Ana Sayfa Yazarlar “Yaşar Kemal ve Barış Süreci”

“Yaşar Kemal ve Barış Süreci”

151
PAYLAŞ

Yaşar Kemal, 1923 yılında Osmaniye’ye 15 km kadar uzaklıkta bulunan Gökçedam köyünde doğmuş. Ailesi bu köye sonradan gelip yerleşmiş. Yaşar Kemal bu Türkmen köyünde hiçbir baskı görmeden yaşamış. Çukurova’yı çok canlı bir şekilde anlatan İnce Memet romanı ile üne kavuşmuş. Bir taraftan toprak ağalığına karşı çıkarken bir taraftan da Kürtlerin sorunları ile ilgilenmekten geri durmamış. Nobel Edebiyat ödülüne aday gösterilmiş. Türkiye Cumhuriyeti tarafından Bilim Ödülü ile ödüllendirilmiş.
Yaşar Kemal, halkın bir kesimince “aşırı solcu, bölücü (Kürtçü)” gibi yaftalarla yaftalanırken diğer bir kesim onu Cumhuriyet döneminin en büyük romancısı olarak tanıtmışlardır.
AKP iktidarı tarafından yürütülmekte olan “ÇÖZÜM SÜRECİ” veya diğer adıyla “BARIŞ SÜRECİ” kapsamında Şivan Perver’ler Türkiye’ye gelmeye ve resmi toplantılara katılmaya başladı. Düne kadar “tehlikeli bir bölücü” olarak algılanan Ahmet Kaya’dan özür dilendi. Yaşar Kemal’e ise Cumhurbaşkanlığı ödülü verildi.
kademesinde bu değişim yaşanırken mahalli belediyeler de bu değişim rüzgarının etkisine girdi. ’den Osmaniye Belediye Başkanı seçilen Kadir Kara, yeni açılan Osmaniye Kent Müzesi’nde Yaşar Kemal’e yer verdi. Çünkü Yaşar Kemal Osmaniye’nin Gökçedam köyünde doğmuş ve romanları ile Osmaniye’nin tanıtımına katkı sağlamıştı. Bu yüzden “Osmaniye’ye Hizmet Edenler” köşesinde Yaşar Kemal’e de yer ayırıldı. ’li bir belediye için bu devrim niteliğinde bir gelişmedir. İşin daha da güzel yanı bu davranışın Genel Başkan Bahçeli kadar, sıradan halk tarafından olumlu karşılanmış olmasıydı.
Yaşar Kemal bugün İstanbul’da son yolculuğuna uğurlanıyor. Onun vefat haberi üzerine halkımızın büyük bir kesimi -eski defterleri karıştırmak yerine- Allah’ın rahmetini O’ndan esirgemediler. Yaşar Kemal’in ölümü Çözüm Süreci’nde önemli sayılabilecek bir güne denk geldi. İmralı’dan PKK’nın silah bırakması için yapılan açıklama ile ünlü yazarın ölümünün aynı güne rast gelmesi de farklı şekillerde değerlendirildi.
Yaşar Kemal 92 yıllık ömrü boyunca Kürtlerin daha fazla özgür olması yolunda çalıştı. Ancak O’nun Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilen bir ödülü alması bazı fanatik devlet düşmanları tarafından hoş karşılanmadı. Türk halkı ise her zamanki mütevekkil haliyle, “Mademki DEVLET uygun görmüş, bir bildiği vardır” diyerek ödül verilmesine tepki göstermedi. Ortaya çıkan kesin gerçek şudur ki halk gerginlik, kavga, döğüş taraftarı değildir. Ancak bazı futbol fanatikleri, holiganlar gibi içten içe kaynayanlar her fırsattan yararlanarak kırıp dökmeyi, yakıp yıkmayı bir marifet sanıyorlar. Bu holiganlar kendilerini ancak bu şekilde tatmin edebiliyorlar. Bütün Anadolu halkının ortak acısı olan Özgecan Arslan’ın vahşice öldürülüşünden bile anarşi malzemesi çıkarmaya çalıştılar. Şifre kelime “İSYANDAYIZ”. Özgecan’ın babası Mehmet Arslan, o muhterem insan, o acısının içinde bile nefret söyleminde bulunmadı. Şimdi sormak istiyorum: Siz Özgecan’ı babasından daha mı çok seviyorsunuz?
Yaşar Kemal, siyasi bakış açısı ne olursa olsun bu toprakların yetiştirdiği bir sanatkâr idi, güçlü bir romancı idi. Duru Türkçesi ile Çukurova’yı ve Çukurova’nın çilekeş insanlarını en güzel şekilde dile getirdi. Türk edebiyatına eşsiz eserler kazandırdı. Siyasi olarak O’nun fikirlerine katılmasam da O’nun ölümünü ortak bir kayıp olarak görüyorum. Mekânı Cennet olsun, Allah taksiratını af etsin. O’nun ilkelerinin Barış Süreci’ne yansımasını temenni ediyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikAlman askerleri peşmergeyi eğitiyor
Sonraki İçerikİki kardeş ülke semada buluştu
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
1949'da Osmaniye'de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı, Tarih Bölümü Başkanlığı, OTAM Müdürlüğü görevlerinde bulundu.