Ana Sayfa Yazarlar Vahşi kapitaliste karşı boynumuz ince…

Vahşi kapitaliste karşı boynumuz ince…

55
PAYLAŞ

Bugün bırakın büyük şehirleri, küçük yerleşim birimlerindeki vatandaşlarımız dahi ‘artık yeter’ konumuna gelmiş durumda.

İktidarın, yıllardır halka vadettiği ekonomik beklentilerin yerine getirilmemesi, üstüne hemen her gün bir başka ilçede bir cenazenin kaldırılması, giderek daha da fazla vatandaşımıza sorunlarının bitmeyeceği mesajını veriyor olsa gerek. Artan sayıda vatandaşımız, vatanından soğumakta, yurt dışında yaşamanın yolunu aramaktadır.
Ha… İktidar diyebilir ki, vaatlerimiz ekonomik durumumuzla uyum içindedir. Peki, tüm aileleri yakan doğal gaz ve elektrik faturalarının, bırakın TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının üzerinde olması, kitleleri enayi yerine koyan bir yüksekliğe erişmesi durumunda devletin bu sözüne ne anlam verilmeli sizce?
Bakınız, elektrik ve gaz dağıtımının özelleştirilmesini bu hükümet yapmadı mı? Bunu yaparken de şartnamelere, elektrik ve doğal gaz altyapısının geliştirilmesi; dolayısıyla halkın bu iki önemli giderinden tasarruf yapmasını öngörmemiş miydi? Dahası, aynı şartnamelerde, özelleştirilecek tesislerde çalışan vatandaşlarımızın iş güvenliğinin sağlanması yer almamış mıydı?
Tüm bu çabalardan çıkan sonuç şudur: İstanbul ve Ankara’da doğal gaz dağıtımında bin türlü sorun yaşanırken, elektrik faturalarında %100 artışın sebebini bizler anlayamaz iken, en azından Ankara’nın Çankaya ilçesinde haftada iki gün elektrik kesintileri yaşanmaktadır. Hani bu özelleştirme ihalelilerini kazanan kuruluşlar; gerekli altyapı güçlendirmelerini de yapacaklardı? Diğer taraftan, bu işletmelerde işten çıkarılan çalışanlar için hangi tedbirler alındı?
Gerçekten de, bu firmaların işten çıkardığı işçiler haklarını teslim alamaz iken, bir de, evlerine gelen yardım malzemesi nedeniyle, aslında çalışma kayıplarına neden olan hükümete oylarını da vermeye devam etmiyorlar mı?
Devletin görevleri arasında, bu ihaleleri alanların, ihale şartnamesine uymalarının gözetilmesi de vardır…
Ancak bu denetim mekanizmasının yerine getirilmediği de ortadadır. Kendi örneğimden bahsedersem, yaz aylarında iki ayda bir, kış aylarında haftada iki kez elektriğim, bilinmeyen sebeplerden dolayı kesilmektedir.
Şimdi meseleyi mahkemeye götürsem, elektriğimi keser bu arkadaşlar; kendileri zarar etse dahi.
Peki, ben vatandaş olarak kime ve nereye müracaat edeyim de bu şirketin, karşı sokağımdaki elektrik kesilmez iken benim mahallemde bu kesintilerin olmasını önlemek konusunda adım atmasını sağlayayım? Batılı ülkelerdeki gibi, faturamı ödememek şeklinde bu firmayı mahkemeye götürmeye niyetlensem dahi, elektriğimin kesileceğine adım gibi eminim!
Anlayacağınız gibi memleket, her ne kadar bizi daha da Müslüman hale getirmeye ant içmiş bir iktidar tarafından yönetiliyor ise de, vahşi kapitalizmin etkisinde kaldığımız ortadadır!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam