Yangına körükle değil, itfaiye aracıyla gidilir!

0
71

Hollanda ve Almanya’yla yaşanan kriz konusunda CHP’nin tavrı şaşırtıcı. Kemal Kılıçdaroğlu, Hükümetin iki ülkeyle ilgili aldığı kararları yeterli bulmadığını açıkladı, “Neden sert önlemler almıyorsun?

Ne gerekiyorsa yapacaksın kardeşim… Lafa gelince okkalı laflar var. İşe gelince ortada bir şey yok…. Osmanlı döneminde bile bu kadar rencide olmamıştık” dedi.
Bu üslup, radikal milliyetçi bir parti genel başkanına yakışabilir ama toplumun tümünü kucaklama iddiasındaki sosyal demokrat bir partinin genel başkanına yakışmıyor.
“Osmanlı döneminde bile bu kadar rencide olmamıştık” sözüne ise sadece “pes” denilebilir. İki bakana yurt dışında yapılan saygısız davranışlar, İstanbul’un işgalinden, Yunan ordusunun Ankara yakınına kadar ilerlemesinden daha mı fazla rencide ediciydi Allah aşkına?
++
Öyle anlaşılıyor ki, Hollanda ve Almanya’nın Türkiye’ye karşı takındığı hasmane tutum ve buna Cumhurbaşkanı ve Hükümet yetkililerinin verdiği yanıtlar, referandum öncesinde Kılıçdaroğlu’nda panik yaratmış, “Eyvah, şimdi evet oylarında büyük artış olur. Milliyetçilerin yanı sıra kararsız olanlar da Anayasa değişikliği doğrultusunda oy kullanır” diye düşünmesine neden olmuş.
“Daha sert olmalıyız” sözlerinin arkasında evete doğru kaçan ya da kaçma eğiliminde olan hayır oylarını yakalama çabası var.
++
Sosyal demokrat partiler ilkeli olmalı, esen günlük rüzgarlara göre değil, genel doğrulara göre hareket etmelidir.
Bu krizde Kılıçdaroğlu’ndan benim beklediğim, bir yandan Hollanda ve Almanya’yı kınarken, diğer yandan, Hükümete, “Lütfen sakin olun! Heyecana kapılmayın! Geri dönüşü imkansız adımlar atmayın! Avrupa’yla ipleri tümüyle koparmayın!” çağrısı yapmasıydı.
Yangına körükle değil, itfaiye aracıyla gidilir.