Kara yoluyla tatile gideceklerin vay haline! Almanya’da bir çok eyalette başlayan tatiller nedeniyle aileler arabalarıyla Türkiye’ye doğru yola çıktılar. Daha her tarafta okullar kapanmadı ama yine de kapanan şehirlerin gurbetçileri Türkiye’nin yolunu tuttular.

Yollar kalabalık yetmiyormuş gibi terör ve mülteci gibi sorunlar nedeniyle kapılardan geçişler, bırakın “zor” kelimesini, “imkansız”a dönüşmüş vaziyette.
Cumartesi günü Almanya’dan yola çıkan bir arkadaşım, en geç Pazartesi gecesi Türkiye’de olmayı hayal ediyordu.
Cumartesi öğle saatlerinden Pazar öğle saatlerine kadar 24 saat ediyor. O yetmedi Pazartesi günü öğleye kadar hala Sırbistandaydılar. Pazartesi gecesi bitti Salı’ya döndü ve saat sabahın ikisinde Türkiye’ye giriş yapabildiler. Arabada küçük bir çocuk perme perişan.
Cumartesi öğlen başlayan ve Salı sabah 02:00 de sınır kapısına varılan bir yolculuk düşünün. Bu tam bir eziyet.
Bu yorgunlukla, tatile nereye gidebilirsiniz ki? Üstelik bir de sınırdan geçip memleketinize kadar yol gideceksiniz.
Ben, yolların sakin olduğu zamanlarda 20 ile 22 saat arasında Almanya’ya vardığımı hatırlıyorum. Bir-iki saat bir yerde dinlenip devam ederdik.
Bu kadar uzun yolu gelen aileler önce birkaç gün kendilerine gelmek için memlekette dinlenecekler, biraz uyuyacaklar, uykuya doyacaklar.
Küçük çocuklar ki içlerinde bu yorgunlukta hastalananlar oluyor, onların durumu daha zor. Bu uzun yolculuğu yapan arkadaşlarından bir tanesi çocuğu ateşlendi Allah’tan ki anne tedbirli yanına ateş düşürücü ilaç aldı. Çok doğal bu kadar sıcakta, üç güne yakın bir süre, “dur-kalk, dur-kalk” arabanın içinde, bir sıcak bir soğuk, hiç kolay değil…

Başka zaman gelsinler diyemeyiz; bütün bir sene yazı İple çekiyorlar ve Türkiye’ye gidiyorlar tatili daha fazla kısaltmak istemiyorlar. Bu yaz pekçok sebepten sınır kapıları kişi başına 3 saate yakın bekletme yaptı zaten o sınır kapılarına varmak da yılın yarısı sayılır.
Bunları niye yazdım diye sorarsanız eğer,
En azından o Almancıların Türkiye’ye nasıl geldiklerini bilmenizi istedim.