Ana Sayfa Yazarlar Türkiye savaşa mı? Yoksa seçime mi gidiyor?

Türkiye savaşa mı? Yoksa seçime mi gidiyor?

340
PAYLAŞ

İsveç’ten Türkiye’ye baktığınız zaman, insanın aklına bu başlıktaki sorular geliyor. Bir taraftan terör her gün can alıyor, bir taraftan siyasiler arasında sürekli artan bir gerginlik, saldırılara uğrayan bir medya ve aynı zamanda birbirini suçlayan iki ayrı medya kuruluşları.
Her gece haber kanallarına baktığınız tartışma programlarında gazetecilerin sanki takımların amigoları gibi objektiflik ilkesinden uzak  tuttukları takımların amigoları gibi sahne almaları sandık başına gidecek seçmen açısından ve düşündürücü bir talihsizlik olarak görüntü veriyor.
Birlik ve beraberlikte İsveç Türkiye’ye göre daha sağduyulu. Yaklaşık 28 yıldır yaşadığım İsveç’te uzun yıllar çeşitli kurumlar için gazetecilik yaptım.
Çok kez İsveç’te yapılan seçimleri bir Türk gazetecisi olarak izledim. Ancak Türkiye’de yaşanan seçim atmosferi tablolar buralardan çok uzak, açıkçası adını koymakta bile zorlanıyorum.
Türkiye’deki açıklamalara baktığınızda herkes ülkesini, milletini ve bayrağını seviyor. Ancak bu sevgi için ortak bir platformda buluşup kimse elini taşın altına koymuyor.
Ülke her geçen gün batağa batıyor.
Yaşadığım 9,5 milyonluk İsveç’te ise ülke çıkarı söz konusu olduğunda ”Birlik ve Beraberliği” en iyi şekilde yaşama geçiriliyor.
Geçmişte bunu hem ekonomik kriz ortamlarında, hem de siyasi kriz ortamlarında tüm siyasi partilerin birleşerek, partiler üstü bir davranışla, ülkeyi bu krizlerden çıkardıklarını gördük. İsveç ile Türkiye’yi karşılaştırdığımız da siyasilerin farkı bu açıdan net olarak çıkıyor.
Hedefte Cumhurbaşkanı Erdoğan var
Türkiye’den İsveç’e gelen haberlerde ise fatura genelde Cumhurbaşkanı Recep ’a çıkarılıyor.
Türkiye’nin özel bir dönemden geçtiğine vurgu yapan İsveç medyası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisi gibi düşünmeyenleri toplumun her kesiminde yok etme politikasının, Türkiye’yi kargaşaya ve kaos’a ittiği yönünde.
İsveç medyasında Türkiye’den gelen haberler ve yorumlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “diktatör bir lider” değerlendirmesi ile anılıyor ve onun egosunun ülkeyi karanlığa götürdüğü yönünde görüşler dile getiriliyor.
Sokaktaki insan yatırımdan vazgeçti
Türkiye denince özellikle Akdeniz ve Ege sahillerini tercih eden ve turizmde çıtayı biraz daha yükselterek, Türkiye’de gayrimenkul yatırımı yapan İsveçlilerde, yatırım anlamında bekleme başladı.
Emeklilik yaşına gelmiş ve Dalyan hayranı bir İsveçli çiftle Türkiye’den İsveç’e uçarken 1 yıl önce tanışmıştım.
Türkiye’yi ve Dalyan’ı çok sevdiklerini ve kalan ömürlerini Dalyan’da bir ev alarak sürdürmek istediklerini yol boyunca anlatan çift son aylarda İsveç televizyonu ve yazılı basında izledikleri olumsuz Türkiye haberleri ile bu heveslerini ertelediklerini üzülerek öğrendim.
Telefon görüşmesinde İsveçli çiftin özellikle bu olayların arkasındaki ismi İsveç medyasının etkisinde kalarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olarak göstermesi de düşündürücü idi.
Demokrasinin eksiksiz işlediği İsveç’te İsveçlilerin görüşü, “Türkiye’de her şeyin ters islediği” yönünde.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam