Muğla’nın Datça İlçesi’nde yaşayan marangoz Yavuz Demirhan, yaptığı 3 Boyutlu ’lar, Japonya’dan Kanada’ya birçok ülkede koleksiyonerler tarafından satın alınıyor.

Demirhan’ın Yapboz’larını Uluslararası Puzzle Federasyonu da ödül kupası olarak seçti.

MUGLA DA YASAYAN MARANGOZ USTASI YAVUZ DEMIRHAN, YAPTIGI 3 BOYUTLU YAPBOZLARLA ADINI DUNYAYA DUYURDU. (FOTOGRAF:DHA-MUGLA)

Almanya’da üniversite okurken biyoloji bölümünü sevmediğini fark eden Yavuz Demirhan, uluslararası bir değişim programı ile iki haftalığına Meksika’nın Oaxaca (Ohaka) eyaletine gitti. Tanıştığı bir arkadaşının atölyesinde zaman geçirmek için internette gördüğü yapbozu yapmaya başladı. Yapbozun yapımı iki hafta sürdü ve sonunda elinde işleyen bir ürün olduğunu görünce hayatının anlamını bulduğunu fark etti. Meksika’da 8 yıl yaşayarak marangozluğun tüm detaylarını öğrendi ve üç boyutlu yapbozlar tasarlayıp üreten bir ustaya dönüştü.

Latin dünyasında ‘puzzleların efendisi’ olarak tanınan Yavuz Demirhan, 2010 yılında Meksika serüvenine son verip Datça’da yaşayan ailesinin yanına döndü. Ege’nin incisi Datça’da kendisine atölye kurdu. Demirhan, Meksika’da öğrendiği marangozluk sayesinde 350’yi aşan farklı türdeki yapbozlar ve oyunlarını dünyaya satıyor.

Genç tasarımcı Demirhan,

“Oaxaca, sanata ve sanatçıya büyük bir ilgi duyan şehir. Yüzyıllardır el emeği üretim yapıyorlar. Şehrin her köşesinde marangoz, resim, seramik atölyeleri var. Paranın çok geçmediği bu eyalette eski usul takas yöntemi ile bir şeyler alıp satabiliyorsunuz. Ben de atölyelerini kullandığım insanlara vererek geçimimi sağladım”

dedi.

MUGLA DA YASAYAN MARANGOZ USTASI YAVUZ DEMIRHAN (FOTOGRAFTA), YAPTIGI 3 BOYUTLU YAPBOZLARLA ADINI DUNYAYA DUYURDU. (FOTOGRAF:DHA-MUGLA)

15 yılda, farklı model ve çeşitte yapboz ürettiğini söyleyen Demirhan, “Değişik puzzle kategorilerinde çalışıyorum. Üç boyutlu mekanik oyunlar tasarlayıp, üretiyorum ya da mozaik oyunlar yapıyorum. Bir de kaydırma oyunları var. Son sırada da yerleştirme oyunları. Bu akıl küplerini hiçbir kimyasal kullanmadan yapıyorum. Çok çeşitli müşteri kitlesine sahibim. Bu oyunlara çocuklar ve koleksiyonerler kadar görme engelliler de ilgi duyuyor. Geometrik şekilleri algılama hisleri çok kuvvetli. Şu ana kadar hiç kişiye özel puzzle yapmadım ama bir görme engelliyi ya da otizmliyi yakından tanıyarak bir çalışma yapmayı istiyorum” dedi.

‘PUZZLE TASARLAMANIN VE ÜRETMENİN BİR EĞİTİMİ YOK’

Sevmediği şeyleri hayatı boyunca öğrenemediğini belirten Demirhan, “Puzzle tasarlamanın ve üretmenin bir eğitimi yok. İlk makinenin karşısına geçtiğimde saatlerce ona bakmıştım. ‘Hadi başla artık’ dediklerinde bile hemen başlayamamıştım. Ama o andan itibaren makineler ile aramda duygusal bir bağ oluştu. Kullandığım makinelere çok büyük bir saygı duyuyorum. Çünkü ufacık bir dikkatsizlik bizim işimizde sizi parmağınızdan edebilir. Bu yüzden ki dünyada çoğu puzzle üreticilerinin dokuz parmağı vardır. Bir parmaklarını iş kazasında kaybetmişlerdir. Ben bu işi severek yapıyorum” diye konuştu.

Demirhan, Uluslararası Puzzle Federasyonu’nun gerçekleştirdiği organizasyonun ödül kupasının kendi puzzle tasarımlarından oluştuğunu söyleyerek, “Türkiye’de hayatında hiç puzzle görmemiş insanlar var. Ben puzzle yapma misyonumu Türkiye’de bu işi yaymak ve öğretmek gibi görüyorum” dedi.