Hayır’sız AKP ve MHP’lilere soruyorum:

Laik, demokratik, sosyal hukuk devletinden yana olduğunu açıklayan Recep Tayyip Erdoğan da eğer referandumda “evet” çıkarsa Başkanlığa aday olacak 2019’da. Seçilir seçilmez bilemem.
İşte şimdi kimsenin sormaya cesaret edemediği, “Erdoğan’dan sonra kim Başkan olur?” sorusunu soracağım.
Önce 2014’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylar halktan ne kadar oy aldı yazayım.
Recep Tayyip Erdoğan % 51,8 oy aldı.
Ekmeleddin İhsanoğlu % 38,4 oy aldı.
Selahattin Demirtaş % 9,8 oy aldı.
Bu önemli sorumun yanıtı olarak örnek bir isim de vereceğim.
Ya Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra HDP’nin adayı, hatta örnek isimler de vereyim Selahattin Demirtaş, Leyla Zana, Ahmet Türk gibi bir isim aday olur seçilirse ne olur?
Ya da AKP içine sızan bir FETÖ’cü seçilirse ne olur?
Tek bir KHK ile ülkemiz eyaletlere bölünebilir Cumhurbaşkanına verilen sınırsız güç ve sorumsuz yetki ile.
İşte bu sorunun ve yanıtının gelecek yıllar açısından önemi de ortadadır..
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar olacaktır (yaşayacaktır) deriz ya, her ulusal bayramda Anıtkabir şeref defterine devlet yöneticileri tarafından yazılır bu slogan değil mi?
Peki, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile tek kişiye yani Cumhurbaşkanına verilen bu yetki çok yanlış değil mi?
Bu birincil sorunudur yapılmak istenilen rejim değişikliğinin.
İkinci büyük sorun ise Cumhurbaşkanının tüm kamu kurum ve kuruluşlarını “tek başına” hiçbir onaya gerek kalmadan yeniden yapılandırılması yetkisidir.
Örneğin bir Cumhurbaşkanı
Diyanet işleri Başkanlığını kaldırabilir,
Anayasa Mahkemesini kapatabilir.
Sayıştay’ı kapatabilir
Danıştay’ı kapatabilir,
Anayasa’yı tek başına değiştirebilir,
Çok mu garibinize gitti?
% 50’den fazla oy ile seçilip Cumhurbaşkanı olan kişinin partisi de % 50’den fazla oy alarak ’te 450’den fazla milletvekili çıkarırsa ne olur?
Lütfen düşünün.
Anayasa’yı referanduma dahi gerek kalmadan değiştiremez mi?
Değiştirir.
Şimdi bunları neden yazdığımı da anlatayım.
Bugünün Türkiye’sini değil, yarının da Türkiye’sini düşünmek vatandaşlarımızı verecekleri oy konusunda çok dikkatli olmaya ve düşünmeye davet etmek için yazıyorum.
Hayır’sız AKP milletvekillerine,
Hayır’sız MHP milletvekillerine sesleniyorum; lütfen Türkiye Cumhuriyetinin geleceğini referandum öncesi son bir kez daha düşünün.
Ve üzerinize düşen sorumluluğu 60 gün içinde hem kendiniz, aileniz ve ülkemiz için en hayırlı şekilde yerine getirin.
Neden Hayır’sız diye yazdığımı da anlatayım.
Konya’da “Sigara’ya Hayır” afişleri toplatıldı, “Hayırlı Cuma’lar, Hayırlı günler” başta olmak üzere tüm “Hayır” sözcükleri yasaklandı ve telaffuz edilmez oldu ya bu yüzden AKP ve MHP için Hayır’sız yazdım, “hayırsız” yazmadım.