Ana Sayfa Dünya Türk-Ukrayna ilişkileri Rusya krizinden bağımsızdır

Türk-Ukrayna ilişkileri Rusya krizinden bağımsızdır

60
PAYLAŞ

Türkiye’nin Kiev Büyükelçisi Tezel, diğer taraftan Türkiye’nin Rusya’ya karşı AB’nin uyguladığı yaptırımlara katılmadığı için eleştirilmesinin gerçekçi olmadığını belirterek, Türkiye’nin kendisinin dahil olmadığı ortamlarda kendisi olmadan alınan bütün yaptırımlara katılmasını beklemenin gerçekçi olmayacağını kaydetti.

Tezel, Türkiye’nin ilke olarak, Birleşmiş Milletler yaptırımları gibi, uluslararası bağlayıcılığı olan yaptırımlara katıldığını ifade etti.
Ukrayna’nın başkenti Kiev’de Dünya Politikası Enstitüsü tarafından, Türk-Ukrayna ilişkilerinin ele alındığı bir panel düzenlendi. Ukrayna’dan çok sayıda akademisyen ve diplomatın katıldığı panelde Türkiye’nin Kiev Büyükelçisi Yönet Can Tezel’in yanısıra, önceden Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği’nde uzun yıllar basın sözcüsü olarak görev yapmış olan Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Protokol Dairesi Başkanı Olga Çubrikova ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun Kırım Tatarları’ndan Sorumlu Yardımcısı Yusuf Kurkçi, iki ülke ilişkilerini değerlendirdiler.
Büyükelçi Tezel, panelde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Ukrayna’yla ilişkilerinin illa Rusya’yla ilişkilere endeksliymiş gibi görülmemesi gereken bir siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve jeopolitik mantığının olduğunu söyledi. Türkiye’nin Rusya’yla son zamanlarda yaşadığı krizin Türk-Ukrayna ilişkilerinin gelişimini hızlandırıcı etkisinin olduğunu kaydeden Tezel, bununla birlikte, Türkiye’nin daha 2003 yılında, Ukrayna’yı öncelikli olarak ikili ilişkilerin geliştirilmesi istenen bir devlet olarak belirlediğini, iki ülke arasında Yüksek Düzey Stratejik Konsey’in de 2011 yılında kurulduğunu hatırlattı. Ukrayna’da iki yıl önceki olayların ve sonrasındaki yönetim değişikliğinin bu işbirliği gelişiminin yönünü değiştirmediğini, ilişkilerin aynı mantığa göre devam ettiğini kaydeden Tezel, “Rusya’nın olumsuz eylemleri de zaten temelleri atılmış, yönü çizilmiş işbirliğimizi hızlandırma vesilesi oluyor. Önümüzdeki dönemde birçok konuda ikili işbirliğimiz artacaktır.

Bu konuda kuvvetli siyasi irade var. Tabii bu bağlamda Ukrayna’nın kendi sınamalarıyla başarılı şekilde mücadele etmesini ümit ediyoruz; kendi ayakları üzerinde duran, bağımsız, toprak bütünlüğünü koruyan, reform sürecini başarıyla sürdüren, kucaklayıcı/kapsayıcı siyaset güden, demokratik dönüşümünü sürdüren bir ülke olmasını istiyoruz, bunu destekliyoruz. Bu, bizim için sadece bir dost ve komşu arzusu değil, çıkarlarımızın da gereği. Dolayısıyla bu desteğimiz samimi ve gerçek. Keza Ukrayna’nın Avrupa yönelimine saygı duyuyor ve destekliyoruz” diye konuştu.

Tezel: Türkiye’nin Rusya’ya yaptırımlara katılması şu anda söz konusu değil

Panelde Ukraynalı bir akademisyenin Türkiye’nin AB’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımlara katılmadığı için bazı kesimlerce fırsatçı olmakla suçlandığını söylemesi üzerine yanıt veren Büyükelçi Tezel, “Türkiye’nin zaten Rusya’ya sattığı ürünler, stratejik mamuller değil. Biz, yaptırımların her durumda doğru bir tepki olacağını düşünmüyoruz. Örneğin, Rusya’ya meyve ve tekstil satmamak, Rusya’nın politikasını değiştirmez. Bu durumda, Rusya’yla daha stratejik ticari ilişkileri olan ülkelere bakmak gerekir. Üstelik, Türkiye’nin Rusya’yla ticareti, iddiaların aksine, geçen yıl artmadı, azaldı. Burada hangi fırsatçılıktan bahsedilebilir” diye konuştu. Büyükelçi Tezel ayrıca, bazı ülkeler Türkiye’nin olmadığı ortamlarda başka ülkelere yaptırım uygulamaya karar verdiğinde, Türkiye’nin otomatik olarak o ülkelere yaptırım uygulamasının beklenmemesi gerektiğini belirtti. “Türkiye’nin etrafı, şu veya bu sebeple bir dönem yaptırımlara maruz kalabilen ülkelerle çevrili. Başkaları her yaptırım kararı aldığında biz doğrudan katılacaksak, etrafımızda her zaman yaptırımlı ülkeler bulunacak demektir” diyen Büyükelçi Tezel, Türkiye’nin ilke olarak, uluslararası bağlayıcılığı olan yaptırımlara, yani, Birleşmiş Milletler yaptırımlarına katıldığını vurguladı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam