AKP Genel Başkanı Erdoğan, son zamanlarda yaptığı konuşmalarda, bunun işaretini veriyor…

Eh vatandaş oyarak, bizim de hazırlıklı olmamız gerek o zaman…
Erdoğan “Son zamanlarda da gerileme başladıysa bunun sebebi maalesef yaptığımız yanlışlardır. Kendi çıkarını partisinin ve ülkesinin çıkarlarının önünde tutan hiç kimse Ak Parti’de yöneticiliğe talip olamaz. Kesinlikle davası ve ülkesi için çalışacak milletimiz ile kucaklaşacak, proje üretecek herkese yüreğimiz ve kollarımız açık. İhanete bulaşmamış olmak şartı ile partimize ve ülkesine hizmet etmiş herkesin başımızın üzerinde yeri var.” sözleri, yapılmak isteneni açıkça koyuyor…
…Ve devamında isteneni açık açık ortaya koyuyor Erdoğan…
“Ciddi bir metal yorgunluğuna ben de şahit oluyorum. Sadece şahsımın değil, milletimizin de tespitidir bu. Partimizde ciddi bir yenilemeyi ve değişimi hayata geçirmekte kararlıyız. Büyük kongre sürecimiz bu değişimi kendi sürecinde yapmayı sağlıyor. Bu sürecin, en sağlıklı şekilde yapılması gerekiyor.”
Bu noktada sorunun AKP Kongresi’nden sonra çözülmüş olacağını sanmamak gerek…
Erdoğan’ın söylediği gibi millet de farkında, AKP’ye duyulan güvenin sarsıldığını… Kongre’de geriye düşen ve 2019 Martı’ndaki seçimlerde aday olamayacağını görenler, ciddi sorunlar çıkarabilir ve bu sorunların daha artmasına neden olur…
Bu durumda AKP için çare; Kongre sonrasında çıkacak olumlu havayı kullanıp, yeni vekil adayları ile bir seçime gitmek olacaktır…
Erdoğan da bunun farkında olduğunu “16 Nisan halk oylaması ile önemli bir başarıyı yakaladık. Artık yüzde 49,9 bile alsanız başarılı sayılamayacaksınız. Netice ve zafer için mutlaka yüzde 50+1 oy almamız gerekiyor. Buna hazır mıyız?” diyerek belli ediyor…
Arada yaptığı muhalefete yönelik suçlamalar da, seçimlerin yakın olduğunun göstergesi… Örneğin; “Türkiye tarihinin en önemli istiklal ve istikbal mücadelelerini verirken maalesef içerden de saldırı altındadır. Ana muhalefetin başındaki zat, Türkiye düşmanlarının ağzıyla konuşarak, onların istedikleri gibi davranarak adeta ülkesine karşı savaş açmış durumdadır. Yatırımcılara ve turistlere adeta ‘Türkiye’ye gelmeyin’ diye yalvaracak. ‘Sadece CHP’li belediyelerin olduğu yerlere gelin” diyecek kadar seviye kaybına uğramış. Güvenlik yok diye açıklama yapıyor. 29 gün yürüdün. Güvenliği sağlayan kim, bu hükümet. Yürüyüş için izin verilmeyebilirdi, verildi. Bizim özgürlük anlayışımız bu.” şeklindeki suçlamalar, bunun belirtisi…
Dünya’nın sonu olabilecek bir korkunç savaşın tehdidi altıdayken, gönül isterdi ki bu kadar çok içe yönelik yaşamak zorunda kalmamış olsaydık… Fıtrat(!) işte..!