Ana Sayfa Yazarlar Yargı Görevini Yaptı, Sıra Meclis’te: Emeklilerin Hak Kaybı Giderilmeli

Yargı Görevini Yaptı, Sıra Meclis’te: Emeklilerin Hak Kaybı Giderilmeli

72
PAYLAŞ

Siyasetin karanlık dehlizlerinde dolaşmak istemiyorum. Somut kimi sorunları ve bunlara ilişkin çözüm önerilerimi, yazılarımın başat konusu kılmanın toplumsal yarar açısından daha yararlı olduğunu düşünmekteyim. Ancak, yine de güncel siyasete, dokunmadan da geçmek mümkün değil. Genel Başkanı, birden eskimeyen “kurtarıcı” olarak Kemal Derviş’i, torbadan çıkarttı. Milletvekilliğini ret eden Derviş, olası bir CHP Hükümetinde, görev alabileceği müjdesini (!) verdi. Böylece de CHP’nin olası ekonomi politikasının, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetinden pek de farklı olmayacağı ortaya konmuş oldu. Programın özü, 1978’de IMF, DB ve DTÖ’nün ortaklaşa vardıkları Washington Uzlaşısı adlı neo-liberal politikaların, gelişmekte olan ülkelere dayatılmasıdır. 2008’de sonlanan bu paketin Türkiye ayağının görevlisi olan Derviş’e, yeniden gereksinim duyulması, kendisini sosyal demokrat olarak tanımlayan CHP açısından zavallılığın dışa vurumu anlamına gelmektedir. Son otuz-kırk yıla baktığımızda, neo liberal politikalar, yoksulluk, yolsuzluk ve yasakların derinleşmesine neden olurken, geniş bir coğrafyada da etnik ve inanç eksenli savaşların ve küresel terörün bitmez tükenmez nedeni olmuştur. Neo liberal politika dayatmalarının bir sonucu ise, geniş yığınların, kanlı-kansız biçimde hak kaybına uğratılmasıdır. Hak kaybının bir örneği de, (AYM)’nin, Emekli Sandığı Yasası’nın 89. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “.verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler dikkate alınmaz.” hükmünün iptali ile karşımıza çıktı. ’nin “hukuk ve sosyal hukuk devleti” tanımları, hem bu özel dava ve hem de geleceğimiz açısından önem taşımaktadır. Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Yasaların kamu yararının sağlanması amacına yönelik olması, genel, nesnel, adil kurallar içermesi ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereğidir. Sosyal hukuk devleti ise, insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştiren ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Sosyal hukuk devleti ile eşitlik ilkesine aykırı bulunarak iptal edilen bu hüküm, kararların geriye dönük işlememesi anlayışı ile kargaşaya dönmüş bulunmaktadır. 7 Ocak 2015’den sonra emekli olanlar, otuz yıldan fazla hizmet süreleri için de, emekli ikramiyesi almaya hak kazanırken, kararın yayımı tarihinden bir önce emekli olanlara uygulanmaması, adalet duygusunu daha da acıtır olmuştur. Sorunun, bireyler tarafından yargı önüne götürülmesinin yaratabileceği sıkıntının aşılması, ’nin tek maddelik bir yasayı, tez elden çıkartmasıdır. Bu konuda ’ne verilmiş olan iki yasa önerisinin, ivedilik ve öncelikle gündeme alınarak sonuçlandırılması, çözümün tek yoludur. NOT: Geçen haftaki yazımdan sonra, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Güllüce telefonla arayarak, olimpik yüzme havuzunun eşi için kapatılması haberinin gerçeklik taşımadığını ve tapu işlemlerinde alınan “Döner Sermaye Ücreti/Haracı” alımını inceleteceğini bildirdi. Bu düzeltmeyi ve inceleme vaadini paylaşırım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam