Ana Sayfa Yazarlar Türkiye bu işin içinden neden çıkamıyor?

Türkiye bu işin içinden neden çıkamıyor?

47
PAYLAŞ

 Türkiye’de yıllanmış’ artık kokmuş bir balık gibi önümüzde duran bir PKK sorunu var. Ancak bunun analizini yapan uzmanları, analistleri dün dinlendim. Hani derler ya’ bir deli bir kuyuya taş atmış’ kırk akıllı çıkaramamış diye aynı o misal.

Onun için Türkiye bu işin içinden çıkamaz kanaatindeyim. Yıllardır kanayan bir yara. Kaç hükümet geldi geçti sorun hep aynı noktada hatta zaman zaman zirveye de çıktı. Sonuç bilanço ilişkisi hep aynı. Maalesef durduğumuz yerde sayıyoruz.

Şehit cenazeleri birbirini izliyor. Şehit sayısına göre mateme giriyoruz. O gece haber kanalları hemen bu yönde program yapıyorlar. Yani bilindik atmosfer. Siyasi liderlerden kınamalar. Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak. İntikamları sonuna kadar alınacak. İnlerine gireceğiz. Darmadağın edeceğiz. Taş, taş üzerinde kalmayacak. İşte İncirlik’te şu kadar F16 kalktı şu kadar noktayı vurdu gibi bildiğimiz süreçler.

Dün gece de öyle bir tartışma programı vardı. Orada da saatlerce süren tartışmalar. Biri Kürt sorunu var diyor. Öteki Kürt sorunu yok, PKK terör örgütü sorunu var diyor. Öteki ben Türk doğmadım.

Ancak Kürt olduğum için Türk olmam için zorlandım, bir diğer ise özerlik mi? federasyon mu? diyor. Yani konu tam bir arapsaçı. Çöz çöze bilirsen. O kadar kamuoyu araştırmaları yapılır. Bilimsellik nerede diye kendi kendime sordum. Devletin ya da sivil toplum kuruluşların ya da bu konuda kafa yoran kurum, kuruluşlar, üniversiteler nerede dedim.

BU İŞİN BİLİMSEL ÇÖZÜMÜ VE VATANDAŞ YOK MU?

Bir de bu işin bilimselliği ve toplum vicdanı vardır. Ancak bir gün bunu duymadık. Sadece şehit cenazelerinde ’’Şehitler ölmez, vatan bölünmez’’ gibi sloganlar duyarız. Türkiye’de yaşayan Türk’ü Kürt’ü Çerkez’, Arap’ı, Gayri Müslim’i ve diğerleri ne düşünür bu konuda. Onların beklentileri nelerdir. Onları hiç yalın olarak duymadık.

EN AZINDAN BİR KAMUOYU ARAŞTIRMASI YAPILSIN

İşte açlık sınırı şu kadar, işsizlik bu kadar. Bu sene şu kadar turist ülkemize şu kapılardan girdi gibi istatistiki bilgileri derler sevgili meslektaşlarım ya da kurumlar onlara bildirir. Biz de ajans bültenlerinde hep duyarız.  O nedenle bir ülkede bir sorun varsa ve yıllardır da kan ve gözyaşı varsa bu öyle günlük siyasi manevralar ile geçiştirilmemelidir. Çünkü bunun sonu yoktur. Sürdürebilir ama nereye kadar sonuçta bomba bir gün elinizde patlatılırsa çok geç kalınmış olur.
Nitekim sanki oraya doğru bir gidişat var. Allah korusun.

GEREKİRSE REFERANDUMA
GİDİLSİN AMA NASIL

Demokrasisi gelişmiş ülkeler genelde bu analizleri yaptıktan sonra ve toplum bilincini yaydıktan sonra genelde siyasi karardan önce referanduma yani halka giderler. Halkın verdiği karara da saygı gösterirler ve olayı bir şekilde kapatırlar. Genel de böyle bir geleneksel uygulamayı görür ve işitiriz. Ancak Türkiye’de kimse bu konuda ne düşünüyor yalın olarak bilmiyoruz. Toplum baskısı yüzünden, bazı insanlar aklında olmadığı şeyi başka türlü de söylüyor olabilir. Ya da medya da benzer baskıdan başka türlü yazabilir. Önemli olan sokak ne diyor. Sağduyu ne tarafta ağır basıyor. Halkın kalbinde ne var.

NEDEN MİTİNG ÇAĞRISINDA BULUNDUM

Tüm Türkiye sathında ve özellikle de daha çok Kürt nüfusun yaşadığı doğu bölgelerinde teröre hayır kardeşliğe evet mitingleri yapılsın diye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulundum. Bakalım kamuoyu nasıl bu mitinglere ilgi gösterecek. Buradan gelecek sinyal bize zaten birçok şeyleri anlatacak da ondan. Eğer kuvvetli bir ses gelir ise o zaman PKK’ya güzel bir yanıt olur da ondan. Eğer zayıf gelirse de Türkiye’ye bir uyarı niteliği taşıyacaktı. Hiç olmazsa, önünü görür ve ona göre ev ödevini yapar. Yani hep deriz ya, milli irada, ne derse o dur diye. O zaman bu sınavı da Türkiye vermelidir.

YOKSA İÇ SAVAŞ TEHLİKESİ

AK Partili siyasilere yönelik suikastlar sonucunda değişik televizyon kanallarındaki açık oturumlarda artık bu olumsuz süreç devam ettiği takdirde iç savaş tehlikesinden bahsedilir oldu. Yani Türkiye bir şekilde iç savaşa sürüklenmeye başladı. İşte en tehlikeli oyun ile oynanıyor. Buna izin verilmemeli. Bu çok tehlikeli bir oyun. Diğer Ortadoğu ülkeleri üzerinde oynanan bu kirli senaryo, şimdi Türkiye üzerinde oynanmak isteniyor. Buna izin vermemeliyiz. Ancak nasıl, hareket etmeliyiz?
Susarak bir yere varamadık. Bundan sonra da varamayız. Yolun sonuna gelmeden bu sorunun adı tam konmalı ve yapılacak neyse halkın yüreğinden gelecek sese göre yaşama geçirilmelidir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam