Selçuk Üniversitesi (SÜ) Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Göktaş, Türkiye’de en sık solunum yolları ve akciğer, kalın bağırsak, mide, pankreas kanserleri ile löseminin ölüme yol açtığını belirterek, “Erkeklerde en sık akciğer, prostat, kalın bağırsak, mesane, mide, kadınlarda ise meme, tiroit, kalın bağırsak, akciğer ve rahim kanseri görülmektedir.” dedi.

Göktaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tıptaki gelişmelere rağmen, ölüme yol açan hastalıklar arasında kanserlerin, kalp damar sistemi rahatsızlıklarından sonra ilk sırada yer aldığını söyledi.

Kanserlerin üçte birinin önlenebileceğini, büyük çoğunluğunun da erken tanıyla tedavi edilebildiğini vurgulayan Göktaş, dünya genelinde her yıl yaklaşık 17,5 milyon insana kanser tanısı konulduğunu, 8,7 milyon kişinin ise bu hastalıktan hayatını kaybettiğini bildirdi.

Göktaş, 2005 ve 2015 arasında kanser vakalarında yüzde 33 artış görüldüğüne işaret ederek, “Buna karşın tıptaki gelişmelere paralel olarak erken tanı, kanser tarama programları, beslenme ve yaşam şekli değişiklikleriyle kansere bağlı ölümlerde azalma ortaya konmuştur.

Ülkemizde yılda yaklaşık 175 bin kişiye kanser teşhisi konulmaktadır.” diye konuştu.

Dünyada erkeklerde en sık 1,6 milyon kişiyle prostat kanseri görüldüğünü, en çok ölüme ise 1,2 milyon vakayla solunum yolları ve akciğer kanserlerinin yol açtığını ifade eden Göktaş, kadınlarda ise 2,4 milyon vakayla en fazla meme kanserinin saptandığını dile getirdi.

 Kanser oluşumunda tütün ve alkol ilk sırada

“Ülkemizde en sık solunum yolları ve akciğer, kalın bağırsak, mide, lösemi ile pankreas kanserleri ölüme yol açtı. Erkeklerde en sık akciğer, prostat, kalın bağırsak, mesane, mide, kadınlarda ise meme, tiroit, kalın bağırsak, akciğer ve rahim kanseri görülmektedir.” bilgisini veren Göktaş, şunları kaydetti:

“Kanser oluşumunda yüzde 90-95 etkili olan tütün ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme ile obezite, hareketsiz yaşam, güneş ışığının zararlı etkilerine fazla maruz kalma, enfeksiyonlar gibi çevresel etkenlerin kontrol altına alınması, hastalığın görülme sıklığını azaltacaktır.

Akciğer kanserinde tedavinin anahtarı erken teşhis
Akciğer kanserinde tedavinin anahtarı erken teşhis

Doğru korunma stratejileriyle kanser vakalarının yaklaşık yüzde 30-40’ı önlenebilir. Sağlıklı yaşam tarzlarının benimsenmesiyle kanserden korunmak mümkün olabilmektedir. Tarama programlarıyla erken teşhis konularak lokal evrede saptanan kanserlerden tamamen kurtulabilmek mümkün hale gelmiştir.

Kanserlere ileri dönemlerde yakalanmış olunsa bile günümüzde yeni tedavi yöntemleriyle pek çok kanser türünde uzun yaşam sürelerine ulaşılmıştır.”