Ana Sayfa Yazarlar Türkiye’de siyasetçiler neden kaypak..?

Türkiye’de siyasetçiler neden kaypak..?

161
PAYLAŞ

 Köşemin adın İsveç Penceresi olunca, haliyle Türkiye İsveç ya da  Avrupa karşılaştırması kaçınılmaz oluyor. Bir zamanlar Türkiye’de en güçlü görülen AK Parti ittifakı bile çatladı. Bunlara olmaz derdik, onlarda sonunda bu modaya geçte olsa uydu.

Bir süreden yol ayrımında olan AK Parti’nin bir zamanların kale isimleri bir bir hatta AK Parti’nin doğal lideri ile bile göğüs savaşırcasına kapışmaya başladılar. Kim AK Parti’nin en ağır toplarından, bir yerde dava adam, partinin demirbaşlarından AK Parti’nin Bülent abisi Arınç’a Hodri Meydan dedirtirdi. Hem de kime karşı Ak Parti’nin ’’Doğal’’ lideri Recep Tayyip Erdoğan’a karşı.
BU SİNYALİ BİRKAÇ KEZ VERMİŞTİ
Zaten Bülent Arınç, bu düellonun sinyallerini daha önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile olsun ya da bir zamanlar ona bağlı olan TRT başta olmak üzere AK Parti sempatizanı TV kanallarına davet edilmemesi siteminde AK Parti’nin ambargosunun sinyalini verdi.
Şimdi ise AK Partiyi birlikte kurdukları Recep Tayyip Erdoğan ile böyle bir savaşa girişmesi ve ’’Dürüstlük’’ gibi ulvi bir kelimeyi ortaya atıp birbirlerini suçlamaları Türkiye’ye has bir üslup.
Yıllardır,  Recep Tayyip Erdoğan’ın, “her partide olur ama biz de böyle şeyler olmaz” dediği şeyler artık AK Parti’de de olmaya başladı. Peki, bunu nasıl okumak gerekir?
AK Parti’nin Türkiye’deki diğer siyasi partilerden bir farkı yokmuş. Geçmişteki bu çırpınmalar nafileymiş. Sizler gökten zembille inmediniz ki, siz de Türkiye’nin bağrından çıktınız. Sonuç ne bölünme mi, yeni bir siyasi parti mi, başka partilere transfer mi bekleyip göreceğiz.
NİYE AK PARTİ TÜRKİYE PARTİSİ
Batı Avrupa’da yaşadığım için buradaki tecrübeleri bilgi birikimini, siyasi ve genel kültürü mukayese için İsveç Penceresi açtık. İşte beğenmediğimiz, o batılılar bunları yapmıyor. Siyasetçiler böyle polemiklere hiç girmiyorlar. Sanıyorum, bu bir kültürel bir miras. Onlar atalarından böyle görmüşler. Bize de böyle görmüşüz. Onlar bir kere kişisel savaşa girmezler. Ülke meselelerinde ise hep bir devlet adamı gibi davranırlar. Siyasette de hiçbir zaman şahsi çıkar gözetmezler. Bu şahsi çıkar meselesi zaten olmadığı zaman ’’Öküz öldü ortaklık bitti’’ gibi bir anlayışta gündeme hiç gelmez.
ÖKÜZ ÖLDÜ ORTAKLIK BİTTİ
Bizim atasözlerimiz yok mu gerçekten hepsi bir harika. Tam Türk kişiliğini yansıtıyor. Boşu boşuna ’’ÖKÜZ ÖLDÜ, ORTAKLIK BİTTİ’’ dememiş atalarımız. Sanıyorum Bülent Arınç ile yolları bir süre önce  ayıran Erdoğan ile Arınç’ın Dolmabahçe görüşmeleri ile ilgili kılıçları çekilmesi, AK Parti’nin iki kurucu arasındaki söz düellosu bu atasözüne cuk oturuyor.
30 YILLIK DAVA BİR ANDE BİTTİ
Onun için öyle “30 yıllık dava arkadaşıyız, biz diğer partilere benzemeyiz, Kol kırılır, yen içinde kalır” gibi sallamaların Türkiye’de kıymeti harbiyesi yoktur. Biz birbirimizi çok iyi biliriz.
Türkiye’de siyasi dava arkadaşlıkları artık mezara kadar olmuyor. Çıkar bitti mi, her şey bitiyor.
Savaşı kim kazanır o bilinmez ama AK Parti içerisinde suların artık durulmayacağı kaynamaya başlayan suların AK Parti’ye nasıl zarar vereceğini zaman gösterecek.
Erdoğan, Başkan olmak için var gücü ile çalışırken, şimdi bir de AK Parti’nin eski kurmayları, eski kadim dostları ve ağır abileri ile uğraşacak. Bu da onun önümüzdeki günlerde ruh halini daha da gerecek.
AK PARTİ DE OLMAYACAK ŞEYLER OLUYOR
“Bu dünyada her şeyin bir sonu var” demişler ya,  AK Parti de artık ciddi bir şekilde S.O.S. vermeye başladı.
“Her şey de bir hayır var” derler ya, ben de haydi hayırlısı Türkiye’m diyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam