Ana Sayfa Güncel Türkiye’yi tablo gibi yapamadınız

Türkiye’yi tablo gibi yapamadınız

64
PAYLAŞ

Şimdi Türkiye’de yaşayanlar ile yurtdışına çıkıp gidenler arasında mukayese tabii ki farklı olur. Türkiye’dekiler her gün gördükleri mimariye alışıklar tepki vermezler. Ancak derli, toplu bir ülkeye gidenler oradaki mimariye ve çevre güzelliğini gören ile aynı olamaz.

Ben de Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda İskandinav ülkeleri İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya, İngiltere’ye kadar gidip kendi gözlemlerde bulundum. Şunu  açık ve net olarak söyleyeyim en güzel doğa bizde var. En güzel iklim biz de var.

Ancak en kötü mimari de biz de var. Onun için hep söylerim, Türkiye’dekiler neden hep başlarını kuma sokmuşlar. Bu ülkenin kendi insanı inanın kendi ülkesine ihanet etmiş hep. Bir insan kendi güzelliğine bu kadar ihanet eder mi? Evet Türkiye’ye her gelişimde bu ihanet ve doğa katliamını üzülerek görüyorum ve kahrediyorum.

SADECE İSTANBUL DEĞİL TÜM TÜRKİYE BİR CENNET

Türkiye bir tarafı ile değil, dört bir yanı ile ayrı güzel. Görmedim ancak Genel Yayın Koordinatörümüz  sevgili Orhan Uğuroğlu, bu konuyu konuşurken, güzelim o Karadeniz sahiline paralel yapılan karayolundan bahsetti.
Ben de bir kere deniz taştığında oraları televizyondan görmüştüm. Doğa bile bu kafasızlıktan intikam alırcasına o dalgalar ile o yolu adeta dövüyor bir intikam alıyordu.
Hadi bunları geçtik. İstanbul dâhil tüm Türkiye’de bir şehir mimari planı yok. Gecekonduculuk misali her tarafta fakirlik var. Bırakın o yüksek katlı rant getiren gökdelenleri. Onlarla birlikte aynı karede yer alan ucube evlerle bakıldığında ne kadar komik bir şehirleşme olduğu açıkça ortada.
İstanbul dünyanın en güzel şehri tartışmasız. İstanbul’da bile bu hassasiyet gösterilmemiş. O nedenle bırakın gerisini.

AVRUPA TABLO GİBİ ÜLKE YAPARDI

İnanın abartılı söylemiyorum. Şu Türkiye’nin doğası Avrupalılara teslim edilseydi. Türkiye’ye endüstri gerekmezdi. Eşsiz doğa ile oluşturacak güzel bir mimari estetik ile Türkiye gerçekten bir tablo ülke olurdu.
Türkiye’ye havadan uçaklar gelenler rahatlıklar izlemiştir. Al sana İstanbul, al sana İzmir, al sana Antalya hepsi dökülüyor. Kuşbakışı bakıldığında doğa ve mimari açıdan çorak, fakir bir ülkeye geldiğinizi hissediyorsunuz. Yani bu ülkede insanlar güzel olan her şeye ihanet ediyor. Bu ülke sizin, biraz sahip çıksanız günaha mı girersiniz? Böyle dediğim çok olmuştur.

CAMİİ DE BİLE BİR ŞABLON YOK

Nüfusu yüzde 99 Müslüman bir ülkede tabii ki cami olacak. İstanbul’dan Ege’ye oradan da Akdeniz’e uzandığımda şekilsiz evleri zaten ciddiye almıyorum, kanıksadım. Bir de minareli camilerimiz var. Hepsi ayrı bir görüntü. İsveç’in başkenti Stockholm’deki Selçuklu Mimarisine uygun camii yapıldı. Gelsinler görsünler oradaki mimari güzelliği. Tabii ki orası İsveç ciddiyeti ve nizamlarına göre yapıldı. Bir estetik ve renk uyumu var. Anadolu’da yol kenarında gördüğüm bu camiler ise hepsi ayrı telden çalıyordu.

HERKES KAFASINA GÖRE EV YAPARSA

Ben Stockholm’de büfe inşaatı yaptım. Bir büfe inşaatı için izlediği bürokratik yazışmaları ben çok yakından biliyorum. İlk önce inşaat iznini veren kuruma üye bir mimar büfenin çizimini yapıyor. Burada kullanılacak bütün materyal renginden, çivisine göre yazılıyor. Ölçüler yazılıyor. Eğer buna uygun davranmadığınız zaman gelecek cezayı yaptırımlara hazır olmalısınız. İşte bir büfe için bile işi bu kadar sıkı tutan ülkenin binaları da tablo kadar güzel oluyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam