Uyan artık Türkiye!

0
218

Tamam, insan neslinin, yeni bir dünya savaşının çıkmasına izin vermeyeceğini ümit edip, biraz da olsa rahatlayalım…
Umutlar tükenirse, her şey de tükenir…
Ama Türkiye’yi çok ilgilendiren başka tehlikeler de var ve onların önlenmesi biraz daha zor…
Fazla gevelemeden, dalalım “Irak Kürdistan Bölgesi’nde yapılacak referandumla ilgili asıl konuya…
Barzani, 25 Eylül’deki bağımsızlık referandumunu her ne pahasına olursa olsun yapacaklarını belirterek Kerkük için savaşa hazır olduklarını ilan etti…
…Ve bu “bize ne” diyemeyeceğimiz bir konu…
Çünkü Barzani, Kerkük üzerinde yoğunlaşıyor… Hani şu bildiğiniz Türkmen kenti Kerkük çok önemli onun acısından… BBC Farsça Servisi’nden Nafiseh Kohnavard’ın sorularını yanıtlarken, “Herhangi bir grup Kerkük’ün durumunu güç kullanarak değiştirmeye çalışacaksa her bir Kürt bunun için savaşır” dedi…
Kuklacının asıl amacının bir Büyük Kürdistan kurulması olmadığını göremiyor, ya da görmek istemiyor… Kuklaların iplerinden kurtulmaya kalkışmaları halinde başlarına neler gelebileceğini de unutmuş gibi… Hâlbuki buna Saddam’ın yıkılışı sırasında meydana gelen olayları bizzat görerek yaşamıştı…
Kuklacının asıl amacının o bölgede, mümkün olduğu kadar çok insanın ölmesi ve sonunda o toprakların kendi kontrolüne geçmesini sağlamak… Bunun için savaş gerek… Kukla kullanınca, kendi askeri gücü de zarar görmeyecek üstelik…
…Ve tehlikenin önlenmesi bu nedenle çok zor…
Röportajda sorulan “Türkiye ve İran gibi komşularınız, merkezi Irak hükümeti ve hatta müttefikiniz ABD referandumu ertelemenizi talep etti. Referandumu ertelemek için bir şartınız var mı?” sorusuna Barzani’nin verdiği yanıt da, onun gözlerini sıkı sıkı kapamış olduğunu gösteriyor…
“Tüm bu çekincelere saygı duyuyorum fakat bu talepler mantıklı değil. Neden bu referandumu erteleyelim? Birleşmiş Milletler’e veya uluslararası yasalara karşı gelen bir şey yapmıyoruz ki. Kendi kaderini tayin hakkı herkesin bildiği bir uluslararası haktır. Onlardan, referandumu ertelememiz durumunda bize bir alternatif sunmalarını istedik fakat kimse bir alternatif önermedi. Bu nedenle referandumu gerçekleştireceğiz. Bu bölgede ne zaman istikrar ve güvenlik vardı da kaybetmekten endişelenelim? Irak ne zaman bir bütün oldu da bütünlüğüne zarar vermekten endişe edelim? Bunları söyleyenler yalnızca bizi durdurmak için bahaneler üretiyor.”
Karşı çıktığını zannederken, aslında tam da ondan isteneni yaptığının farkında değil…
Türkiye için tek çare, ağırlığını bir biçimde orta koymak… Gerçek durumun farkında olan ve nasıl kurtulacağını bilen çok sayıda uzmanız var ama, bunlar artık aktif görevde değil…
Eğer bir metal yorgunluğundan söz ediliyor ve yenilemek gerekiyorsa, buradan başlamak ve işi bilenleri tekrar aktif hale getirmek şart…
Çünkü bu alan, “tecrübesizlikleri nedeniyle” sürekli çağrı yapılan gençlere uygun değil..!