Türküler hem neşelendirdi, hem duygulandırdı
Türküler hem neşelendirdi, hem duygulandırdı

Çankaya Belediyesi Ata, Ayrancı ve Öveçler Çankaya Evleri’nin birlikte düzenlediği Türk Halk Müziği konseri dinleyicilere müzik şöleni sundu. Türküler hem neşelendirdi, hem duygulandırdı

Yılmaz Güney Sahnesi’nde gerçekleşen konser Şef Cengiz Dalarslan’ın yönetiminde gerçekleşti. Ata, Ayrancı ve Öveçler Çankaya Evleri’nin koristleri yörelerimizden seslendirdikleri türküler ile konsere gelenlere müzik dolu bir gece yaşattılar.

Profesyoneler koroları aratmayan koristler gerek koro halinde söyledikleri türkülerle, gerek solistlerinin söylediği türkülerle dinleyicileri mest etmeyi başardı.

Organizasyon güzel türkülerin yanı sıra başarılı sunumuylada dikkat çekti. Konsere gelenler türküleri hep bir ağızdan söylerken, bir yandanda alkışlarla eşlik ettiler. Profesyonel bir konser olmamasına rağmen Yılmaz Güney Sahnesi salonunda oturacak yer kalmadı.

Konserde Burdur yöresinden “Serenler Zeybeği” Türküsü, Urfa’dan “Bahçeye Kuzu Girdi”, Elazığdan “İki Keklik Bir Derede Ötüyor”, Azerbaycan’dan “Arakcının Mendedir Ceylan”, bunların yanı sıra Nevşehir’den, Mersin’den, Kırklareli’nden ve daha birçok yöremizden türküler seslendirildi. Hazırlanan potpori şeklindeki türkülerde konserin akıcı bir biçimde dinlenmesini sağladı.

TÜRKÜLER ŞİİRLERLE SUNULDU

Türküler dinleyicilere birbirinden güzel şiirler, maniler ve hikayelerle birlikte sunuldu. Ata Çankaya Evi Yöneticisi Zekine İyican’ın sunduğu konserde ki şiirler, maniler ve hikayeler;

Uzaklardan geliyor bir türkü sesi, Memleketim aklıma geldi… Ovası, deresi, çeşmesi, insanları ile çok uzaklara dalıp gideriz. Bir Türkü ile neşelenir halay çekeriz. Bir türkü ile hüzünlenip gözyaşı dökeriz. Türkü duygularımızı en açık şekilde anlatma sanatıdır.

Hayatın bunalımından stresinden uzaklaşmak ve biraz kendinize gelmek istiyorsanız dilinizde her zaman bir türkü olsun.

Bir diğeri:

Ah bu türküler, köy türküleri, ne düzeni belli ne yazanı. Altlarında imza yok ama yürek var. Anamızın gözünde bir damla yaş, yavuklumuzun yüzünde bir tomurcuk çiçek. Gurbette hasret, sılada ayrılığımız türküler değil midir?

Kurtuluş Savaşı sırasında Fransızlar Antep’e top ve tüfekler ile saldırırken, Şahin Bey ve köylü çeteler silah görmemiş halleriyle canla başla bir süre dayandıysa da sonunda çözüldü ve dağıldı. Şahin Bey birkaç arkadaşı ile bir süre daha direnselerde süngülenerek öldürülürler. Bu hikaye ise Antebin Kalesi isimli türkümüze ait.

Kerkük’ten bir türkü için; Kalk gidelim şıh bağına gazele. Men çıt alım sen fistanın tezele. Gözüm düştü eyvandaki gözele.

Taş olsam yandım idi, toprak oldumda dayandım diyen Aşık Veysel’den bir türkü de konserde seslendirildi.

Acem kızı güzeller güzeli beyaz tenli, siyah saçlı sürmeli gözlü bir kızdı. Ali aynı yaşta çalışkan bir delikanlıydı, sevdalanmıştı acem kızına. Birgün gel benim sevdiceğim ol dedi acem kızına, kız bir damla yaş akıttı ve oradan uzaklaştı. O günden sonra cem kızını gören olmadı, Ali yolunu bekledi durdu, aylar sonra duydu ki acem kızı başka bir köy ağasına başlık parası karşılığında verilmiş. Kırşehir yöresine ait Acem kızı türküsü böyle anlatıldı.

Sunuma hikayelerin, şiirlerin yanı sıra fıkralarda eşlik etti, İyican salonu kahkahalara boğdu.