Ekonomide artık en küçük bir olumlu rakamla sevincimizden yerimizde duramıyoruz. Eskiden dakikada bir uçağın indiği Antalya’da şimdi saatte bir uçağın geldiğini görünce kurban keseceğiz. “Otellerde doluluk oranı 50’ye vardı” açıklamalarıyla halay çekeceğiz.

Şimdi aylık binde 27 düştü ya, “vay efendim, belini kırdık, tek haneye düştü, bu düşüşün önünde kimse duramaz” çığlıklarıyla serinliyoruz. Hatta, birisinin kalkıp, “CHP’nin yürüyüşü bile enflasyonun düşüşünü engelleyemedi, bu nasıl muhalefet” gibi lâf etmesini bekliyoruz. Üstelik başta gıda tüketiminin en yoğun olduğu Ramazan ayını idrak etmişken ve Katar krizi yaşanırken düştü ya artık sırtımız yere gelmez.

Esasında düşen bir şey yok. Enflasyon sadece kâğıt üzerinde düşüyor. Geçen yılın Haziran ayı enflasyonu yüksekti, o değerlendirmeden çıktı. Hani şöyle 2-3 puan düşse anlarız. Şimdi, Temmuz ayında da tek haneye yani yüzde 10’nun altına inecekmiş. İner, ama yine kağıt üzerinde.
Soralım, yakın günlerde fiyat artışlarını önleyici derin sarsıcı bir karar uygulama var mı? yok. Yılın ilk altı ayında sürekli artan gıda fiyatlarını önlemek için Merkez Bankası, bir sürü bakanlık, “çalışma yapacağız, gıdada bu saadet zincirini kıracağız, tarlada bir lira, markette sekiz lira bu nasıl iş?” diye memleketin kronik sorunu için çözüm ve açılım grupları oluşturdular. Neredeyse ’te araştırma komisyonları kurulacaktı. Ne zalim, ne zor bir çalışmak ki bir satırlık rapor bile çıkmadı.

Bir ay önce yazdık, doları 3.50’de tuttunuz, dünya ham petrol fiyatları da geriliyor, benzin, mazot zamlarını geri alın, bu enflasyonu düşürür diye, öyle oldu. Hakkını verelim, etkin politikayla ve psikolojik baskılarla domatesin fiyatının da yarı yarıya düşürülmesi de memleketi rahatlattı!
Bu düşüşte olan memura ve emekliye oldu. Onların maaşları da düştü. En az 1.5 puan kayıpları oluştu. Yüzde 7 oranında zam bekliyorlardı, olmadı, yüzde 5.85 artışla enflasyon ellerinde patladı.

Şimdi, bizim pembe gözlüklü cıvık ekonomistlerden önce söyleyelim: Temmuz ayında bu enflasyon yüzde 10’nun altına kesin düşecek ve yılsonuna kadar yüzde 9-11 aralığında dolaşacak. Yani bir ay çift, bir ay tek haneli enflasyonla oynayacağız.

Tarım ve et ürünlerindeki ithalat vergilerinin düşürülmesi, elektriğe, doğalgaza üç ay için zam yapılmayacağı açıklamaları düşük enflasyonu destekler. Vergileri arttı ama sigaraya da şimdilik zam yok. Uygun bir zamanda artırılır. Alkollü içeceklere dört liralık artış gelmiş. Vatandaş ayılana kadar farkına varmaz. Geriye hain sivri biber kaldı. Haziran da yine başrolde, fiyatı yüzde 9.9 oranında artmış. Tek sıkıntı döviz kurların yeniden ufaktan oynamaya başlaması.

Enflasyon düşer kalkar ama hayırlısıyla önümüzdeki şu iki hafta bir kazasız belasız bir bitse. Son düzlüğe giren ve “provokasyon” uyarılarının yoğunlaştığı CHP’nin adalet yürüyüşü, Cumhurbaşkanının G-20 zirvesi için Almanya’ya yapacağı gezi, 15 Temmuz etkinlikleri ve Katar krizi. Gündem yoğun, gelecek ayın başına kadar enflasyonu unutalım.