Ana Sayfa Politika TÜRKİYE KOPUŞTA

TÜRKİYE KOPUŞTA

66
PAYLAŞ

CHP Genel Başkan Yardımcısı , Cumhurbaşkanı ’ın yeni anayasa ve başkanlık sistemi için çift referandum sinyaline ilişkin, “Türkiye bir kopuş yaşıyor, biz başkanlık rejimini tartışıyoruz. Türkiye bir yol ayırımında. Hazret uçakta o da olsun bu da olsun diye tartışma yapıyor ya, böyle bir şey yok” dedi.

Tanrıkulu, ’de düzenlediği basın toplantısında Ocak-Kasım 2015 İnsan Hakları İhlal Raporu’nu açıkladı.

-“ORASI NERESİ, SINIRIN DİĞER TARAFI MI?”-

Cizre ve Silopi ilçesinde öğretmenlere giden mesajlara işaret eden Tanrıkulu, “Bu neyin habercisidir acaba? Yüzlerce öğretmen var orada Silopili ve Cizreli olmayan. Ellerinde valizler terk ediyorlar. Orası neresi, sınırın diğer tarafı mı?” diye sordu.

-“ASIL NEDEN TANIKLIKLAR OLMASIN”-

Şırnak’ın Cizre ile Silopi İlçesi’nde görevli öğretmenlere SMS ile mesaj gönderilmesine ilişkin soruya Tanrıkulu, “Silopi’de hangi nedenle meslek içi eğitim diye insanları bulunduğu yerden çekeceksiniz, memleketlerine göndereceksiniz, gidin memleketiniz de meslek içi eğitim kursu alın diyeceksiniz yani bu gerekçe herhalde asıl gerekçe değildir, kimse buna inanmaz. Asıl neden büyük bir ağır bir tablo ortaya çıkacak bu ağır tabloda yani hem tanıklıklar olmasın hem de yani sonuçta bir vesileyle Silopi’ye gelen Cizre’ye gelen ama Silopili ve Cizreli olmayan öğretmenlerin yaşam hakları ihlal edilmesin, amaç bu olur, başka bir şey olmaz. Bunun dışında başka bir neden göremiyorum” yanıtını verdi.

-“ERDOĞAN’IN BAŞKANLIK HAYALİNİN SUYA DÜŞMESİYDİ”-

Çözüm Süreci’ne ilişkin soruya Tanrıkulu, “7 Haziran’dan sonra öncesinden başlayarak hangi nedenle bu sürecin yani kör topal işleyen sürecin heba edildiğini biliyoruz. Yani bu da Erdoğan’ın başkanlık hayalinin suya düşmesiydi, 7 Haziran sonrasında. Sonuçta çok ağır bir çatışma ortamıyla karşı karşıya kaldık. Adeta Türkiye halkına ölüm gösterilerek sıtmaya razı edildi. Kanla, ölümle biat ettirilmeye çalışılan bir toplum var” diye konuştu.

-CUMHURBAŞKANI’NA YANIT VERDİ-

“Cumhurbaşkanı’nın yeni anayasa ve başkanlık sistemine ilişkin çift referandum yapılabilir sözüne ne diyorsunuz?” sorusuna Tanrıkulu, “Şu an itibarıyla başkanlık rejiminin tartışılmış olması Türkiye  bakımından büyük bir zulümdür” dedi.
“Mümkün müdür anayasa tekniği açısından iki konunun” sorusuna da Tanrıkulu, “Tabii ki mümkündür, anayasa tekniği açısından mümkündür ama bütün bu hak ihlallerinin nedenleri anayasa mıdır? Tamam yeni anayasa yapalım ama nedeni bugün yaşadığımız ağır insan hakları ihlallerinin nedeni bu anayasa değil ki,  bu anayasanın bile uygulanmamasıdır” dedi.
“Cumhurbaşkanının önerisi başkanlık sistemini hızlandırmak amaçlı olabilir mi?” sorusuna da Tanrıkulu, “Zaten anayasa ayaklar altında. Bu başkanlık tartışmalarıyla veya anayasa tartışmalarıyla  bugün yaşadığımız ağır insan hakları ihlalleri tablosu örtülmek isteniyor. Bu anayasanın dışında bizim gündemimiz  yok mu, Türkiye bir kopuş yaşıyor, biz başkanlık rejimini tartışıyoruz. İnsanlar ölüyor, Türkiye bir yol ayırımında. Hazret uçakta o da olsun bu da olsun diye tartışma yapıyor ya, böyle bir şey yok” dedi.

