Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti iki ülkenin ilişkileri açısından hayati önem taşıyor. Saray’da ve Dışişleri Bakanlığında iki ayrı uzman heyet, Erdoğan’ın Trump’la yapacağı konuşmada ve vereceği dosyada yer alacaklar konusunda hazırlık yapıyor.

Erdoğan’ın belki dobra dobra belki de diplomatik bir üslupla Trump’a söyleyecekleri özetle şöyle:

1)ABD’nin silahla donattığı PYD-YPG, Türkiye’yi bölmek isteyen terör örgütü PKK’nın koludur. Onlara verilen silahlar yakında bize çevrilecektir. Bunu dostluğa sığdıramıyoruz.
2)Yapılan hareket, NATO’nun kuruluş felsefesine tamamen aykırıdır. NATO ülkelerinin tehditler karşısında birbirlerine destek olması gerekir. Oysa burada ABD, Türkiye için tehdit oluşturan PYD-YPG’ye açık destek vermektedir.
3)Türkiye başta İncirlik Üssü olmak üzere topraklarında ABD ordusuna geniş kullanım hakları tanıdı. Böylece ABD, Ortadoğu’daki varlığını sürdürme imkanı buldu. Sağlanan bu imkan ve gösterilen anlayışının karşılığı Türkiye düşmanı bir örgütü ağır silahlarla donatmak olmamalıydı.
4)ABD’nin Fetullah Gülen’i iade etmemesini de anlamakta güçlük çekiyoruz. Gülen, orduda ve poliste kendisine yakın isimlerle 15 Temmuz’da kanlı bir darbe girişiminde bulundu. Bu darbe girişimi yüzlerce kişinin ölümüne yol açmış, güçlükle bastırıldı.
5)Dostluklar, ittifaklar; karşılıklı anlayış ve güvenle varlığını korur ve süreklilik kazanır. Bunun aksi davranışlar Türkiye’yi yeni dost ve müttefik arayışlarına iter.
Erdoğan’ınTrump’la yapacağı görüşme sonrasında ABD’nin atacağı adımlar, iki ülke arasında bir hayli yıpranan ilişkileri ya onarma sonucunu doğuracak ya da Türkiye kaçınılmaz olarak yeni dostlar ve müttefikler bulma arayışına girecek.