Ulusal düşünce zenginliğimizin sesi dergiler

0
68

Kültür ve sanat alanında belirli sürelerle çıkan dergiler, düşünce ,fikir ve Edebiyat dünyamızın en değerli hazineleridir.

Bu kültür kaynaklarında , yurdumuzun dört yanından esintiler bulunur. Renklidir, canlı-kanlıdır,özel ve özgündür dergiler.Düşünce dünyansa açılan bu pencerelerden ayda-iki ayda yada üç ayda bir hayatın akışı izlenebilir,gözlenebilir,özümsenebilir.

Yerel ve ulusal boyutta yapılan süreli yada süresiz yayınlar ,”Derleme Yasası” gereğince belli kütüphanelerde arşivlenmektedir. Bu arşivler, ulusal kültürel mirasımızın hazineleridirler. Geçmişi bugüne ve yarına taşırlar. Ulusu aydınlatırlar.

Bir bakıma düşünce ve fikir dünyamızın geçmişten bugüne ve yarına uzanan çizgide belgeliği olan bu derlemeler, toplumun belleğini ve benliğini belirlemektedir.
Okuyucuya,araştırmacıya kütüphanelerde sunulan bu dergilerin kitap evlerinde satışa sunulması toplumla buluşmasını sağlamaktadır.
Az okuyan ve çok konuşan bir toplum olarak bilmemiz gereken bir gerçek de şudur.Güzel,doğru,etkili bir konuşma yapabilmek için çok okumak gerekir.
O kadar çok yayın içerisinde seçki yapmak kolay değildir.Bilgi,birikim, sevgi ve araştırma ister. Genel kültür dediğimiz bilgi zenginliği için , halk arasında söylenen çok güzel bir ata sözümüz bulunmaktadır:

“İnsanlar kıyafetlerine göre karşılanırlar ve bilgilerine göre uğurlanırlar.”
İyi bir kıyafet , tavsiye mektubu yerine geçer ama , inandırıcı, geniş ve doğru bilgi onun önüne geçer.
Bir ulusun yaşayabilmesi için sağlam temeller üzerinde kurulması gerektiğine inan büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ,Türkiye Cumhuriyeti’ni kültür temelleri üzerine kurmuş ve bu alanda örnek uygulamaları hayata geçirmiştir.
Kültürün temeli de halk kültürüdür.

Halk oyunları,ozanlar,türküler,çalgılar,inançlar,halk mutfağı, halk edebiyatı, halk sanatları, gelenek ve görenekler,yaşam felsefesini oluşturan duyuş ve düşünüşler halk kültürü kaynaklarıdır. Bu kaynaklar, ulusun kimliği,kişiliği,benliği ve can damarlardır. Bu temel değerler araştırılmalı, desteklenmeli ve özgün yapısı bozulmadan geliştirilmelidir.
Yerel kültür değerlerimiz için en anlamlı,canlı,etkili ve kalıcı bilgi ve belgelere yer veren kaynak eserler arasında dergiler öncelikli ve önemli bir yer tutmaktadırlar.
Ne zaman bir yerel dergi görsem, heyecanla, hevesle ve merakla sayfalarına dalarak halk kültürü değerlerimize ait yerel örnekler ararım.En sıcak haberler yanında en anlamlı araştırmalar,yazılar,şiirler,öyküler, masallar,fıkralar, atasözleri,giyim-kuşam ve halk mutfağı bu dergilerin sayfalarında gizlidir.

Halk Evlerinin kuruluşu ile çıkarılmaya başlanan “ÜLKÜ,FİKİRLER VE YENTÜRK” gibi 35 ayrı dergi, İstanbul’da çıkanTürk edebiyatı Dergisi, Yusuf Ziya Ortaç (1895-11 Mart 1967) yönetiminde uzun soluklu mizah ve edebiyat dergisi Akbaba, Tarih Konuşuyor, türk Dili Dergisi, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, Ankara Edebiyat, Folklor ve Edebiyat,Erciyes,Kültür Çağlayanı,Hatay-Güney RüzgârıBozok,Serhad, Bilim ve ÜtopyaDergisi, Kasabanın sesi ve Anıtkabir K.Atatürk ve Çocuk Dergisi gibi il ve ilçelerimizde çok sayıda dergi çıkmış ve çıkmaya da devam etmektedir. Ulusal ve yerel Kültür değerlerine, halk kültürüne, araştırmalara ve farklı düşüncelere yazılarında yer veren bu dergiler , ülkemizin kültür ve düşünce zenginliğinin birer aynası olmaktalar. Ulusal bilgi ve bilinci dinamik tutma yolunda etkili olmaktalar.

Yerel basın ve dergilerin eğitim, kültür, siyaset alanlarında büyük değerleri vardır.Desteklenmeli, özendirme ödülleri ile ödüllendirilmelidirler. Devlet bütçesinden sağlanacak maddi destek yanında,vergi ve benzeri alanlarda muafiyetlerle gelişmeleri sağlanmalıdır. Fikirler ve düşünceler ulusal ve yerel alanda yaygınlaştıkca, toplumsal kültür ve sanat dünyamız zenginleşerek yücelecektir.Bilgi paylaşıldıkça yararlı olur.Toplumun düşünce dünyası zenginleşir. En büyük kalıcı zenginlik, kültürel zenginliktir. En önemli yatırım, kültürel yatırımdır. Çağdaş uluslar bunu yapmaktalar.

Geçmiş yıllarda, çerisinde, Ankara’da çok değerli bilim adamı ve şair dostlarım Prof.dr.İbrahim Agâh Çubukçu ile Mehmet Aydın beyler TURUNÇ DERGİSİ’nin 4.sayısını bana armağan ettiler. Kültür- Sanat Dergisi’ni heyecanla okudum, bana ilham kaynağı oldu ve bu yazımı kaleme aldım.

Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürü olarak görev yaptığım yıllarda Bakanlık yayını olarak çıkardığım”Ana yurttan-Ata yurda TÜRK DÜNYASI” dergisi ve “HALK OZANLARININ SESİ” dergileri Türk Cumhuriyetleri’ndeki okullarda kaynak eserler olarak derslerde yer almıştı.
Türkiye’deki okullar, dersler için öğretmen ve öğrencilere en çok yardımcı olacak dergilerden yeteri kadar yararlanmamaktadırlar.Okullara halk kültürü dersleri konulmasına rağmen, bu yaklaşım büyük bir boşluk yaratmaktadır.

Kültür ve sanat dünyamızı sergileyen dergiler, öğretmen ve öğrencilere yeni bilgiler sunarken diğer okuyuculara da hayata değişik pencerelerden bakış açısı sağlar.
Kültür ve sanata hizmeti seçmiş olan önemli derginin sahibi AKÜN’ler ile yönetmenler, kurulları ve yazarları yürekten kutluyorum.
Yöresel bir ürününün derginin adı seçilmesi de anlamlı olmuş. İnsan , coğrafya ve tarih karışıp kaynaşarak kültürün temel taşlarını oluştururlar.
Karacaoğlan’ın diyarından turunç’un dallarından yükselen kültür ve sanat dergisine, ve Anadolu’nun tüm dergilerine ,turnalardan,dağlardan,ovalardan,ozanlardan,yazarlardan ve şairlerden selam var.