TÜSİAD: Düşük karbonlu kalkınma modeline geçiş için teşvikler yeniden düzenlenmeli

0
9

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), iklim değişikliği ile mücadele çerçevesinde, “İş dünyasının düşük karbonlu kalkınma modeline geçişinin ve yatırım iştahının artırılması için teşvikler yeniden düzenlenmesini” önerdi.

TÜSİAD, bu yıl Almanya’nın Bonn kentinde 23’üncüsü düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Taraflar Konferansı’na (COP23) katılıyor.

TÜSİAD, bu yılki COP23’te iklim değişikliği mücadelesinde yer alacak. Dernek tarafından hazırlanan “İklim Değişikliğiyle Mücadele Alanında TÜSİAD Tutum Belgesi” adındaki belgede, TÜSİAD’ın kamu ve özel sektörün, kaynak verimliliğine ve düşük karbon ekonomisine geçişine yönelik önerileri yer alıyor.

Konferansın yan etkinliklerinde de yer alan TÜSİAD, iki farklı etkinlikte önerilerini sunacak. TÜSİAD tarafından yapılan açıklamada, “Türkiye’nin, içinde bulunduğu iklim kuşağı değerlendirildiğinde, düşük karbonlu kalkınma ve iklim değişikliğine karşı politikalar üzerinde odaklanması gerektiğine inanıyoruz” denildi eklendi:

“TÜSİAD olarak, iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik önemli bir mutabakatın ürünü olan Paris Anlaşması’nı stratejik öncelik olarak benimsedik. Bu süreçte, Paris Anlaşması kapsamında Türkiye’nin konumuna yönelik girişimlerin kararlılıkla sürdürülmesini çok önemli görüyoruz.

“Konferans’ta 9 ve 10 Kasım tarihlerinde, iki farklı etkinlikte üyelerimizle birlikte TÜSİAD olarak yer alacağız.

“Katıldığımız etkinlikler aracılığı ile iklim değişikliği ile mücadele alanındaki TÜSİAD tutum belgemizi de bu uluslararası platformda tanıtacağız.”

İklim Değişikliğiyle Mücadele Alanında TÜSİAD Tutum Belgesi’nde, Türkiye’nin Paris Anlaşması’ndaki yerinin önemi belirtilirken, Türkiye’de düşük karbonlu bir yaşam için neler yapılması gerektiği vurgulandı.

Belgede Türkiye’nin anlaşmadaki konumuyla ilgili olarak, “Paris Anlaşması’nda bağımsız olarak Türkiye’nin düşük karbonlu kalkınma konusunda 2020 sonrasında nerede konumlanacağını belirleyerek bu doğrultuda stratejiler üretmesi gerekiyor. İklim değişikliğiyle mücadele ve emisyon azaltımı için politika araçlarının Türkiye ekonomisinin rekabetçiliğini koruması, öngörülebilir olması ve Türkiye için uygulanabilir bir örnek politika demetinin oluşturulması gerekiyor” denildi ve iklim değişikliği açısından önemli bir sorun olan karbon kullanımıyla ilgili şu konuların altı çizildi:

“İş dünyasının düşük karbonlu kalkınma modeline geçişinin ve yatırım iştahının artırılması için teşvikler yeniden düzenlenmeli ve uzun vadeli politikalar ortaya konmalıdır.

“Karbonun fiyatlandırılmasına yönelik politikaların oluşturulmasında, enerji verimliliğinin ve düşük karbon ekonomisine yönelik destekleyici teşvik araçlarının bütüncül bir politika paketinin içinde ele alınması ve uygulamaya yönelik teknik altyapı yeterliliklerinin de eş zamanlı tamamlanması kritik önemdedir.
“Yüksek potansiyele sahip olduğumuz jeotermal, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynakların kullanımının azami seviyeye çıkarılması, linyitin kullanımının ise tüm çevre kriterlerine uyularak hayata geçirilmesi önemlidir.
Enerji verimliliğiyle ilgili dönüşümün daha hızlı ve sağlıklı yürütülmesi için net şekilde tariflenmiş zorunlu iyileştirmelerin yürürlüğe konması faydalı olacaktır.”