Kurultay’lar partisi olmak mı, tek adam tarafından yönetilmek mi derseniz ben Kurultay’lar partisi olmak derim.

Çünkü Kurultay toplamak partinin delegelerinin taleplerine itibar etmektir, parti içi demokrasiyi uygulamaktır.

Tüzük değişti CHP ve Kılıçdaroğlu değişti mi? Olağan Kurultayında CHP’nin muhalif kanadı antidemokratik tüzük maddelerinden yakındı ve tüzük değişikliği önerdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu topu taca atmadı, gerekçe üretmeden haklı eleştirileri dikkate aldı ve olağanüstü tüzük kurultayını topladı.

Demokrasinin siyasi partilere yansımasının en güzel örneğini verdi Kılıçdaroğlu ve CHP.

Kötü örnekler de var elbette Türkiye’de.

İlk örnek MHP ve Devlet Bahçeli’dir.

CHP’den farklı yönü delegelerin yarısından fazlası tüzüğü değiştirerek genel başkan seçimli kurultay istemesine rağmen Devlet Bahçeli ve Genel Merkez Yönetimi baskılı yargı kararlarına dayanarak kurultaydan göz göre göre kaçtı.

Demokrasi rafa alınınca MHP gemisi batmamak için metal yorgunu AKP gemisinin yedeğine alındı.

İkinci örnek, metal yorgunu AKP’ye gelince partide demokrasinin, “D” harfi dahi yok.

“Tayyip’in Partisi” denilerek “tek adam” resmen ilan edildi.

Genel Başkan ve Cumhurbaşkanı tek makam ve mevkide buluşunca o partide demokrasi olur mu?

Olmaz tabii ki, seçim kazanan Genel Başkan, Belediye Başkanları, İl ve İlçe Başkanları azledilir ve yerlerine seçimle değil atama ile görevlendirme yapılır.

Tek adam, tek aday usulü ile seçime filan gerek yoktur anti demokratik parti AKP’de.

Kötü örnek, örnek olmaz denir ama Türk siyasetinde oluyor işte. Bakınız AKP ve MHP.

Gelelim Türk siyasetinde demokrasiyi çok önemli bir ilke olarak kabul eden CHP’ye ve tüzük kurultayına.

Tüzük değişti CHP ve Kılıçdaroğlu değişti mi?
Tüzük değişti CHP ve Kılıçdaroğlu değişti mi?

Önce şunu vurgulayayım ki Kemal Kılıçdaroğlu beklenen “lider” çıkışını yaptı ve sonunda “her kafadan bir ses çıkan” partililere, “durun” dedi.

Doğan görünümlü Şahin misali CHP görünümlü olup, CHP’yi yıpratan zihniyete Osmanlı tokatı değil ama demokrasi tokatı attı Kılıçdaroğlu.

Hak ettiler mi, ettiler.

Sıra CHP görünümlü, CHP karşıtı gazetecilere de gelmeli.

CHP tüzüğünü de kısaca özetleyecek olursam, şu yeni hükümlerle 2019’a hazırlandığını göreceksiniz.

– PM üyeliğine adaylık için en az 10 imza şartı getirildi.
– Üyelik kütüklerini tutma yetkisi Genel Sekreterden alınıp MYK’ya veriliyor.
– Gençlik kollarına üye olmanın üst sınırı 30 yaş oldu.
– İl Başkanları toplantısı tüzüğe girdi. En geç üç ayda bir Genel Başkanın davetiyle il başkanları toplantısı yapılma şartı kondu.
– Parti üyeliği devam etmek kaydıyla Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık ve Genel Başkanlık yapmış olanlar ile Genel Başkanca partililer arasından seçilen 5 (beş) üyeden oluşan bir Etik Kurul kuruluyor.
– Parti adayları belirlenirken hangi yöntemin uygulanacağı konunda il örgütünün görüşü alınacak
– TBMM üyeliği için adayların belirlenmesinde yöntemler, önseçim, aday yoklaması ve merkez yoklamasıdır. Önseçim ve aday yoklaması, öncelikli yöntemlerdir.
– Aday saptamada hangi seçim çevresinde hangi yöntemin uygulanacağına il örgütünün görüşünü de alarak Parti Meclisi karar verir.
– Bir milletvekili çıkarılan illerle ilgili ön seçim maddesi çıkarıldı.
– Cumhurbaşkanı adayı seçmen yoklaması, önseçim, aday yoklaması, merkez yoklaması yöntemlerinden biriyle belirlenir. Hangi yöntemin uygulanacağına Parti Meclisi karar verir.

Evet, tüzük değişti ama daha da önemlisi CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu da değişti.

Haklı mı haklı, çünkü demokrasilerde “ben” yoktur, “biz” vardır. Futbol, Basketbol ve Voleybol gibi takım oyunudur siyaset.

CHP takım Kemal Bey’in kaptanlığında tek ses, tek yumruk olursa CHP 2019’da başarı, tersinde ise hezimet olur.