TÜÇİAD: 2019 Türkiye’de Çin Yılı ilan edilmeli

0
658

Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneği (TÜÇİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İnşaat Mühendisi ve öğretim görevlisi Kemal Koçak, “2018 Yılının Çin Tarafından “Çin’de Türk Yılı” ilan edilmesi jestine karşılık, Türkiye’nin de aynı jestle ve özellikle, 2019 yılının da ‘’Türkiye’de Çin Yılı ‘’ilan edilmesi, her iki ülke ilişkilerini çok daha ileri boyutlara taşıyacağını düşünüyoruz.”

Sonsöz Gazetesi olarak Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneği (TÜÇİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Koçak ile röpörtaj yaptık.

Çin Halk Cumhuriyeti, yüzölçümü itibariyle dünyanın üçüncü, nüfus itibariyle ise en büyük ülkesidir. Güney Doğu Asya’da yer alır. Başkenti Pekin olan ülkenin resmi dili Çince, para birimi Yuan’dır. Doğusunda Güney Kore, kuzeydoğusunda ve kuzeybatısında Rusya, kuzeyde Moğolistan, güneybatıda Afganistan ve Pakistan, güneyde Hindistan, Nepal, Butan, Birmanya Laos ve Kuzey Vietnam, doğusunda ise Büyük Okyanus ile çevrili olan bir ülkedir.

En son olarak Çin ekonomisi, ihracat ve yatırım odaklı büyüme modelinden tüketim, inovasyon ve hizmet sektöründen güç alan bir ekonomik modele geçiş yaptığı Çin liderlerinin “yeni normal” olarak adlandırdıkları yeni bir aşamaya girdi. Böyle bir geçiş sıkıntılı ve pürüzlü bir süreç olsa da Çin’in doğru yönde ilerlediğine dair pek çok gösterge bulunmaktadır. 2016 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 74.41 trilyon yuan (yaklaşık 10.83 trilyonABD doları), olarak gerçekleşirken, GSYH’da hizmet sektörünün payı yüzde 51.6 oldu. Tüketim, geçen yıl GSYİH büyümesine yüzde 64,6 katkıda bulundu.

Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ikili ilişkiler gün geçtikçe hızlıca gelişmekte ve büyümektedir.

Bu büyüme iki ülke arasında ekonomi,turizm, kültürel ve sosyal yönden faaliyet göstermektedir. Dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip olan Çin Halk Cumhuriyeti son yılarda gerçekleştirdiği sanayi ve ekonomi alanındaki devrimler sayesinde diğer ülkeler tarafından ticaret yapmak için bir cazibe merkezi haline gelmiş durumda.

Dünya da birçok önde gelen firmaları üretim tesislerini taşıması, ucuz iş gücünün olması, piyasaya göre daha düşük paraya yüksek kalite sunması büyük şirketler tarafından Çin’i ticaret merkezi olarak görmesini sağladı. Bu bağlamda Türkiye ve Çin Halk cumhuriyeti de ikili ilişkilerini geliştirerek hem ekonomik yönden hem de kültürel yönden faaliyetlerde bulunmaktadır.

Bu ikili ilişkilerin gelişmesinde elbette sivil toplum kuruluşlarının da payı büyük. Çünkü STK’lar ikili ilişkilerde köprü görevinde bulunuyor. Türkiye Çin Halk Cumhuriyeti İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneği Başkanı (TÜCİAD) İnşaat Mühendisi ve Öğretim görevlisi Kemal Koçak ile bir sivil toplum kuruşu olarak Türkiye ve Çin arasında üstlendikleri misyonu ve yaptıkları çalışmalar hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

TÜÇİAD’IN amacı nedir? Ne zaman kuruldu bahsedebilir misiniz?

Kemal Koçak: TÜÇİAD, adı üstünde, Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti İş Adamları Dostluk ve Dayanışma Derneği, olarak 2002 yılında Ankara’ da kuruldu. Kurucularımız, genelde Çin’de görev yapmış Ticaret Baş Müşavirlerimizden oluşmuştur. 2013 Yılında Genel Merkezimiz, Turizm başkentimiz Antalya’ya taşınmış olup bu güne kadar, 5 kişilik Yönetim Kurulumuz ve bendeniz Genel Başkan olarak, Türk-Çin İlişkilerinin her konuda gelişmesine destek olmayı sürdürmekteyiz.

TÜÇİAD’ın Türkiye için önemi nedir?

Koçak: TÜÇİAD, Gönüllü ve uluslararası bir ihtisas Derneği olarak; Ülkemizin iyi tanıtımı, İş Adamlarımızın sıkıntı çekmeden sağlıklı ilişkiler kurmalarını sağlamak, sadece mal getirme düşüncesinden daha ziyade, Çin’li güvenilir kuruluşlarla işbirliğine giderek birlikte üretip dünyaya pazarlayan ve de, Çin’e de mal satmayı başaran bir İş Adamları portföyü yaratmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla, iki ülke arasındaki Türkiye aleyhine gelişen ticaretteki açılan makası dengelemeye, birlikte üretip dış dünyaya pazarlayarak ,’’KAZAN-KAZAN’’ formülü ile Türk-Çin ilişkilerine etik değerler çerçevesinde katkı sağlamaya çalışıyoruz.

TÜÇİAD Türkiye ile Çin arasında nasıl bir köprü görevinde bulunuyor?

Koçak: TÜÇİAD olarak bizler, iki ülke arasında karşılıklı olarak, İş, kültür gezileri düzenliyoruz. Heyetler halinde ortak çalışmalar yapıyoruz.
Örneğin, Şehirlerimizle kardeş şehir protokolleri, Valiliklerimizle, Kalkınma Ajanslarımızla işbirliği halinde Çin Ticaret Odaları ile İşbirliği Protokolü imzalayarak daha güvenli bir ticaret ortamı yaratmaya çalışıyoruz.

Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik politikayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Koçak: Yukarıda sorunun cevabında belirtiğimiz gibi, bugün için Çin lehine olan ticaretimizi en başta Sn. Cumhurbaşkanımız ve Çin Devlet Başkanımız olmak üzere ilgili Bakanlarımız, bürokratlarımız TÜÇİAD gibi ciddi Sivil toplum kuruluşlarımızla el ele vererek sadece ekonomik değil, bütün alanlarda Çin’le ilişkileri bulunduğumuzdan çok daha ileriye taşıyacağımızı umuyoruz.

Çin’in Türkiye için önemi nedir?

Koçak: Çin, bilindiği gibi dünyanın organize Sanayi Bölgesi konumuna gelmiş, binlerce tarih öncesinden komşuluk yaptığımız, geçmişte ipek yolu bağlamında ve halen de gündemde olan ‘Bir Kuşak-Bir Yol bağlamında, ortak çıkarlarımız olan ve doğunun en güçlü ekonomisine sahip önemli bir devlet olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Aynı zamanda, biz Türkiye olarak da coğrafi konum bakımından Asya’ya, Avrupa’ya ve Afrika’ya en yakın olan adeta dünyanın ortasında santral görevi gören ve ekonomisi hızla gelişen ve çevremize baktığımızda adeta bir istikrar adası haline gelmiş Türkiye’nin de Çin’liler tarafından önemli olduğu her ortamda dile getirilmektedir.

TÜÇİAD iki ülke arasında ne gibi faaliyetlerde bulunuyor?

Koçak: Özellikle, bir ülkenin yaşam tarzını, kültürünü tanımadan ortak işbirliğine girmenin çok yetersiz olacağı kanaatindeyiz ve bu amaçla, iki ülke dillerinin karşılıklı öğrenilmesi konusunda hassasiyet gösteriyoruz ve bu konuda TÜÇİAD olarak, Üniversitelerimizle Milli Eğitim Müdürlükleri, Halk Eğitim Merkezleriyle işbirliği protokolü imzalayarak Çince kurslar açıyoruz. Bu bağlamda, Milli Eğitim Müdürlüğünce ortaklaşa. Antalya Azize Kahraman Halk Eğitim Merkezinde ve dershanelerde Çince kurslar tertipledik ve mezun olanlara sertifikalarını verdik.

Keza yine bir eğitimci olarak, geleceğimiz olan gençlerimizi iş hayatına adapte için “Üniversite-İş Hayatı el ele” sloganımızı hayata geçirmek amacı ile. Üniversitelerimizde TÜÇİAD Öğrenci Temsilcilikleri açıyoruz. Ki; bunun ilk meyvesini de Akdeniz Üniversitesi Öğrenci Temsilcimiz kanalı ile, Uluslararası AİESEC Türkiye Başkanlığı ile işbirliği protokolü yaptık. Türk Üniversitelerinden Çin üniversitelerine, Çin Üniversitelerinden de Türk Üniversitelerine karşılıklı öğrenci değişimi. Hatta çok ihtiyaç duyulan iş adamlarına stajyer temini çalışmalarını başlattık. Çin’den getirttiğimiz Stajyer eğitmenlerle Akdeniz Üniversitesinde Çin’ce kurslar açtık mezun olanlara sertifikalarını verdik. Onlara, kültür turları tertipleyerek, ülkemizi ve Türk konukseverliğini iyi şekilde tanıttık.

 

Bu ve buna benzer çalışmalarımızı, ihtiyaç duyulan illerde ve bölgelerde ve hatta Çin’de Temsilcilikler açarak hizmetlerimizi geniş yelpazede artarak sürdürmek arzusundayız.
Örneğin; Şangay Temsilcilerimiz sayesinde, Türk Turizmini, zeytinyağını ve hatta Türk bulgurunu Çin mağazalar zincirlerinin raflarında görmeye başladık. Isparta temsilcimiz sayesinde Gül yağı ve gül suyunu, Afyonkarahisar temsilcimiz sayesinde Afyon Termal turizmini ve kirazını, Çinlilere sunmayı başardık.

