Ana Sayfa Yazarlar Türk Bakan Kaplan’ı İsveç medyası pis bir komplo ile linç etti

Türk Bakan Kaplan’ı İsveç medyası pis bir komplo ile linç etti

400
PAYLAŞ

Göçmenlerin İsveç toplumuna katılımını artırmak için her alanda büyük uğraşlar verildi. Mehmet Kaplan’ın yıldızı parladı ve Çevre Partisi’nde önemli bir konuma geldi. Gaziantep doğumlu Mehmet Kaplan, partisinde parlamento grup sözcülüğüne, bakanlığa kadar yükseldi.

Teknik Üniversite mezunu Mehmet Kaplan’ı siyasete atılmadan, üniversite de okurken tanıdım. Halk çocuğu, içimizden biri gibiydi. Bir arkadaşımın ekmek butiğinde muhasebe işlerine bakıyordu. Hatırlıyorum, küçücük bir odaydı. İki kişi zor sığıyordu. Orada ibadetini yapıyor, namazın kılıyordu.
Azmetti, siyasete atıldı. Çevre Partisi’nden milletvekili olduğunda seçim kampanyasında yakında izledim. Sonunda iki dönem milletvekili oldu. Çevre Partisi’nde parlamento grup sözcüsü oldu. Daha önceleri de Sigara İçmeyenler örgütü ve ayrımcılık örgütü temsilcisi oldu.
Aynı zamanda Müslüman kimliği ile de hep adından bahsettirdi. İslam örgütleri ile içli dışlı idi. Stockholm’ün ilk minareli camisinin yönetim kurulu Başkanlığı yaptı. Milletvekili olduğunda İsveç Parlamentosu’nda  çeşitli İslam örgütü temsilcilerine iftar yemeği verdi. Parlamento içerisinde namaz kıldırdı.
Sürekli başarıdan başarıya koştu. Basın sözcülüğü görevi yaptığı için ve konuşmasını da iyi bildiği için İsveçli gazetecilerin vazgeçilmeziydi. Her an her yerde Mehmet Kaplan’ı görüyorduk. Bir gazeteci için tam bir haber kaynağı idi. Bu başarılı grafiği gerek Türkler, gerekse tüm göçmen gençleri için de örnek bir isim idi.
Mehmet Kaplan, 2010 yılında İsveç Parlamentosu’nda kabul edilen Sözde Ermeni Soykırımı oylaması öncesinde Türkiye lehine, sonrasında da salondan çıkarak oy kullanmayarak 1 oy fazlalıkla bu tasarının geçmesine neden olmuş ve Türkler tarafından kara listeye alınmıştı. Bu oylamadan sonra İsveçliler arasında siyasi kariyerinde parti grup sözcülüğü sonra da Bakan olarak zirve yapan Mehmet Kaplan, bir ayak oyunu ile kendisini kapı dışında buldu.
İsveç siyaseti ne kadar ”Vefasız” olduğunu ispatladı. Sözde soykırım oylamasında Türkiye lehine oyunu kullanmayan Mehmet Kaplan’ı İsveçliler de yarı yolda sattı. Alma mazlumun ahını, çıkar aheste, aheste atasözü de aklıma geldi.
YA ŞİMDİ
Mehmet Kaplan, bugünlere İsveç medyasında sürekli görünmesi ve aktif pozisyonu ile geldi. Kader bu ya, İsveç medyasının ipini çekmesi ile zirveye geldiği Konut Bakanlığı’ndan bir anda tepetaklak oldu.
Bütün kariyeri, bana göre tezgâh bir fotoğraf ve bir başkasına ait sözler gösterilerek harcandı. Linç edildi. Tamamen pis bir komplo ile İsveç medyası yıllardır, kendi yarattığı bir siyasetçiyi, büyüttü ve kendi eli ile infazını yaptı.
Peki, bu infaz sonrası iz de bıraktılar. Artık, İsveç kendisini aklayamaz. Çünkü Mehmet Kaplan, kendi başına bir yolsuzluk, hırsızlık, görevini kötüye kullanmadı. Yaptığı sadece davet edildiği bir toplantıda, aşırı uçta bir konuşma yapan kişi ile aynı masada oturmasından koltuğundan oldu. O kişinin bir mitingde Ermeniler hakkında yaptığı yakışıksız konuşma, Mehmet Kaplan’nın linç edilmesine yetti. Öyle bir senaryo ile Mehmet Kaplan, infaz edildi ki, tek ben buna komplo olarak niteledim. Yıllardır, gazeteciliği yapan birisi olarak bırakın da o kadar koklayayım. Mehmet Kaplan, demek ki birilerini rahatsız ediyordu. Yapılan bir tezgah sonucunda siyasi kariyeri sonlandırıldı. Sonrasında da çeşitli tarihlerde Yahudiler hakkında yaptığı konuşmalarda dile getirilerek, paket rötuş edildi ve cenazesi kaldırıldı.
 TAYYİP ERDOĞAN MEHMET KAPLAN VE RAFET CANDEMİR AYNI KAREDE
Mehmet Kaplan’nın istifasının olduğu gün İsveç devlet televizyonu bir anda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmini Mehmet Kaplan ve Türkiye’nin İsveç’teki Türkler temsilcisi Rafet Candemir’in fotoğraflarını yan yana getirerek, yeni bu skandal haber gibi yansıtarak yeni iddialar ortaya attı. Ak Parti iktidarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ayrımcı ve demokrat olmamakla suçlayan İsveç televizyonu SVT, Mehmet Kaplan ve Rafet Candemir’in gerek Cumhurbaşkanına gerekse Ak Parti’ye yakınlığını masaya yatırarak, ’’demokrat bir ülke olan İsveç’in bir Bakan’ın Türkiye Recep Tayyip Erdoğan’nın projelerini İsveç’te yaşama geçiren lobileri olarak değerlendirdi. İsveç bir kez daha kendi içerisinde sivrilenleri, yok ederek bir kez daha tarihe kötü örnek oldu.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam