Uçun kuşlar uçun…

0
305

Sonbaharın ters esen rüzgârlarında savrulan sararmış yapraklar arasında,atmosferde yer alan mavinin kırk tonu içerisinde , rengârek kanatları, gagaları ve tüy gibi ipeksi gövdeleri ile bir disiplin içersinde dizi dizi uçan kuşların sıcak bölgelere yolculuğu başladı.

Göçmen kuşların bu yolculuklarını, derin bakışlarla ve hayranlıkla izleye insanların ; ” Uçun kuşlar uçun sılaya doğru/Anadan, babadan, yarden bir haber yok mu?” diye seslenmekte olduklarını duyar gibi oluyorum.
Son baharın ters esen rüzgarlar ve savrulan sararmış yapraklar arasında, atmosferde yer alan mavinin kırk tonu içerisinde, rengârek kanatları, gagaları ve tüy gibi ipeksi gövdeleri ile bir disiplin içersinde dizi dizi sıcak bölgelere uçan kuşların yolculuğu başladı.

Mevsimlere göre ülke değiştiren dünya harikası kuşları, yaz tatilimi otuz yıldır geeçirmekte olduğum Bodrum’da, ilgiyle,dikkatle ve takdirle gözlemledim.
Yazarlara, şairlere, ressamlara ve müzisyenlereilham veren , algıladığım ve yaşadığım duyguları, okuyucularımla paylaşmaktan mutluluk duymaktayım.

Tarih boyunca ,mevsimlere göre ülkeler değiştiren kuşların harika görüntüleri üzerine, sayısız şiir, şarkı ve türkü yazılmış ve söylenmiştir. Gören ve gönülden bakmasını bilen gözler, bu eşsiz manzaraları hiçbir zaman unutamazlar.
Gökyüzünde, önderleri eşliğinde ,gidecekleri sıcak ülkeler yönüne doğru uçan kuş dizilerinin oluşturdukları sanatsal ve estetik görünümler,insan gönlünü kuş gibi uçurmakta ve duyguları gök yüzünde yolculuığa çıkarmakta.

Özlemleri, duyguları ve sevgileri gönülden gönüle, dağlar , ovalar, çöller, denizler ve okyanuslar ötesine taşıyan TURNALAR’ ı gören insanların ; “Turnalar uçun ,sıladan geçin, yarimi seçin …” diye mırıldanmaktalar ve kuş olmaya özenmekteler.
Yalnız gönülden gönüle değil, kentlerden kentlere, ülkelerden ülkelere de “NUH TUFAN’ dan sonra sevgiyi, barışı, dostluğu ağızlarında zeytin dalı ile taşıyan güvercinler dünya barış sembolü olmuşlardır.
Bir doğa ve açık hava tarih müzesi olan ülkemizi ,doğa harikaları kuşlar ,490 ‘a varan çeşitleri ile süslemekte ve kuş cennetine çevirmekteler. Farklı olanı fark eden insanlar, bunları görmekte ve kuşlar üzerine öyküler, türküler, şiirler , şarkılar ve deyişler söylemekteler.

Tüm insanlara, kuşları sevmelerini ve onların giderek azalan nesilleri ile sayılarının önüne geçilmesi için üzerlerine düşen görevleri yapmaları temenni ediyorum. Dedelerinin gördüğü kuşları torunlarının da görebilemeleri için herkese büyük sorumluluklar düşmektedir.
Varlıkta birliği gören ve anlatan,tasavvuf felsefesinin en büyük şairi Yunus Emre ,
“Dağlar ile taşlar ile, seherdeki kuşlar ile çağırayım Mevlâm seni…” demekte, başka bir şiirinde, ” Yunus bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir,/Gerçek erin bu yolda ne dediğin sezerim.” demekte.
İlahi duygulara eşlik eden, dünyanın en değerli canlıları arasında önceliği bulunan kuşlara sağlıklı bir mevsim yolculuğu dileyerek,hepsini sevgi ile selamlamaktan mutluluk duyuyorum.