“Barış Gazeteciliği Atölye çalışması” Gazeteciler Cemiyeti’nin katkısı ile 22 Aralık 2016 tarihinde Bizim Çatı Restoranda gerçekleştirildi.

Tüm İletişim ve Medya Federasyonu şbirliği ve Gazeteciler Cemiyetinin katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, “Barış: Ne, Nasıl, Nerede, Kiminle?” seminerinde Barış Kültürü, “farklılıklardan doğan çatışmaların yaratıcı ve yapıcı bir şekilde, şiddetsiz yöntemlerle idaresinin sağlanmasıdır” şeklinde anlatıldı.

Barış Gazeteciliği kavramının Savaş Gazeteciliği gibi savaştan beslenmediği ve şiddeti normalleştirmediği konuşmacılar tarafından anlatıldı. Yanlış yaklaşıma sahip haberleri yapmaya devam eden gazetelerin sorunları normalleştirdiği ve yeniden üreterek yaygınlaştırdığı vurgulandı.
Sonsöz Gazetesi adına Nilay Gazeloğlu’nun katıldığı projede konuşma yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin projenin öneminden bahsetti.

“Biz çok kadim bir ülkede, çok kutsal topraklar üzerinde yaşıyoruz” diyen Başkan Bilgin “Öncelikle böyle bir çalışmayı yaptıkları için Demir Leblebi Kadın Derneği’ni kutluyorum. Bir ülkede barışın sağlanması için en büyük katkıyı kadınlarımız yapıyor. Ben meslek hayatım boyunca kadın derneklerine ve kadınlara çok önem verdim. Birleşmiş Milletler ile 2 yıl boyunca kadına şiddeti kapsayan bir çalışma yaptık. Her ne kadar gazetelerde bizim kadınlarımız şiddete maruz birey olarak gösterilse de, bizim toplum olarak kadına bakış açımız gazetelerin 3’üncü sayfalarında yer aldığı gibi değildir. Biz, bir fikri en doğru şekilde anlattığımız zaman buna ana fikir deriz. Yine bizim ülkemizi yöneten en önemli yasamız anayasamızdır. Biz bu üzerinde ölünecek topraklara “ana vatan” ismini vermişiz. Geçmişten bu güne kadına saygı hep olmuştur ve olacaktır.”

Bilgin özetle şunları söyledi:

“Biz önce kendimizi ötekileştirmişiz. En üzüldüğüm konulardan birisi budur. Biz kendimize bir takıp rozetler takarak sınıflandırma yapmışız. Bir ülkede basın yandaş, candaş, havuz medyası, paralel medya gibi sınıflara ayrılmışsa, zaten ötekileştirme oradan başlıyor. Ötekileştirici tavırları kabul etmem mümkün değil.

Eğer gazeteciyi bir geometrik şekle benzetmek istersek bunun bir tek tanımı vardır, o da doğrudur. Gazeteci sadece doğruları yansıtan bir mesleğin erbaplarına verilen isimdir. Umarım hepimizin yaptığı ve yapacağı çalışmalarla bunu düzelteceğiz. Bu ülkede Demir Leblebi Kadın Derneği gibi kurumlar adım attığı sürece yol alabiliriz.
Demek ki bu ülkede yaşayan bireyler, bu ötekileşmeden ve barış dilinden uzaklaşmadan şikâyetçi. Biz çok kadim bir ülkede, çok kutsal topraklar üzerinde yaşıyoruz. Bizim en fazla barış diline ihtiyacımız var. Çünkü çok farklı etnik gruplardan oluşuyoruz. Bunları özümsersek, barış dilini kullanabilirsek, ötekileştirmeden uzaklaşırsak çok ciddi bir yol alırız. Barış diline ve sevgiye sıkı sıkı sarılmamız lazım” dedi.

Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen yerel medya çalışanlarının “Barış” ve “Barış Gazeteciliği” konusunda bilgilendirildiği sunumlar sonrası da katılımcılardan gün içinde edindikleri bilgiler ışığında belirleyen haber konularını kullanarak haber yapmaları istendi.
Günün sonundaki sertifika töreninden sonra katılımcılar, Barış Kültürünü yaygınlaştırmak için haber metinlerini hazırlama konusunda daha özenli davranacakları konusunda ortak paydada buluştular.