Ana Sayfa Yaşam Türk’ü Kürt’ü meydanlara çağırın Cumhurbaşkanım

Türk’ü Kürt’ü meydanlara çağırın Cumhurbaşkanım

35
PAYLAŞ

İnsanların ölmemesi tüm insanlığın ortak gayreti olmalıdır diye düşünüyorum.
Çünkü geçen gün de bu parola ile bir yazı yazmıştım. Bu dünyaya güzel bir yaşam sürmek için geliyoruz.

Zaten zorlu hayat koşularında bunu yakalayabilenlerimiz çok az.
Bir de anlamsız, saçma ölümler var.
Birisi vatanını korumak için şehit olup ölüyor.

Birisi sandığı bir hayal için ya da kandırılmış bir şekilde ölebiliyor.
Birisi de para için savaşarak ölüyor.
Sonuçta ölüyorlar.
Kendi ölüyor ölmesine ancak arkasında onu sevenleri gözü yaşlı hem de çok acılı bırakıyor.
Değer mi hiç?
Kan üzerine inşa edeceğin bir yaşamda gelecek umut eden aldanır.
Başbakan Binali Yıldırım’ın ’’Dökülen her damla kanının hesabını sonuna kadar soracağız’’ sözünü okudum.
Her gün şehitlerin cenazelerinin kalktığı ülkede böyle bir mesaj belki gereklidir ancak kalıcı barışı getirmez.

Ancak bir de bir gerçek var bu yaşadığımız dünyada.
İntikam duygusu, intikamı sürekli tetikler. Bu bitmek bilmeyen bir döngüdür. Zaten yıllardır da, siyasetçiler hep böyle oldu.
Bundan sonra da böyle devam edecek. 10 yıl 50 yıl sonra da başka bir Başbakan yine bu mesajla yoluna devam edecek.
Yine çok sayıda insanlar şehit olacak. Gerçekten de çok yazık olacak.
BU TERÖRÜ BİTİRECEK SİYASETÇİ TARİHE GEÇER
Öyle ya da böyle Türkiye’nin en büyük baş belası PKK terörünü bitirecek bir siyasi irada ve onun mimarı ortaya çıkarsa Türk siyasi tarihine adını yazdırır.
Böyle bir yetenek, böyle bir düşünce gelir mi o da böyle bir siyasi üslup altında zor gözüküyor.
Ancak bence gelmeli.

PKK HALKIN TÜKÜRÜGÜNE BOĞDURULMAZ MI?

Örneğin ben hep merak söylemişimdir;
PKK denen terör örgütü, dış silah sanayinin bir maşası, ABD’nin petrol bekçisi, Türkiye’yi o bölgede rahatsız etmek, kalkınmasını engellemek için oluşturulmuş bir projedir.
Peki, o bölgede oturan bir de bir Kürt kökenli insanlarımız var.
Bu örgüt sözde, onlar için bu mücadeleyi veriyorum diyor. Hiç onların tepkisi yok mu? Bir de onu görelim. Ne kadar onların yanlarındalar, ne kadar onları bir suda boğmak için varlar. Bunu bir Türk vatandaşı olarak merak ediyorum.

ONLARI MEYDAN MİTİNGLERİNE ÇAĞIRALIM

15 Temmuz da FETÖ darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbecilere karşı milleti milli iradeye sahip çıkmaları için meydanlara çıkıp demokrasiye sahip çıkın mesajı vermişti.
Bu mesaj ile Türk siyasetçileri bile Yenikapı’da bir araya gelmedi mi?
Olmayacak dediğimiz şeyleri Türkiye’de yaşamadık mı?
Demek ki olabiliyor. Doğru zamanda doğru şeyler yapılırsa mucizeler yaşanabiliyor. Bu demokrasi miting nöbet haftalarca sürmüş ve tüm Türkiye genelinde bu ses getirmişti. Peki, buradan soruyorum; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir de tüm Türkiye’de “PKK terörüne hayır. Türk-Kürt kardeştir” mitingleri için de bir çağrı yapsa, PKK’ya ve tüm dünyaya güzel bir mesaj olmaz mı?
Her gün bu insanlar öleceğine, en güzeli ve en anlamlısı 75 milyon, Türk’ün Kürt’ün, Arap’ın, Çerkez’in, Gayrimüslim ‘in kendisini hangi kökenden hissederse hissetsin, tek yürek, tek vücut olup onların şamar gibi tokadı nasıl olur?
Bence PKK ya ya da onun arkasında kim var ise en güzel yanıtı siyasetçi söylemi değil meydanlara dökülecek milyonlar verir.
Yoksa her şehit cenazesinde siyasetçi üslubu ile intikam duygularını körükleyecek mesajlarla, bu kısır döngülerle bu ülkede bir şeyleri değiştirmez.
İşte sizi Stockholm’den naçizane teklifim;
“Haydi, Türkiye’ye bu acının, gözyaşlarının sona ermesi için Türk’ü Kürt’ü tüm milletçe miting meydanlarına”
Bundan daha güzel bir birliktelik mesajı olmaz mı?
En güzel barışı yine asırlardır birlikte yaşamış sokaktaki millet vermelidir.
Barış bence siyasetçilerin elinde değil, milletin elindedir.
Onlar yönlendirilir ise Türkiye’ye gerçek barış ve huzur gelir.
Onun için “haydi Türkiye” deyip bu kitleleri güzel bir Türkiye geleceği için meydanlara davet etmeliyiz.
Şimdiye kadar böyle bir şey yapılmadı. Neden olmasın değil mi? Türkiye bundan kaybetmez, aksine bir tutarsa çok şey kazanır. İşte barışın bir formülü budur bu görev de Cumhurbaşkanındır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam