Türkiye ekonomisi anlaşılmaz, yaşanır

0
498

Memleket ekonomisi üst üstte son iki çeyrekte yüzde beş büyümeyi yakaladı ya bu batılı “sarı kafalar” kalkmışlar, “bu rakamlar şüpheli, şaibeli, siyasi müdahale var” filân diye raporlar yazmışlar.

Bu yabancı uzman kılıklı tipler, kendi ülkelerinde işler tıkırında olduğundan, sıkıntıdan, işsizlikten bizim gibi ülkeleri izlemeyi severler. Alırlar iki üç rakam, oynayıp durular. Haritada göstermezler ama bir bakarsınız hepsi Türkiye uzmanı olmuş. Bazen bizi rahatsız eden “bildiğimiz konuları” da dile getirseler bile şu son yorumlar insanı çıldırtıyor kardeşim!

“Efendim nasıl olmuş da Türkiye büyümede iki defa üst üste yüzde beşi yakalamış, bunlar şişirilmiş rakamlarmış, vs.”, döktürüp duruyorlar, sağda solda konuşuyorlar. Var mı elinde bilgi, belge? Çıkar ortaya biz de görelim neresi şişirilmiş?
Neymiş, “Türkiye büyümede sadece Çin ve Hindistan’ın gerisinde kalmış, ama rakamlar güvenilir değilmiş”.
Sen kimsin ya, Türkiye’yi 3. sınıf ülke kategorinse sokuyorsun? Yani koca ülke kalkıp tüm dünyaya yalan, yanlış, üzerinde oynanmış rakamlar mı açıklayacak? Hadi bırak seni; kendini mi kandıracak? Bunca uluslararası kuruluş, uzman, bağımsız denetçi, gözlemci, doğrudan dolaylı yatırımcı, borsası, piyasası var, bir sen “uyanıksın”, bir sen akılsın. Yediği naneye bak!

Örneğin; not kırarak Türkiye’yi yatırım yapamaz ülke sınıfına sokan Fitch denen kredi kuruluşu, IMF, Dünya Bankası, OECD, dev bankalar, “büyük bir mahcubiyetle” her gün rakamlarını revize ediyorlar, olumluya doğru çekiyorlar. Buna ne diyorsun?
Bu Alman kafası yazmış, “eğer bir mucize yaşanıyorsa Türkiye için mutluluk verici”. Aklı sıra dalga geçiyor. Bırak o mutluluğu biz yaşayalım. Sana mı soracağız?
Diğer birkaç uzman daha “yumuşak” yazmışlar ve sorunlara değinmişler. Biz de biliyoruz, enflasyonu, işsizliği, cari açıkları, faizleri, üretim yetersizliklerini, iki de bir değiştirilen hesap modellerini, işletmelere üç ayda 200 milyar para akıtıldığını.
Bunlar bir tanesi kafayı turizme takmış, İstanbul’u dolaşmış, yabancı turist sayısında gözle görünür artış varmış. Sağ ol, beş yıldızlı otellerin en ucuz biletle uçan turistlerle doldurulduğunu senden öğrendik.

Doğru bir yorum var Demiş ki bir uzman, “ucuz petrol fiyatlarının, ucuz küresel finansmanın, rekabet gücü yüksek liranın olduğu bu atmosferde Türkiye ekonomisinin neden daha iyi performans göstermediği sorusu üzerinde kafa yormalı”
Aferin! Konu bu, soru bu, bunları konuşmak lâzım. Böyle “Türkiye, sen şaka mı yapıyorsun” dersen, lâfının nereye gittiğini de bileceksin. Alırsın cevabı, oturursun.
Bunların sonu gelmez. Türkiye’nin nasıl ayakları üzerinde durduğu, Türk insanın her şeye rağmen günlük yaşantını nasıl sürdürdüğünü, (biz, kendimiz de anlayamıyoruz), bu “sarı kafalılar” hiç anlamaz.

Sayın uzmanlar, bizim ekonomi her zaman öyle sizin okul kitaplarınızda yazan teorilerle, varsayımlarla, modellerle anlatılmaz, çözümlenmez. Bizim ekonomide bazen iki kere iki dört etmez. Türkiye ekonomisi anlaşılmaz, sadece yaşanır.
(Not: “sarı kafalılar, yediği naneye bak” tanımlanmaları Necmettin Erbakan’a aitti, oradan esinlenerek kullanıldı)