21’inci yüzyıl koşullarında Kafkasya’ya baktığımızda, jeopolitik hedefler ve enerji kaynaklarının paylaşımı ekseninde büyük bir oyuna şahit oluyoruz.

Bugün olduğu gibi, Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında da Kafkasya, devletlerarası büyük bir oyuna sahne olmuştur. 20’inci yüzyılın başlarında, İngiliz, Rus ve Alman rekabetinde dikkatleri üzerine çeken Kafkasya’da; en büyük Türk nüfusunu oluşturan Azerbaycan, kilit bir rol oynamıştır. Uzun yıllar Rus idaresi altında yaşayan Azerbaycan Türkleri, dört yıl devam eden Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarında, istiklal düşüncesini hayata geçirerek, 28 Mayıs 1918 tarihinde Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır. Prof.Elçin Azimli (Efendiyev) bu konudaki düşüncelerini şu sözlerle ifade etmiştir:
“28 Mayıs Azerbaycan Halkının Millî İstiklal Bayramıdır. Alın yazısına hüzün, hicran ve şecaatin hakim olduğu Azerbaycan’ın fırtınalar dolu tarihinde müstesna bir yeri vardır bu günün. 28 Mayıs 1918’de Rus istibdadının bir asırlık tahakkümüne son veren Azerbaycan Türkleri, Kafkasya’da kendi bağımsız devletlerini ilan ettiler. Bu zaferin asıl mimarı ise esaretten kurtulan milleti üç renkli bayrağın ışığına toplayan ve istiklal mefkûresinin gönüllerde tutuşmasına muvaffak olan Azerbaycan aydını idi.” Azerbaycan Türklerini üç renkli bayrağın ışığı altında toplayan, istiklal fikrini hayata geçiren en önemli Azerbaycan aydını
Mehmet Emin Resulzâde, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. 1884 yılında Bakü’de doğan Mehmet Emin Resulzâde, çalışma hayatına 19 yaşında yazarlığı ile başlamıştır. Tiflis’te yayınlanan Şark-i Rus, Azerbaycan’da Hüseyinzâde Ali Bey Turan’ın Hayat ve Füyuzat ile Ahmet Ağaoğlu’nun Irşat ve Terakki gazetelerinde yazılar yazmış, Tekâmül ve Yoldaş dergilerini yayımlamıştır. Çarlık Rusyası’nın sömürgeci yönetimine karşı mücadele etmek amacıyla 1905 yılında siyasi faaliyetlere başlayan Mehmet Emin Resulzâde, Rus idaresinin baskıları karşısında Türkiye’ye kaçmıştır. İstanbul’da Türk Ocaklarının kuruluşunda görev alan ve Türk Yurdu dergisinde makaleler yazan Resulzâde, 1913 yılında tekrar Azerbaycan’a dönmüştür.
Azerbaycan’ın bağımsızlığını savunan Müsâvât Partisinin 1917 yılında başkanı olan Mehmet Emin Resulzâde, milliyetçilik düşüncesini, din birliği yerine dil ve kültür birliği üzerine kurmuştur. 28 Mayıs 1918 tarihinde kurulan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı 23 ay devam etmiş, 1920 yılının 27 Nisan’ı 28 Nisan’a bağlayan gecede Sovyet Kızıl Ordusu Azerbaycan’ı işgal etmiştir. Bu Cumhuriyet, yaklaşık iki yıllık ömrüne rağmen Azerbaycan Türklerine hiçbir şeyin imkansız olmadığını öğretmiştir.
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının 1920 yılında sona ermesi üzerine Almanya’ya giden Mehmet Emin Resulzâde, İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda Türkiye’ye gelmiştir. Azerbaycan’ın tarihi, sosyal hayatı ve edebiyatı hakkında yüzlerce makale ve yirmi kadar kitap kaleme alan, fikirleriyle Türk Milliyetçiliğine önemli katkılarda bulunmuş olan Mehmet Emin Resulzâde, 6 Mart 1955 tarihinde Ankara’da hayata veda etmiştir.
Azerbaycan Türkleri, bağımsız Azerbaycan’ın ilk Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzâde’nin “Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez!” parolasını haklı çıkartarak, Sovyetler Birliği’nin dağılması üzerine 1992 yılında tekrar bağımsızlığını kazanmıştır.

PAYLAŞ
Önceki İçerik“Benim Köyüm” projesi ve köyde yaşayanların sağlığı!
Sonraki İçerikKeşke Atatürk gibi bakabilsek
Gürcan Dağdaş
54. Cumhuriyet Hükümeti'nde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde, MHP'den Kars Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23'üncü dönem üyesi oldu. Aralık 2013 yılında, MHP'den istifa etti. Toplumsal Çözülme, Kağıda Düşenler, Düşünceye Davet ve Fetret Dönemi Yazıları ismiyle yayınlanmış, dört kitabı var.