-RAPORDAN NOTLAR-

Ocak-Kasım 2015 İnsan Hakları İhlal Raporu’nda sokağa çıkma yasağına ilişkin “çok sayıda ilçede keyfi bir biçimde uygulanan ‘aç-kapat’ usulü” ifadesi kullanıldı.
İl İdaresi Kanunu’na dayanarak ilan edilen sokağa çıkma yasaklarının tamamen hukuksuz olduğu iddia edilen raporda şu ifadeler yer aldı:
“Sokağa çıkma yasakları dolayısıyla yaşamını yitiren yurttaş sayısının Kasım ayı itibariyle 67’ye ulaştığı bilinmektedir.
TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin verilerine göre 16 Ağustos 2015 tarihinden 11 Aralık 2015 tarihine kadar 7 ilde, 2014 nüfus sayımına göre toplam 1 milyon 299,061 kişinin yaşadığı 17 ilçede toplam 52 kez süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasakları ilan edilmiş ve bunlardan en uzunu 14 gün boyunca sürmüştür.
2015 yılının ilk 11 ayı boyunca 214 kişi yargısız infazla öldürülmüştür. 19 kişinin faili meçhul cinayetle katledildiği 11 aylık süreçte operasyonlar sırasında da 445 kişi yaşamını yitirmiştir.
Kayıtlara geçen 78 ayrı vakada, toplam 703 kişi işkenceye maruz kalmıştır. Cezaevlerinde de yine 128 kişi işkence veya kötü muameleye maruz kalmıştır. Gözaltında 4 kişinin yaşamını yitirdiği ilk 11 ay boyunca cezaevlerinde yaşamını yitirenlerin sayısı da 28’dir.
7 Haziran ve 1 Kasım olmak üzere iki genel seçimi yaşayan Türkiye, bu dönemde en az 156 parti binasına yönelik saldırıya da tanıklık etmiştir.”

-BOMBALI SALDIRIDA 138 KİŞİ ÖLDÜ-

Rapora göre “yaşam hakkı” ihlalleri nedeniyle 11 ayda 2 bin 899 kişi öldü,  bin 946 kişi yaralandı. Yargısız infaz nedeniyle 214 ölü, 242 yaralı; operasyon da 445 ölü, 656 yaralı; silahlı çatışma da 21 ölü, 28 yaralı; bombalı saldırı da 138 ölü, 631 yaralı;  iş kazasında 1742 ölü; asker intiharları- şüpheli asker ölümü 29, faili meçhul 19 ölü, 2 yaralı, siviller arası saldırılar da 1 ölü, 9 yaralı, nefret saldırılarında 3 ölü, 6 yaralı, Suriye’de çatışmalar da 1 ölü, kara mayınların da 2 ölü, 24 yaralı, öldürülen gazeteci  2; kadına yönelik erkek şiddeti 259 ölü, 343 yaralı, çocuğa yönelik şiddet- çocuk intiharları 23  ölü(16 intihar, 5 aile ici, 2 toplumsal alanda şiddet sonucu), 5 yaralı bulunuyor
Rapora göre “toplantı ve gösteri özgürlüğü” nedeniyle 3218 gözaltı, 174 tutuklama, 162 yaralı var.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam