince, 22,7 milyar kilovat/saat,
Alın size Kasım aylarının dökümü…
“Nerede kaldı tasarruf?” diye sorulacak olursa, ne cevap verirler bilemiyorum! “Biz yaptık oldu” derlerse mesele kalmaz…!
Gecenin köründe, pardon sabahın köründe okul yollarına düşen çocukların halini düşünebiliyor musunuz?
Çocuklar evden ayrılırken annelerine öpücük gönderip, “iyi geceler mi, iyi sabahlar mı” diyorlar?
Sanmam iyi sabahlar diyeceklerini…
Hani beylik bir söz vardır; “Zararın neresinden dönülürse kârdır.”