Bir dönemin Yargıtay Başkanı, Hâkimler için , “vicdan mı cüzdan mı?” demişti ya bugün bu slogan, “vicdan mı, adalet mi, siyaset mi?” diye tescillendi.

Mahkeme salonlarında ise “Adalet mülkün temelidir” yazardı ama bugün o da, “Adalet siyasetin emrindedir” yazması lazım.
Recep Tayyip Erdoğan’ı kitaplarda yıllarca yer alan bir şiiri miting alanında okudu diye mahkûm eden hâkim ile gazeteci kökenli CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nu gazetelerde yer alan bir haber nedeniyle “casus” diyerek önce müebbet sonra da 25 yıla mahkûm eden hâkim arasında fark var mı?
Sadece yasalara dayanarak değil vicdanları ile karar veren kişilerdir hâkimler.
Vicdan nedir?
Aydın Boysan’ın muhteşem tanımı şöyle: Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına vicdan denir.
Hâkimler için bir başkanı oldukları fiili hukuki mahkeme vardır, bir de iç mahkeme vardır.
Vicdanı yani iç mahkemesi olmayan hâkim olur mu?
Olmaz.
Vicdanını yani iç mahkemesini siyasetçilerin emrine teslim eden hâkim olur mu?
Olur.
Siyaset elini ayağını Hâkimler ve Savcılar Kurulundan çekmez, tam tersine hâkimiyet kurmak için defalarca anayasayı dahi neden değiştirir ki?
Adalet Bakanı ve Müsteşarı “bağımsız ve tarafsız” olması anayasa teminatına bağlanan Hâkimler Savcılar Kuruluna neden Başkanlık ve Başkan Vekilliği yaparlar ki?
Siz anladınız ama ben de yazayım ki tarihe belge kalsın.
Elbette, kuşkusuz ve net şekilde amaç; savcı ve hâkimleri siyasetin emir kulu yapmaktır.
Victor Hugo, “En mükemmel adalet, vicdandır” demiş, demek ki vicdan olmazsa adalet de olmaz değil mi?
Mahatma Gandhi, “Adaletsizliği, adaletle yıkmak gerekir” diye muhteşem tanımlamış.
Adaleti nerede arayıp bulacağız ki adaletsizliği yıksın?
Adalet ve Saray kelimelerini kim buluşturup Adalet Sarayı adını verdi bilir misiniz?
12 Eylül’ün darbecisi Kenan Evren.
O Saray’larda gençlerin idam kararlarını verdiren Devlet Başkan’ı faşist General Evren “Adliye” adlarını “Adalet Sarayı” diye değiştirdi.
Saray’larda padişahlar kardeşlerini boğdururdu ki saltanatları rakipsiz kalsın diye. Gençleri sehpalara asarak, boğarak idam ettiren eli kanlı Başkan Evren “Adliye” adlarını bu yüzden “Adalet Sarayı” yaptı anlaşılan.
Demek ki, adaleti, kesinlikle bulamayacağız bu kafa devam ettiği sürece Saray etkisindeki Adalet Saray’larında…
Peki, Yargıtay’da mı, Anayasa Mahkemesinde mi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde mi bulacağız çok acil ihtiyacımız olan adaleti?
Ey adalet, ey vicdan, ey savcılar, ey hâkimler neredesiniz?
Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed, ”Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır” demiş biliyor musunuz, anlıyor musunuz?
25 şiddetinde deprem Adalet Sarayı’nı yıktı..!