Türkiye Gıda Sanayii İşçileri Sendikası Genel Merkezi, 2017 yılı yaş çay alım fiyatının 2 lira olmasına karşı çıkarak “kabul edilemez” bulduklarını açıkladı.

Gıda İş’ten yapılan açıklamada, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaklaşık 1 milyon üreticinin merakla beklediği 2017 yılı yaş çay fiyatını 2 lira olarak açıkladığı ayrıca 13 kuruş destekleme primi de verileceğini duyurduğu hatırlatıldı. Yaş çaya destekleme primi olarak geçen yıl da 13 kuruş verildiğinin anımsatıldığı açıklamada, mazota, gübreye ve işçiliğe gelen onca zamma rağmen neredeyse değişmeyen primin çay üreticisini haklı olarak isyan ettirdiği savunuldu. Açıklamada, “2013’te 1.35 lira, 2014’te 1.5 lira, 2015’te 1.70 lira ve 2016’da 13 kuruşluk destek ödemesi ile 1.90 lira fiyat verildi. Artış en fazla yüzde 12. Yani çay üreticisi ne harcarsa harcasın; ekmekten, elektrikten, çocuğunun masraflarından, kiraya kadar gelen zamlarla harcamaları artsa da her sene artış ortalama 15-20 kuruş. Orta oyununa dönen bu durum çay üreticisi için kabul edilemezdir.” denildi.

Çayın toplanması, çay diplerinin açılması, temizliği, gübre verilmesi, neredeyse 120 liralık gübre fiyatına denk gelen gübrenin çaylığa taşınması, çaylığın budanması vb. çay üreticisinin masrafları ve harcadığı emek göz önüne alınarak yaş çay alım fiyatının en az 2.5 lira olması gerektiğine yönelik açıklama yaptıklarının vurgulandığı Gıda İş açıklamasında şu görüşler savunuldu:

“Çay üreticisinin emeği göz ardı edilmektedir ve üretici yoksulluğa mahkum edilmektedir. Yaş çay alım fiyatı belirlenirken üreticinin söz hakkı olmalıdır. Bunun yolu da çay üreticilerinin örgütlü ve sendikalı olmasından geçmektedir. Sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılmalıdır. Çay üreticisi de, işçisi de örgütsüz ve partisine, ilçesine, köyüne göre bölünmüş durumda. Üreticinin bölünmüşlüğü şirketlerin işine yarıyor. Çay üreticisi bu durumdan ancak örgütlenerek kurtulabilir.”

Açıklamada yaş çay alım kampanyasının başlamasından üç hafta sonra yaş çay fiyatının açıklandığına dikkat çekilerek açıklamanın neden geç yapıldığı soruldu. Açıklamada, “İçinden çıkılamayan hesap nedir? Çaykur’un Varlık Fonu’na devredilmesiyle bundan sonra fiyat açıklamamanın yolu mu yapılmaktadır? Çay üreticisinin emeği, alın teri yerine 20 çay şirketinin karı gözetilmektedir. Destekleme primi yıllardır sadece 12 kuruş, 2016 yılı için 13 kuruş oldu. Mazota, gübreye ve işçiliğe zam geldi. Milletvekili maaşları arttı. yükseldi. yükseldi ama çay desteklemesinin miktarı yerinde sayıyor. Destekleme primlerinin artırılmasını istiyoruz. Çaykur’un yaş çay alımlarında, özel çay şirketlerinin ucuza çay almasını sağlayan kota, kontenjan uygulamalarına son vermesini ve çay üreticisinin teslim ettiği bütün çayları almasını istiyoruz. Tüm bu haklı talepler etrafında çay üreticilerini, Çaykur işçilerini ve tüm Karadeniz halkını birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz. ” görüşü savunuldu.