Ana Sayfa Yazarlar Vah benim canım memleketim

Vah benim canım memleketim

92
PAYLAŞ

Cumhuriyetin 29 1923 günü ilanını takip eden zamanın sonrasında neredeyse 92 yıldan beri yaşadığımız günler, gerek iç, gerek dış politika açısından bizleri sevindiren zamanları uzun süre göstermedi değil mi sevgili dostlar?

Cumhuriyet tüm dertlerimize çare olacaktı?
Türkiye’de demokrasi arayışından vaz mı geçtik?
Bu ülke kaç kere darbe geçirdi, kaç kere, bu darbelere karşı çıkan hükümetlerin kurulduğuna şahit olduk! Darbe sonrası tüm hükümetlerin bize söylediği gibi, Atatürk’ün vadettiği şekilde İleri ülkeler seviyesine ne zaman geçecektik?
Hani tüm halkımız demokrasiyi doyasıya yaşayacaktı? Tüm vatandaşlarımız, dünyanın en saygın vatandaşları olarak kabul edilecekti. Ne oldu bize…?
Anlaşılan bu ki, her dönemin milletvekilleri, ülkeyi her zaman parçalamaya azmetmiş emperyalist güçlerin oyuncağı haline gelmişlerdir.
Zamanında, bu emperyalist güçlere teslim olmanın örneğini ‘Marshall’ yardımı ile bizlere verilen süt tozları sayesinde evlerimizde yaşayıp; şükretmedik mi?
AKP böbürlenmesin lütfen; Demokratik Parti sayesinde ülkemizi, Suudi Arabistan’ın yörüngesine zamanında oturtmadık mı?
Bizler değil miyiz, Cuma günlerinde evimizin yakınındaki camilerimizi boş bırakırken, sadece iktidar çevrelerinin yakınlarındaki camilerde namaz kılmaya gayret eden?
Yine bizler değil miyiz ki, sadece hükümetin borazanı olan basın-yayın kurumlarını izleyip, acaba başkaları ne düşünüyor diye düşünmeye gayret etmeyen?
Ama yine de, kitlelerin sadece günlük geçimlerine dikkatlerini odaklamalarını sağlamaya çalışıp, kendi gündemlerini gerçekleştirmeye çalışan hükümetlerin başarılı olduklarını etmek, demokrasi açısından bir mertlik gereğidir değil mi?
Memleketimizdeki muhalefet partilerinin, yeni ve ilerici bir Türkiye’nin yaratılması için oluşturdukları programların farkında olan bireylerimiz var mıdır?
Bence hiçbir vatandaşımız bu yeni programların farkında değildir; zira bu muhalefet partileri, benimsedikleri yeni oluşumları halkın dikkatine getirmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) haricinde başka yöntemlerini kullanmak açısından gerekli gayretleri göstermeye yanaşmamaktadırlar!
Nedir bu yöntemler? Sivil Toplum Örgütlerini (STÖ) bir araya getirmek ve politikayı en azından sokak düzeyine indirmektir.
Birkaç ulusal TV ve medyaya değil yerel medyaya sahip çıkmak bu gücü kullanmak neden muhalefetin aklına gelmez?
Acaba demokrasi kavramını ben mi anlamıyorum?
Yine de, bugün AKP içinde yaşananlar parti içinde bir demokrasi arayışının mı sonucudur?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam