Ana Sayfa Güncel Yargı konusunda inatlaşma olmaz

Yargı konusunda inatlaşma olmaz

85
PAYLAŞ

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av.Prof.Dr Metin Feyzioğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri, düzenledikleri basın toplantısında Yargıtay ve Danıştay’ın üye yapısıyla görev sürelerini değiştiren yargı paketine ilişkin eleştirilerini dile getirerek TBMM’ye çağrıda bulundu.

Sözlerine olaya tarafsız bakan herkesin belli düzeyde endişeye sahip olacağının altını çizerek başlayan Feyzioğlu, kendi endişelerinin üst düzeyde olduğunu belirtti ve şunları söyledi:
“Bu ülkede ilk kez demokrasi adı altında kanunla yüksek yargı azlediliyor. Bunun emsali yok. Eğer kötü bir örnek vermek istersek, bir tek 12 Eylül Darbesinden sonra bu örneği görürüz. 12 Eylül ile hesaplaştığını söyleyen bir iktidarın bu dönemin faşist uygulamalarının yanından geçmemesi beklenir.”

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

DSC_0382Yargıtay ve Danıştay’ın yapısıyla ilgili yapılacak değişikliği içeren yargı paketine getirdiği eleştirilerine kimseden yana taraf olmadıkların belirterek devam eden Feyzioğlu, sadece hukukun üstünlüğünden yana taraf olduklarını, yargıda cemaatçi yapı istemediklerini, sadece cemaatçi değil reisçi yapıya da karşı olduklarını vurguladı. Türkiye’de ilk yapılması gerekenin HSYK’nın yapısını iktidar ve muhalefetin uzlaşarak değiştirmesinden geçtiğini ve yargının üstündeki siyasi parti baskısının yok edilmesinin gerekliliğini de sözlerine ekledi.
İç ve dış güvenlik açısından Cumhuriyet tarihinin en kötü günlerini yaşadığını dile getiren Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av.Prof.Dr Metin Feyzioğlu, ülkede adalet paydasında buluşulmadığında birlik olamayacağını, yargının bağımsızlığının bir beka meselesi olduğunu, hukukun içindeki cemaatçi yapılanmayı istemediklerini fakat temizlik bahanesiyle kimlerin yüksek yargıdan tasfiye edildiğini bilmediklerini söyledi.

CADI AVI

Kendilerinin de hukukun içindeki cemaatçi yapıdan muzdarip olduğunu, cemaatçi yapının kuşkusuz temizlenmesi gerektiğinin altını çizen Feyzioğlu sözlerine şunları söyleyerek devam etti:
“Bu yargı paketinin kapalı kapılar ardında ve bir yarış gibi yapılıyor oluşu, toplumun söz söylemesine izin vermeksizin alelacele, ben yaptım oldu anlayışıyla hareket edilişi, kanunla yüksek hakimlerin azli, fiili olarak gücü elinde bulunduran kişiye bağlanmasıdır.
Hakimin kürsü güvencesi bu ülkedeki herkesin güvencesidir. Öncelikle HSYK’nın yapısının iktidar ve muhalefetin el elele değiştirilmesi gerekiyor. Biz bunun nasıl yapılması gerektiğini yazıp, raporlaştırdık.
İleride bu yolu açanlar, aynı şekilde kendilerinin de bu uygulamayla karşı karşıya gelecekler, biz o zaman da bunun karşısında olacağız.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam