Ana Sayfa Yazarlar Türkiye bir ileri iki geri yaparak nereye gidebilir..?

Türkiye bir ileri iki geri yaparak nereye gidebilir..?

96
PAYLAŞ

İsveç’ten, Türkiye nasıl görülüyor? Diye sorasanız, ’’bir ileri, iki geri’’ derim. Yani gerileme var.

 

Eskiden, tek parti dönemlerinde görülen gelişme, büyüme artık Türkiye ekonomisinden çok uzakta.
Belki Türkiye’de aynı rahatsızlık yoktur, ancak Türkiye’nin otoriter ve tek başlı bu rejimi belli bir rahatsızlık oluşturuyor.
Artık insanlar, Türkiye reformlarından çok, Türkiye’nin başına nelerin gelebileceğini konuşuyor ve ufuklar çiziyorlar.
Türkiye eskisi kadar yurtdışındaki çevrelerin ne sempatisini ne de sevgisini alıyor. Gittikçe izole olmuş bir Türkiye yolunda bir ileri, iki geri yapıyor.
Avrupalılar eskiden Erdoğan’ın Avrupa Birliği üyeliğinde ısrarını,  askerin politika üzerindeki gücünü kaldırmasını ve Kürt sorununa barışçıl çözümler arama gayretlerini alkışlıyordu.
REFORMİST TÜRKİYE ARTIK TEK ADAMIN GÖLGESİNDE KALDI
Yani Türkiye’de yeni açılımlar için reformist bir Türkiye hayalindeki tek adamın peşindeydi. Bu tabii ki, güçlü bir Türkiye imajını da yayıyordu. Şimdi bu algılardan ortada eser kalmadı.
Aleyhine yazan basın organları başta olmak üzere herkese baskıcı bir Türkiye ve basındaki el koymalar, hukuk kararlarını tanımayan tavırlar.
Bu bir kaç örnek dahi rahatsız ediyor Avrupalıları.
ARTIK ERDOĞAN DEVRİ KAPANIYOR MU?
Türkiye’yi Başkanlık sistemine taşıyarak final hayalinde olması, bardağı taşıran son damla olarak görülüyor.
Peki, yeni siyasi yapı için formüller ne?
Yine sağda yeni bir oluşum bekleniyor.
Öneriler bu oluşumun başına geçecek isim olarak Cumhurbaşkanlığı döneminde ağırbaşlılığı ile hem yurtiçinde hem yurtdışında büyük saygınlık kazanan Abdullah Gül adı üzerinde odaklaşıyor.
Abdullah Gül ve Ali Babacan, üzerinde kurulacak yeni bir Türkiye’nin hem Türkiye’nin tümünden hem de yurt dışından büyük destek alacağı yönünde.
Yurtdışında yine umutlar sağ ruhta. Solda bir beklenti yine yok. Çünkü solda bir beklenti olması için bir değişim bekleniyor. Ancak bu değişimin yerinde yeller esiyor.
TÜRK LİRASI’NDA ESKİ İSTİKRAR YOK
Türkiye bir zamanlar, yurtdışında ekonomide yakaladığı istikrar ile örnek ülke gösterilirken, özellikle Türk lirasının dolar karşısında performansı alkışlanıyordu. 2008 yılında zirve yapan bu başarı, bugün ise o günlerin çok gerisinde.
Yani Türkiye bir ileri, iki geri stratejisi ile artık kendi, kendini yutar hale geldi. Onun için bu gidişin fazla sürdürülebilir olmadığı görüşü çok fazla konuşulur oldu. Türkiye’nin bu bakışı değiştirmesi için yapacağı tek şey, eskisi gibi reformist bir Türkiye ortaya koymasıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam