Ana Sayfa Güncel Uyarmıştık ama dinlemediler!

Uyarmıştık ama dinlemediler!

69
PAYLAŞ

Darbe girişiminin ardından 20 Temmuz’da OHAL ilan edildi. 22 Temmuz’da OHAL’in yönetime olağanüstü yetkiler verdiğini belirtmiş, bunu kullanırken çok dikkatli olunması gerektiğini ifade etmiş, “OHAL’i BU NE HAL’E GETİRMEMEK GEREKİR” demiştik.

O uyarımız dikkate alınsaydı, bugün OHAL uygulamalarından şikayetler bugünkü noktaya ulaşmaz, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bile “At izi it izine karıştı” demek zorunda kalmaz, Başbakan Binali Yıldırım, “Bundan sonra terörle mücadelede kılı kırk yararak hareket edin” diyerek valileri uyarma ihtiyacı duymazdı.

++

12 Eylül 1980’deki askeri darbenin ardından 1402 sayılı kanuna dayanarak sıkıyönetim komutanlıkları tarafından kamuda çalışan binlerce kişi gerekli inceleme ve soruşturma yapılmadan görevlerinden uzaklaştırıldı. Onlara kısaca “1402’likler” denildi.
Bu kişilere yapılan haksızlık yeniden demokratik rejime dönülmesinden sonra 12 Mart 1986’da Ankara İdare Mahkemesi’nin aldığı bir kararla düzeltilmeye çalışıldı. Görevden uzaklaştırılanların aldıkları maaş ve diğer özlük hakları korunarak görevlerine dönmelerinin yolu açıldı.
Ancak bu durum görevden uzaklaştırılanların yıllarca işsiz kalmasının, ekonomik açıdan sıkıntıya düşmesinin, aileleriyle birlikte acı çekmesinin yarattığı travmaları ortadan kaldırmadı, toplumda adeta bir kırgınlar ve küskünler ordusu yarattı.
Ne yazık ki 15 Temmuz sonrasında o tecrübeden istifade edilmedi, binlerce kişinin mağdur olmasına neden olundu.

++

Dileriz bundan sonra tablo değişir, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın uyarıları OHAL’i uygulayanların kulaklarına küpe olur.

++

Peki, önümüzdeki günlerde ne yapılmalı?
Keyfi gözaltılardan vazgeçilmeli bir…
Davalar bir an önce başlayıp hızlı bir şekilde sonuçlandırılmalı iki…
Gözaltı ve tutukluluk sürelerinin cezaya dönüşmesi mutlaka önlenmeli üç…

++

Bu arada “cezaların şahsiliği” ilkesinin de mutlaka korunması gerekiyor.
Diyelim ki bir kişi gerçekten Fethullahçı Terör Örgütü’nün üyesi ve 15 Temmuz darbe girişiminde rol oynadı. Ceza sadece ona verilmeli, eşinin, çocukların, annesinin, babasının, diğer akrabalarının suçlu gibi görülüp çalıştıkları kurumlardan, gittikleri okullardan, oturdukları mahallelerden dışlanmasının, adeta sürgüne zorlanmasının, ekonomik açıdan sıkıntıya sokulmasının önüne geçilmeli.

++

Adalete en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz.
Aman dikkat!

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam