TÜSİAD ‘ın bugün yapılan Genel Kurulu’nda yeni yönetim belli oldu. Yönetim kurulu başkanlığını bırakan Cansen Başaran Symes’in yerine Erol Bilecik seçildi.
Hayırlı olsun.

Bizim Ankara’da da biliyorsunuz yıllardır Başkanlığı yürüten Salih Bezci ve yönetimi istifa etmişti.
Yerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek aday olmuş ama First Layd Emine Erdoğan’ın akrabası Gürsel Baran seçilmişti.
Başkan Gökçek de Türkiye Odalar ve Borsalar (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da çok sert şekilde eleştirmişti.
Şunu anlatmak istiyorum sivil toplum örgütleri seçimlerle vakit geçirirlerken dolar ve Euro 4 lirayı aşıyordu.
Siyaset ticaretin önüne geçti gördüğünüz gibi.

Bu da değil anlatmak istediğim önemli konu çünkü bunlar bile ikinci planda kalır.
Öncelikli konu ise Anayasa tartışmalarının da sivil toplum örgütlerini ikiye böldüğüdür.
AK Parti MHP cephesini destekleyenler Başkanlık rejiminin ne kadar faydalı olacağını ve Türkiye’nin önünü açacağını ifade ederlerken, karşı çıkanlar Türkiye’nin bölüneceğini, Bakanlar üzerindeki Meclis denetiminin tamamen kalkacağını ve tek adam rejiminin Türkiye’yi diktatörlüğe götüreceğini söylüyorlar.
Bu da elbette toplumun bölünmesi açısından çok önemlidir.

İşte tüm bu önemli olayları siyasiler, hukukçular, STÖ’ler seyrederken ikiye de bölünmüş durumda iken bizim medya dahi çarşı pazardaki yangını görmüyor.
Beyler, beyler pazarda çarşıda fiyatlar ikiye katlandı farkında mısınız?
Baylar, bayanlar alıveriş ola ki yaptılar esnaf ve tüccar, “yerine alacağımız malın fiyatı sattığımızdan daha fazla. Her geçen gün eriyor hatta batmaya doğru hızla gidiyoruz” diyorlar.

Alışverişi sadece zorunlu ürünler için yapan dar gelirli ve emekliler güya yılbaşında zam aldılar ama döviz ve bağlı olarak benzin ile mazot zamlarının yansıması ile çoktan eridi zaten sadaka gibi olan zam paraları.
geçim derdinde topyekun.
Siyasiler ise derdinde topyekun.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...