Tıp Fakültesi tarafından 25- 26 Mart tarihlerinde düzenlenen Moleküler Kanser Zirvesi’nde 30’a yakın bilim insanı kişiselleştirilmiş kanser tedavisini tartıştı ve kanser tedavisinde kullanılacak ilk yerli kanser ilacının yolda olduğunun müjdesi verildi.

Kongrenin Başkanlığını yapan İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Engin Ulukaya da kanser araştırmalarının mutfağında çalışan, Türkiye’nin en iyi temel kanser araştırmacılarının katıldığı bir zirve olduğunu belirtti ve şu açıklamaları yaptı:

“Bu zirvenin amacı kişiselleştirilmiş onkolojiyi bu ülkeye sunmak. Kişiselleştirilmiş onkolojinin önemi şu: Tedaviler şu anda kişiye özel olmaya başladı. Eskiden olduğu gibi her akciğer kanseri hastasına aynı tedavi devri kapandı. Her hastanın moleküler yapısına göre farklı ilaç alması gerekiyor. Bu zirvede bunun yöntemleri tartışılacak. Bunun ülkemizdeki fotoğrafını görmek istedik.”

YRD. DOÇ. DR. SELVİ DURMUŞ ERİM: TÜRKİYE’NİN İLK YERLİ KANSER İLACI YOLDA

Kişiye özel kanser tedavisinin masaya yatırıldığı zirvede İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selvi Durmuş Erim Türkiye’nin ilk yerli için çalışmalarda yol kat edildiğini ve bunun Türkiye’ye ekonomik anlamda çok katkıları olacağını söyledi.

YRD. DOÇ. DR. ERİM “BİRKAÇ AYLIK TEDAVİ İÇİN 100 BİN LİRALAR HARCANIYOR”

Akciğer kanserinde tedavinin anahtarı erken teşhis
Akciğer kanserinde tedavinin anahtarı erken teşhis

Bir kanser hastasının birkaç aylık tedavi süreci için yeni nesil tedavilerle 100 bin liraları aşan paralar ödenebildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Erim, yerli versiyonlar ile bu tür ilaçların maliyetlerinin çok düşeceğini açıkladı ve DHA’ya şunları söyledi:

“Bunun için gerçekten tüm çabamızla uzun bir süredir çalışıyoruz. Yeni nesil kanser ilacı çalışmalarımıza başlamak üzere projelerimiz hazır, fonlama bekliyoruz. Bu alanda iyi derecede deneyimlerimiz ve kapasitemiz var, şu anda kanser ilacı olma potansiyeli yüksek olan bir bileşik üzerinde son 4 yıldır çalışıyoruz. Bu bileşik Prof. Dr. Veysel Turan Yılmaz ve grubu tarafından sentezlenip, Prof. Dr. Engin Ulukaya ve grubu tarafından anti-kanser özelliği keşfedildi. Ben de Türkiye’ye döndükten sonra, son 2 yıldır bu ilaç adayının klinik öncesi değerlendirilmesi üzerine çalışmalar yapıyorum. Yaptığımız çalışmalar sonucu şunu gördük ki, şu an kanser tedavisinde kullanılan bazı kemoterapi ilaçlarına avantaj sağlayabilecek bir bileşik ile yüz yüzeyiz. Şu anda çıkan sonuçlar gayet ümit verici ve çok yakın bir zamanda da umuyoruz ki insan çalışmalarına başlayıp, ülkemizden ulusal bir kanser ilacı çıkartırız.

Normalde bir ilacın geliştirilmesi en az 12-15 yıl alan bir süreç. Biz bunun şimdilik yaklaşık 6 yılını geride bırakmış durumdayız. Ancak bunun klinik öncesi çalışması çok değerli. Bir de klinik faz çalışmaları var. Bunlar da yine uzun süreç alan dönemler en az 6 yıl alabilir. Genel anlamda ilaç geliştirme sektörüne baktığımızda çok yol kat ettik. Bu alana kendisini adamış çok çalışkan, motive bir takımla İstinye Üniversitesi ev sahipliğinde güçlü bir başlangıç yapıyoruz diyebilirim. Bu konudaki çalışmalarımızın Türkiye’ye çok fazla katkıları olacağına inanıyorum. Biz sadece bu bileşik değil hasta başı maliyetleri inanılmaz yüksek olabilen yeni nesil kanser ilaçlarının geliştirilmesi üzerine de çalışmalar başlatmak üzere projeler geliştirip, bazı kaynaklara fonlama için başvurduk. Yurtdışına bağımlı olduğumuz bu tür maliyetli tedaviler hem toplumsal açıdan hem de devletin politikaları açısından çok büyük giderler oluşturuyor. Bu nedenle bizler bilime gönül vermiş yakın zamanda hem halihazırda üzerinde çalıştığımız bileşik hem de üzerine yeni çalışmaya başlayacağımız ilaç adayları ile birlikte ülkemize hem bilimsel hem de finansal açıdan çok büyük katkılar sağlamayı amaçlıyoruz.

Yeni hedeflenebilir tedavilerde bir hastanın birkaç aylık tedavi süreci için 100 bin liraları aşan fiyatlar veriliyor. Çünkü gerçekten çok pahalı bu ilaçlar. Bu maliyetler yerli versiyonunu yaptığımızda çok çok düşecektir. Amacımız ülkemizde yeni ilaç geliştirme sürecini dünyada yarışabilir bir konuma taşımak, hastalarımıza yerli ilaçlarla çok daha uygun fiyatlarda, yüksek etkinliğe sahip tedavi opsiyonlarını sunabilmek.”