Ana Sayfa Güncel Türkiye’de kalsa harcanıp giderdi

Türkiye’de kalsa harcanıp giderdi

241
PAYLAŞ
PROF. DR. AZIZ SANCAR VE OGRENCILERI

Prof. Aziz Sancar’ın Nobel Kimya Ödülü’nü kazanması hepimizi sevindirdi, gururlandırdı.
Sancar, tevazu gösterip “Başarımı Türkiye’ye borçluyum” diyor ama henüz iki yıllık doktorken ’ye gitmeyip Türkiye’de kalsa bu başarıya kesinlikle uzanamazdı.
Bir an için Sancar’ın doğup büyüdüğü topraklarda kaldığını düşünelim.
Bakın başına neler gelirdi:
-Doğduğu ilçenin devlet hastanesinde günde 100’den fazla hastaya bakmak zorunda kalır, akşam olduğunda kıpırdayacak hali kalmazdı.
-Hastaneyi daha iyi bir noktaya getirmek için başhekim olmak ister ama devreye siyasilerin girmesi yüzünden kendisinden genç ve tecrübesiz birini başhekim olarak atarlardı.
-Tüm zorluklara karşın bir yandan hastanede çalışıp bir yandan bilimsel çalışma yapmak için bilimle ilgilenen kamu kuruluşlarına başvursa kendisine bir kuruş bile tahsis edilmez, “DNA da neymiş kardeşim! Sen git hastalarına bak” denirdi.
-Çevresindeki kıskanç meslektaşlarının asılsız ihbarları ile hakkında soruşturmalar açılır, bir ilçeden diğerine, bir hastaneden öbür hastaneye sürülürdü.
-Sürgünlerden bunalıp akademik alanda çalışmak için tıp fakültelerine gitse, kadroların nüfuzlu hocaların eş, dost ve akrabaları tarafından doldurulduğunu görürdü.
-Ağır iş yükü ve ideallerini gerçekleştiremeyişin yarattığı psikolojik travma yüzünden mesleğine de, hayata da küser, süresi dolar dolmaz emekli olup köşesine çekilirdi.
-Ömrünün kalan kısmını, emekli ikramiyesiyle zar zor aldığı küçük evin bahçesinde domates, biber yetiştirip sokak kedileri ve köpeklerini besleyerek geçirirdi.
-Televizyonda Nobel bilim ödüllerini kazananların isimleri okunup hayatları anlatıldıkça hüzünlenir, gözleri dolar, “Ah, hayat işte!” diye hayıflanırdı.
-Seçim dönemlerinde parti liderlerinin iktidar oldukları takdirde emekli maaşlarına zam yapacaklarına ilişkin vaatlerini buruk bir sevinç içinde dinlerdi.
-Yakın akrabaları ve vefalı eski hastalarından birkaçı dışından arayan soran olmaz, mütevazı evinde Azrail’in ziyaretini tevekkül içinde beklerdi.
++
Aziz Hocam; yıllar önce bilim adına, insanlık adına doğru olana yaparak iyi ki gitmişsiniz ABD’ye.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikSürdürülebilirlik politikamız BM hedefleri
Sonraki İçerikSakın dökmeyin!
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.