Uçun kuşlar uçun

0
13

Son baharın ters esen rüzgârlarında savrulan sararmış yapraklar arasında,atmosferde yer alan mavinin kırk tonu içerisinde , rengârek kanatları, gagaları ve tüy gibi ipeksi gövdeleri ile bir disiplin içerisinde ve önderleri rehberliğinde dizi dizi uçan kuşların sıcak bölgelere yolculuğu başladı.

Göçmen,  kuşların bu yolculuklarını, derin bakışlarla ve hayranlıkla izleye insanların ; “ Uçun kuşlar uçun sılaya doğru/Anadan, babadan, yarden bir haber yok mu?” diye seslenmekte olduklarını duyar gibi oluyorum. Uçmak güzeldir gök yüzünde. Gökte en güzel uçuşu gözlerde ve gönüllerde unutulumaz izler bırakan kuşlar yapmaktalar.

Mevsimlere göre ülke değiştiren,havadan ulaşımlar için üretilen teknolojilere, yazarlara, şairlere, ressamlara ve müzisyenlere ilham veren kuşları ,yaz döneminde Bodrum yöresinden yıllardır izlemekteyim. Algıladığım ve yaşadığım duyguları, okuyucularımla paylaşmaktan mutluluk duymaktayım.
Tarih boyunca ,mevsimlere göre ülkeler değiştiren kuşların harika görüntüleri üzerine, sayısız şiir, şarkı ve türkü yazılmış ve söylenmiştir. Gören ve gönülden bakmasını bilen gözler, bu eşsiz manzaraları hiçbir zaman unutamazlar.
Gökyüzünde, önderleri eşliğinde ,gidecekleri sıcak ülkeler yönüne doğru uçan kuş dizilerinin oluşturdukları sanatsal ve estetik görünümler,insan gönlünü kuş gibi uçurmakta ve duyguları gök yüzünde yolculuığa çıkarmaktadır.

Özlemleri, duyguları ve sevgileri, gönülden gönüle, dağlar , ovalar, çöller, denizler ve okyanuslar ötesine taşıyan TURNALAR’ ı gören insanların ; “Turnalar uçun ,sıladan geçin, yarimi seçin …” diye mırıldanmakta olduklarını ve kuş olmayı özlemle dilediklerini hissetmekteyim.
Yalnız gönülden gönüle değil, kentlerden kentlere, ülkelerden ülkelere de “NUH TUFAN’ından sonra sevgiyi, barışı, dostluğu ağızlarında zeytin dalı ile taşıyan güvercinler de dünya barış sembolü olmuşlardır.Hayat ağacı kutsal zeytin ve kuşlar kadeşliği insanlığa taşımaktalar.

Bir doğa ve açık hava tarih müzesi olan ülkemizi ,doğa harikaları kuşlar ,490 ‘a varan çeşitleri ile süslemekte ve kuş cennetine çevirmekteler. Farklı olanı fark eden insanlar, bunları görmekte ve kuşlar üzerine öyküler, türküler, şiirler , şarkılar ve deyişler söylemekteler.
Tüm insanlara, kuşları sevmelerini ve onların giderek azalan nesilleri ile sayılarının önüne geçilmesi için üzerlerine düşen görevleri yapmaları temenni ediyorum. Göçmen kuşlar gelmez oldular. Dedelerinin gördüğü kuşları torunlarının da görebilemeleri için herkese büyük sorumluluklar düşmektedir. Başka ülkelere ve bölgelere uçan ve göçen kuşların tekrar tekrar ülkemize gelmelerini sağlamak için tetbirler almalı,projeler geliştirmeliyiz.

Varlıkta birliği gören ve anlatan,tasavvuf felsefesinin en büyük şairi Yunus Emre ,”Dağlar ile taşlar ile, seherdeki kuşlar ile çağırayım Mevlâm seni…” demekte, başka bir şiirinde, “ Yunus, bu kuş dilidir, bunu Süleyman bilir,/Gerçek erin bu yolda ne dediğin sezerim.” demekte.
İlahi duygulara eşlik eden ve sembol olan , dünyanın en değerli canlıları arasında önceliği bulunan kuşlara, sağlıklı bir mevsim yolculuğu dileyerek,hepsini gözümüz gibi koruyarak,onlarla göz ve gönül arkadaşlığı kurmalı ve sevgi ile selamlamaktan mutluluk duymalıyız.