Çinlilerin uğrak yeri Antalya Kaleiçi Temsilcimiz sayesinde, 12 bin Çin’li ile bizzat temasımız oldu. Samsun Temsilcimiz sayesinde, Çin’li yatırımcıları o bölgemize çekme girişimlerimiz devam ediyor.

Çin hakkında bilgi verebilir misiniz?

Koçak: Çin bilindiği gibi, yaklaşık 1.5 milyara dayanmış nüfusu ile Toprak bütünlüğü ile ve dış ticaret hacminde dünya lideri. Bütçe fazlası veren dünyanın 2. Büyük ekonomisi ile ve özellikle, teknolojik gelişmesiyle hemen birkaç cümleyle anlatılamayacağını takdirlerinize bırakıyor. İleriki zamanlarda ayrı bir röportaj konusu olabileceğini düşünüyorum.

Çin de Türk iş adamları hangi sektöre daha çok yatırım yapıyor?

Koçak: Çin’de hemen hemen birçok sektörde yatırım yapan, ortaklık yapan ve hatta Türk Ürünlerini Çin’de pazarlayan işadamlarımızı görebiliyoruz artık.

İki ülke kültürlerinden yeni nesil nasıl yararlanabiliyor?

Koçak: TÜÇİAD olarak yaptıklarımız ve gerek öğrenci değişimi ile dil öğrenimine ağırlık vererek. Eski bir öğretim görevlisi tecrübesi ile, üniversitelerle işbirliği yaparak ve gerekse karşılıklı çeşitli geziler, turlar düzenleyerek. İki toplumun genç nesillerini kaynaştırma çabalarımızı sürdürmeliyiz

TÜÇİAD’ın, misyon ve vizyonu nelerdir?

Koçak: TÜÇİAD olarak, Misyonumuz ve vizyonumuz, yukarıda izah etmeye çalıştığımız. Birçoğunu da yer ve zaman açısından anlatamadığımız faaliyetlerden de anlaşılacağı üzere. Türk ve Çin Halk Cumhuriyeti üye iş adamları arasında iletişimi kurarak, sorunsuz ve gelişen iş birliği sağlamak. İletişim ve danışmanlık konularında referans noktası olmak ve İki ülke halklarına; kültürel, ekonomik ve sosyal katkı sağlamayı hedeflemekteyiz. Bütün bu amaçlarımızı gerçekleştirirken de; Her iki ülkenin yasalarına ve etik değerlerine saygı göstermeliyiz.

Gelecekte iki ülkenin ekonomisini nerede görüyorsunuz?

Koçak:

“Bu gidişle gelecekte umarız ki, el ele verdiğimiz sürece iki ülke ekonomileri dünya ekonomileri içinde, bulundukları noktalardan çok daha ileri seviyelere ulaşacaktır.”

Son olarak, tecrübeleriniz ışığında, işadamlarımıza bürokrasimize öneri ve tavsiyeleriniz nelerdir?

Koçak: Güzel bir konuya temas ettiniz. Zira bizim iş adamlarımızdan bazıları, hiç bir araştırma yapmadan kulak dolgunluğu. İnternet vb. yollarla ticaret yaptıkları için genellikle sonu hüsranla bitiyor. Maalesef iş işten geçtikten sonra derneğimize başvuruyorlar.

Oysa ki, ilk baştan, önce kendi güvenilirliklerini kanıtlayan referanslarıyla derneğimize üye olsalardı. Derneğimiz ve Çin’deki üyelerimiz ve temsilciliklerimiz kanalıyla daha sağlıklı ticaret yapma şansları doğardı. Hiç olmazsa bundan sonra çok dikkatli ve bilinçli davranmalarını öneriyoruz.

Ayrıca, Dil konusunda Çin ’cenin Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından orta dereceli okullarda seçmeli ders olarak okutulması. Bu hazırlıklı alt yapı olanaklarıyla dünyayı gezen bir alan yaratılmalıdır. Yaklaşık,150 milyon zengin Çinli turistin ve İş Adamının en az 1 milyonunu ülkemize çekebilmemiz mümkün olacaktır kanaatindeyiz. 2018 Yılının Çin Tarafından “Çin’de Türk Yılı” ilan edilmesi jestine karşılık. Türkiye’nin de aynı jestle ve özellikle, 2019 yılının da “Türkiye’de Çin Yılı” ilan edilmesi gerekir. Her iki ülke ilişkilerini çok daha ileri boyutlara taşıyacağını düşünüyor, buradan tüm ilgili ve yetkililerin dikkatlerine önemle sunuyoruz.