Türkiye, Rıza’yla hesaplaşmalı

0
36

Türkiye, İran asıllı altın tüccarı Rıza’yla artık hesaplaşmalı. Adam tanık sıfatıyla “buna şu kadar rüşvet verdim, işleri şöyle çevirdik” diye konuşuyor ama her konuda olduğu gibi bu olaya da farklı bakıyoruz.

Alışkanlık oldu, ortaya bir iddia atılıyor, başta bir kısım medya olmak üzere, hemen “yalancı, iftiracı, belgeler sahte, şu örgütle ilişkisi var, hain, kumpas kuruluyor, ispat etmezsen şerefsizisin” lâflarıyla yaygara koparıp olan biteni anlamaktan, görmemezlikten geliyoruz, hatta örtbas etmeye çalışıyoruz. Ekonomide zaten her şeyi “spekülasyon, manipülasyon, geçici” diye geçiştiriyoruz.

Sıkıntı burada. Adam orada bülbül gibi şakıyor, gideli bir yıldan fazla olmuş, bugün kalkıp “yahu bu adamın gitmesine kim izin verdi?” diye soruluyor. Hakkındaki iddiaları “yasal olmayan yollardan temin edildi, kumpas kuruldu, bu hayırseverdir” deyip sırtı sıvazlanırsa adam tabii ki gider, federal ajanlara sığınır. Bir de ismi üzerinde anlaşsak! Adam düne kadar Rıza Sarraf’tı şimdi Reza Zarrab diyoruz. Aynen kırk yıllık Esat’a, bir gecede Esed dediğimiz gibi.
İşin diğer boyutlarına bakalım. Rıza davası başlamadan önce şunu paylaştı uzmanlar: Eğer Rıza Türkiye’de, ABD’de olduğu gibi aynen bu şekilde yargılansaydı başımız ağrımazdı. Olmadı, günü geldi, şimdi birileri hop oturuyor hop kalkıyor.

Dahası, yaptıklarını inkâr etmeyen ve “ceza evinde bile rüşvet verdiğini söyleyen bu adam, ABD’li yetkililere mahkemede iddianame konuları dışında, başka şeyler söyledi mi? Söylediyse ki “canını kurtarmak için her şeyi yapar”, bu söyledikleri nerede, kimin bilgisine sunuldu. Birileri bunu Türkiye –ABD arasında siyasi koza, “şunu yapmazsanız açıklarız haa “deyip tehdide, şantaja dönüştürür mü?

Peki, biz ne yapacağız? “Sahte belgelerle “ülkemiz aleyhine çalışmalar yapmak” suçlamasıyla ABD’li savcılara soruşturma açıldı. Ama sanıkken tanığa dönüştürülen adam “ben filanca bakana 60 milyon dolar rüşvet verdim” diyor, seyrediyoruz. Meclis’in, AKP’nin, savcıların, Adalet Bakanlığının hemen harekete geçip bu ve yapılacak diğer konuları soruşturması lazım. İşte hesaplaşma dediğimiz bu.
Dosyalar yeniden açılsın, araştırılsın, biz de kendi bağırsaklarımızı temizleyelim. Türkiye adaleti geçmişte çok büyük skandalları, rezillikleri, yolsuzlukları yargıladı, sonuçlandırdı. Rıza skandalını da bitirmeli ama kuş elimizden kaçtı.

Rıza, para aklama uzmanı olur

Anlaşılan, hakkında hiçbir suçlama yapılmaması garantisiyle tanık konumundaki Rıza, itiraflarından sonra sembolik olarak bir iki gün içeride tutulacak, dava bitince salıverilecek. ABD topraklarında kaybolur gider, belki de Meksika ile ABD arasında altın ticaretine başlar ya da müzik sektörüne girer. FBI’da uluslar arası kara para aklama, rüşvet uzmanı bile yapabilirler.

“Sıkıysa yakala” adlı gerçek hikayeye dayalı bir filmde Frank Abagnale Jr. adlı kişinin 20’lı yaşlardan itibaren sahte çek, senet, evrak, kağıt para üreterek dolandırıcılıkla milyonlarca dolar elde etmesi anlatılır. Sahte diplomalarla işe girer, pilot, doktor bile olur. Yıllar süren kovalamacının ardından yakalanır ve hapse atılır. Ama bu işleri yapmakta o kadar hünerlidir ki, cezasının hafifletilmesi şartıyla, FBI’ya danışmanlık yapması istenir, uzman olur, bu gibi sahtecilik işlerini çözer.
Bizim Rıza’ya da bu iş yakışır. Ne de olsa o bir uzman ve ajanlarla kanka.