Ana Sayfa Yazarlar Türkiye’nin 4 bir yani deniz, peki balık var mı?

Türkiye’nin 4 bir yani deniz, peki balık var mı?

58
PAYLAŞ

Türkiye’de hep bir şeyler ters işliyor. Dünyanın hangi ülkesinin dört bir yanı deniz ile çevrilidir. İşte o ender ülkelerden biri Türkiye neden bir balık ülkesi olamadı? Hayvancılığa en elverişli topraklar bizde değil mi? Peki bu ülke dünyanın en pahalı etini yemiyor mu? Hadi pahalıdan vazgeçtik.

 

Bu ülke ithal balık Norveç Somon balığı ile tanışmadı mı? Peki balık da durum böyle de, et de farklı mıyız? Koca bir hayır. Eti de bu ülke ithal etmedi mi? Et fiyatlarını düşürün tehdidi bu ülkeden gelmedi mi?

BALIKÇI DİKİLİ’YE NE OLDU?

Dikili eskiden bir balıkçı ilçesi idi. O eski balıkçılık artık yok. Çünkü deniz de balık yok. Yasaklar yeni kalktı. Balık ağları  dün Türkiye’de denize atıldı. Akşam karanlığında sadece tek bir tekne fenerini yakarak limana yanaştı. Biz de abim Ufuk Uysal ile orada bir deniz ve balık hayranı olarak onları merakla ve ilgi ile izledik. Büyük bir heyecanla balıktan dönen balıkçı motorundakilerin ağlarını temizlemelerini bekleye koyulduk.
Tek tük değişik iriliklerdeki Palamut balıklarını ağdan kurtararak, su dolu havuza attıklarını zevkle izledik. Yüzler gülüyordu. Ancak gelen nimet balıkçıları öyle kendinden geçirecek düzeyde değildi.
Buruk bir sevinç vardı yüzlerinde. Çünkü yasaklar yeni kalkmıştı. İlk kez denize açılan motordaki balıkçılar, fazla bir balık ile dönmediler. Eskiden de böyle balıktan dönen balıkçıları izlerdik. Daha fazla sevinç ve coşku vardı.
Bu ilk çıkış dönüşünde gelen kısmet geçen yıllara göre zayıf olduğu için moralleri de düşürmüştü. Gazetecilik duyarlılığı hemen devreye girdi. Kaptan nasıl geçti yasaktan sonra dedim. Sormam ile Dikilili balıkçıdan gelen yanıt ’’Allah bin bereket versin ancak, umduğumuzu alamadık. Yine de umudumuz kaybetmeyeceğiz’’ yönünde teslim olmayan dik duruştaydı.
Bizim insanımız gerçekten dirayetlidir. Çabuk pes etmez. Dikilili balıkçıdan bunu gözlemledim. “Peki, kaptan neden böyle oluyor? Ben gazeteciyim anlat” dedim. Açtı ağzını yumdu gözünü. Hasan isimli Dikilili balıkçı nereden başlayayım abi dedi.

img_9507BİR BALIKÇI PROGRAMIMIZ VAR MI?

Bir kere profesyonel balıkçılık özendirilmiyor. Biz babadan balıkçıyız. Denize çocukluğumuzdan beri açılırız. Babadan kalan bir meslek. Ancak denizler eskisi gibi artık cömert değil. Eski balık yok. Yasak yasak da  yasak ile balık çoğalmıyor. Bir eksik var. Dünyanın değişik ülkelerinde devlet balıkçıları eğitiyor. Balıkların yavrulamasından tutunda da bunların tutulması aşamasına kadar her devrede bilgilendiriliyor. Biz de ise yanımıza uğrayan yok.

BALIKÇILIK ÖZENDİRİLSİN ANCAK BALIK NASIL ÜREYECEK

Yıllar önce Midilli’den mübadele yolu ile gelen bir balıkçı ailenin çocuğu olduğunu söyleyen Dikilili balıkçı Hasan, deniz ürünlerindeki çeşitliliğin de eski kadar çok olmadığını, Ege sularında balıkçılığın da can çekişme noktasında mücadele ettiğini söyledi.
Türkiye’de havuz balıkçılığının özendirileceğine, deniz balığının canlandırılması için kolların sıvanmadığını söyleyen Balıkçı Hasan, ’’Biz ne de dört dörtlük olduk da balıkta olacağız? Tarım da yok,  hayvancılıkta yokuz.
Bir de aracılar var. Üretici, balık tutan cefayı sürerken, sefayı satan aracılar yapıyor. İşte biz bir de bu moralsizlikle deniz çıkıyoruz. Bugün balıkçılık tam bir sefalet mesleği haline getirildi. Bu ülkede balıkçılığa sahip çıkacak biri çıkmayacak mı?” dedi.

KÖPEK BALIĞI YAVRULARI(CAMGÖZLER)
İLGİMİ ÇEKTİ

Sabah olur olmaz. Dikili merkezinde balıkçıları o sabah serinliğinde gezmek ayrı bir zevk. Bir balıkçının önünde köpek balığı yavrusu (camgözleri) gördüm. İthal bu köpek balığı yavrularını elime aldım. Hiç tatmadığım bu balık türü restoranlara satılıyormuş. Bizim alışık olmadığımız bu tür balıklarda yenmeye başlanmış. Belki de yeterince balık çıkmadığından olsa gerek ne dersiniz?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam