Dünya düzeni, haklar üzerine kurulmuştur. Dünya düzeninin sağlıklı işlemesi bu hakların dengesine bağlıdır. Bozulan dengeler huzursuzluk yaratır ve insanlara büyük zarar verir.
Ünlü mizah ustası Nasrettin Hoca’ya sormuşlar?

-İnsanlar sabah kalkıyorlar ve her biri bir yana gidiyor. Neden hepsi bir yöne gitmiyor?
Hoca: İnsanların hepsi bir yöne gitseydi, dünyanın dengesi bozulurdu, demiş.
Nasrettin Hoca’yı çağırıp ta şöyle sormalıyız; Şu yaya kaldırımlarına bir bak Hocam, yaya hakları nerede?
Her biri bir yöne giden insanların birçok hakları yasalarla güvence altına alınmakta. Bu hakların başında yaşama hakkı başta olmak üzere sağlık, güvenlik, eğitim, inanç ve diğer haklar bulunmakta. Bütün bu hakların sağlam ve sağlıklı kullanılması için devletin öncelikli sorumluluğu bulunmaktadır. Yayalar mağdurdur. Yaya haklarını kim savunacak, kim koruyacak? Haklar kendiliğinden verilmiyor. Yayalar, kendi haklarını kendileri aramalıdır.
SOKAKLARIN RUHU!
“Hayatta daha fazla mutlu olmak istiyorsan, çevrendeki insanlara daha çok ulaş ve içinde çoğalan sevinci gör. Yaşamda kendini gerçekleştirmek, daha fazla mülk edinmekle değil, sevgiyi daha fazla hissetmekle oluyor” diyor, Robin Sharma,
Daha fazla mutluluk için çevrendeki insanlara ulaşmak ancak sokaklara çıkmakla olur. Sokaklar bireyin ve toplumun yaşam kültüründe özel ve öncelikli bir yer tutarlar.
Sağlıklı bir beden ve ruh için eğitimin ve eğitim içerisinde oyunların özel bir yeri bulunmaktadır. Çocuk oyundur, oyun sokakta ve parkta oynanır. Sokakların ruhu, oyun, eğlence ve dinlenme olanakları ile insan duygu ve düşüncelerinde sonsuz izler bırakır. Unutulmaz anılar sokaklarda yaşanır. Eserlere kaynak olurlar. Sözlü ve yazılı kültürü, unutulmaz sokak anıları besler.
Tüm insanların sokak anıları kitaplaştırılsa, bunlar binlerce cilt kültür kaynağı olarak kütüphanelere taşınsa, en çok okunan kaynak eserler arasında yerlerini alırlar. Renkli dünya, renkli yaşam ve renkli sokaklar ve anılar ilgiyle karşılanırlar.
Kırsal yaşamın yerini kentsel yaşamların aldığı günümüzde insanlar için sokakların ruhu ve anlamı önem kazanmakta. Kentlerin yerleşim planları insan öncelikli olmalıdır. Oysa günümüzde bunun tam tersinin yapıldığını görmekteyiz. Oto parkların bulunmadığı ve yaya kaldırımlarının dar tutulduğu, keçi yolunu andıran dar sokakların ve caddelerin hemen yanlarında yükselen devasa gök delenler yaşamı boğucu, sıkıcı ve yorucu hale getirmekte.
J.F.Kennedy, ” Mutluluk, insanın tüm gücünü mükemmellik yolunda kullanmasıdır”diyor.
Yolların en genişi olan bulvarlar, daha sonra gelen caddeler, sokaklar ve ara yolların işlevleri giderek daralır, yaşam atmosferi ve ruhu da bu gerçeklere göre değişir. Arka sokaklar dizi olur; filmlere, belgesellere konu olur. Bazı sokaklar da, yarattıkları toplumsal imajlarla halkın ilgisini sürekli çekerler ve ünlü olurlar. Bütün yönleri ve kültür değerleriyle toplumun ruhunu, benliğini ve yaşam felsefesini yansıtırlar.
Toplumun ve yaşamın aynası sokaklardır. Bu büyük ve sonsuz üç boyutlu aynaya bak kendini gör.