Ana Sayfa Güncel Yanlış konulan teşhisle doğru tedavi yapılmaz

Yanlış konulan teşhisle doğru tedavi yapılmaz

200
PAYLAŞ

Özgecan Aslan cinayeti dolayısıyla günlerdir kadına yönelik şiddeti tartışıyor, alınması gereken önlemlerin neler olduğu üzerinde fikir yürütüyoruz.
Bence soruna yaklaşımda bir yanlışlık var.
Türkiye’de sadece erkeklerin kadınlara yönelik şiddeti değil, erkeklerin erkeklere şiddeti de vahim boyutlarda.
Emniyet Genel Müdürlüğünün verilerine göre, Türkiye’de yılda ortalama bin 200 cinayet işleniyor. Söz konusu cinayetlerde faillerin büyük bölümü erkek. Kurbanların ise 300’ü kadın, 900’ü erkek. Açıkça görüldüğü gibi, erkeğin erkeğe karşı şiddeti, erkeğin kadına şiddetinin üç katı.
Yani, sorunu erkeklerin kadına şiddeti diye algılayıp çözümü buna göre ararsak hata yaparız, şiddetin kökenine inemeyiz.
++
Erkek çocuklar nasıl yetiştiriliyor ki büyüdüklerinde bir kısmı suç makinesine dönüşüyor, vahşi cinayetler işleyebiliyor?
Bunun nedeni köyden kente göç müdür?
Büyük kentlerde ailelerin çocukları üzerindeki denetiminin azalması mıdır?
Boşanan çiftlerin sayısının çığ gibi büyümesi midir?
Kapitalist düzenin kişileri manevi değerlerden uzaklaştırması mıdır?
Okullarda insanı temel almayan, test çözmeye endeksli bir eğitim yapılması mıdır?
İşsizliğin yarattığı ekonomik sorunlar mıdır?
Ceza ve infaz sisteminde var olan boşluklar mıdır? Ateşli ve kesici silahlara kolayca ulaşılması mıdır?
Televizyon yayıncılığındaki “daha çok şiddet, daha çok reyting” anlayışı mıdır?
Gizli kalan ve tedavi edilmeyen ruhsal bozukluklar mıdır?
++
Psikologların, pedegogların, sosyologların ve elbette en başta siyaset adamlarının tüm bu sorular üzerinde ciddi şekilde düşünmesi gerekir.
Benim elimde yetki olsa, erkek şiddetine çözüm aramaya, erkeklere yönelik ruh sağlığı taraması yaptırarak başlardım.
Bu ülkedeki erkekler arasında şizofren hastalarının sayısı nedir, kaçı manik depresiftir, kaçı psikopat sınıfına girer, kaçında cinsel sapkınlık vardır, öfke kontrolünü bilmeyenlerin oranı nedir?
Ruhsal yönden hasta olanların ne kadarı yatarak ne kadarı ayakta tedavi olmakta, ne kadarı hiçbir tedavi almayarak aramızda patlamaya hazır bomba gibi dolaşmaktadır?
Evet, öncelikle erkekler için ruh sağlığı taraması yaptırır, hasta olanların tedavisine girişirdim.
Bunun ardından, okullarda ders programını insan sevgisini ön plana çıkaracak biçimde değiştirmek, manevi değerleri geliştirmek, aile birliğini koruyucu önlemler almak, ekonomik sorunlara çare bulmak, televizyon yayıncılığını gözden geçirmek, ceza ve infaz sistemini yeniden düzenlemek, ateşli ve kesici silahlara ulaşmayı zorlaştırmak gelirdi.
++
Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum:
Sorunun büyük ve çok boyutlu olduğunu görmeliyiz.
Şiddetin çaresini idam cezasında aramak sorunu hiç anlamamaktır.
Aman dikkat!
Yanlış konulan teşhisle doğru tedavi yapılmaz.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam