İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC), etkinliğini uluslararası arenaya taşıma hedefiyle başlattığı çalışmalar kapsamında, İran’da bir konferans düzenledi.

ISTAC’ın İran Bölgesel Tahkim Merkezi (TRAC) ile ortaklaşa düzenlediği konferansta, tahkim hukukçuları bölgesel fırsatlar ve işbirliği koşullarını değerlendirdi. ISTAC Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı, konferansta yaptığı konuşmada, “ISTAC-TRAC işbirliği her iki ülke tahkimi için azımsanamayacak olanaklar sunuyor, bunu fırsata dönüştürebiliriz” mesajını verdi.

Tahran konferansının da bu işbirliği yönünde atılmış bir adım olduğunu hatırlatan Prof. Akıncı, artık bölgesel tahkimin önemini artırdığını vurgulayarak, “Elbette uluslararası tahkim alanında etkin konumdaki Paris, Londra, Cenevre gibi büyük merkezlerin önemini ve rollerini yadsıyamayız, ancak bölgesel tahkim merkezlerinin önemi gün geçtikçe artıyor. ISTAC olarak, Tahran Bölgesel Tahkim Merkezi TRAC’ı Türkiye pazarına sunmak istiyoruz. İran, Türk yatırımcılar için çok önemli bir pazar… Ayrıca batı dünyasından şirketlerin İran’da yapacağı yatırımlar açısından da, uyuşmazlıkların çözümünde ISTAC önemli fırsatlar sunuyor. İki merkez arasındaki işbirliği bölgesel açıdan ekonomik ve ticari büyümeyi beraberinde getirecek. Bölgesel tahkim merkezleri uyuşmazlıklara çözüm arayan taraflar için de avantaj, zira kültürel ve sosyal olarak tarafları daha iyi anlıyor ve ihtiyaçlarına daha hızlı ve kolay cevap verebiliyorlar.” dedi.

İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) uluslararası lige çıkarak, merkezi Lahey’de bulunan Daimi Tahkim Divanı PCA (Permanent Court of Arbitration-PCA) ile bir işbirliği anlaşması imzaladı.

Prof. Ziya Akıncı, İstanbul Tahkim Merkezi’nin kısa bir süre önce, merkezi Lahey’de bulunan Daimi Tahkim Divanı PCA (Permanent Court of Arbitration) ile işbirliği anlaşması imzalandığını hatırlatırken, ISTAC’ın uluslararası kimliği açısından bu anlaşmanın önemine dikkat çekti. Prof. Akıncı, bölgesel tahkim açısından İstanbul’un avantajlarını anlatarak, “İstanbul, uygulamacılar için lojistik altyapı ve hukuki anlamda stratejik yönden çok uygun bir konumda bulunuyor. Ayrıca ISTAC’ın ‘İstanbul Finans Merkezi’ projesi kapsamında kurulması çok önemli; bu sayede hükümet, kamu ve özel sektörden büyük destek alıyoruz. Artık kamunun standart sözleşmelerinde tahkimin yalnızca bir seçenek değil, gerçekten kullanılacak bir çözüm yolu olmasını sağlıyoruz. Bununla birlikte, uluslararası divanımız tarafsızlık ve bağımsızlığımızın en büyük güvencesi… Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) üyesi olan yönetim kurulu üyelerimiz, ISTAC’ın kendi kurumsal ve sektörel alanlarında tanıtılması için önemli rol oynuyorlar. Dolayısıyla 1.5 senede, az zamanda çok mesafe aldık; Sadece ISTAC’ı değil tahkimi de tanıttık, farkındalık yarattık. Sonuçta, kurumumuz henüz yolun başında olmasına rağmen kuruluşundan bugüne kadar 9 dava almış ve kaydettiği bu davalardan bir kısmını sonuçlandırmış bulunuyor. Daha da önemlisi, ISTAC’ın artık büyük meblağlı sözleşmelere de yazılıyor ve tercih ediliyor olması gelecek için umut veriyor. Bu gelişme yakın gelecekte dava sayımızın artacağının en somut göstergesi.” dedi.Uluslararası dava deneyimine sahip hukukçuların buluştuğu konferansa ev sahipliği yapan Tahran Tahkim Merkezi (TRAC) Direktörü Oveis Rezvanian ise, bu alanda her türlü hukuki altyapıya sahip olduklarını vurgulayarak, “İran, (yabancı hakem kararlarının tanınması, icrası ve tenfizine yönelik) New York Sözleşmesi’ne taraf. Yurt içi ve milletlerarası tahkimi düzenleyen kanunları, uzmanlardan oluşan zengin bir hakem listesi bulunuyor. Tahran Tahkim Merkezi’nin hükümet ile hiçbir bağı yok, tarafsız ve bağımsız bir kurumuz. Ayrıca TRAC, zaman ve masraf açısından uygun, pahalı olmayan etkin bir tahkim seçeneği sunuyor.” dedi.

Avrupa’nın önde gelen tahkim hukukçularından Matthieu de Boisséson da, oturum başkanlığı yaptığı konferansta, İran ve Türkiye’nin tahkim kurumları arasındaki işbirliğini bölgesel açıdan önemli bir adım olarak değerlendirdi. Boisséson, “Bölgesel tahkim merkezlerinin, uluslararası ticaret ve yabancı yatırımcılar için sunduğu güvenceler ekonomik, ticari ve hukuki gelişmeleri de beraberinde getiriyor“ dedi.

ISTAC Milletlerarası Tahkim Divanı Üyesi, İran asıllı hukukçu Hamid Gharavi, konferansta ISTAC-TRAC işbirliğini değerlendirirken, İran’ın “Washington Konvansiyonu” olarak bilinen “Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları Çözüm Merkezi-ICSID Sözleşmesi’ni onaylamasının önemine dikkat çekti. Ghravi, “Geleceğe doğru en önemli pozitif adımlardan biri bu olacak” dedi.

ISTAC Genel Sekreteri Candan Yasan Tepetaş ise konuşmasında, Türkiye’nin uluslararası bir tahkim merkezi için tüm hukuki altyapıya sahip olduğunu vurguladı. ISTAC Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu, Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı ve ISTAC Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Öztatar, ISTAC Yönetim Kurulu üyeleri Müjdat Keçeci ve Av. Mehmet Rifat Bacanlı da Tahran konferansına katılarak, kurumun bölgesel tanıtımına katkı sağladılar.

İstanbul Tahkim Merkezi ile Tahran Tahkim Merkezi arasındaki işbirliğinin ilk adımı, Aralık 2016’da gerçekleştirilen Paris konferansı ile atılmıştı. Çarşamba günü Tahran’da ortaklaşa düzenlenen toplantıyı, önümüzdeki aylarda tahkim dünyasının önde gelen isimlerini buluşturacak olan İstanbul konferansı izleyecek.