Türk futbol dünyasından renkli bir yıldız kaydı. 81 yaşında hayata veda eden Gençlerbirliği Kulübü Başkanı ’a Allah’tan rahmet dilerken kendisinin bazı özelliklerini yazalım:

-Örneklerini çok sık gördüğümüz biçimde işadamlığından kulüp başkanlığına değil, futbolculuktan önce işadamlığına sonra kulüp başkanlığına gelmişti. Yani çekirdekten sporcuydu.

-Bir kulübün başında 39 yıl kalarak kırılması güç bir rekorun sahibi oldu. Tekrar tekrar seçilmesinin ardında ayak oyunları değil başarılı yöneticiliği vardı.

-Başta üç büyükler olmak üzere birçok kulüp milyonlarca dolarlık borç yükü altında iken onun yönetimi sayesinde Gençlerbirliği bir kuruş bile borcu olmayan bir kulüp haline geldi.

-Takımını toprak sahalardan kurtardı, dünya standartlarında modern spor tesislerine kavuşturdu.

-Futbolun ekonomisini en iyi bilen kulüp yöneticisiydi. Ekibiyle Afrika ve Asya ülkelerini tarayıp ucuza aldığı futbolcuları birkaç yıl içinde milyonlarca dolara satmayı başardı. “Transfer Sihirbazı” unvanını boşuna hak etmedi. Geremi, Kona, Moshoeu, Khuse, Ümit Karan, Ahmet Çalık, Ergün Penbe, Tarık Daşgün, Deniz Barış, Serkan Balcı, Ali Tandoğan, Ali Eren, Mustafa Pekdemek’in transferleri sayesinde kulübünü adeta paraya boğdu.

-Bazı maçlarda takımın dizilişini ve uyguladığı taktiği beğenmez, tribünden telefonla teknik direktörü arayarak, “Şu futbolcuyu çıkar, yerine şunu al”, “Hücum oynatmayı bırak, takımı geriye çek” diye taktikler verirdi.

-Unutulmaz icraatlarından biri de, uluslararası alanda tanınmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir takımıyla maç yapmayı göze almasıydı. Bu nedenle Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FİFA) tarafından 4 ay hak mahrumiyeti cezasına çarptırıldı.

-Medyaya verdiği çeşitli röportajlarda, “Ben un sanayicisiyim. Futbolcuyu da buğday seçer gibi seçerim. Kimin ne olduğunu anlamam için 15 dakika izlemem yeter”, “Burası imam hatip okulu değil, futbolcularım sakal bırakamaz”, “Hayatımda ne maç aldım, ne maç sattım, milyonlarca liralık şike tekliflerini reddettim” gibi ilginç açıklamalar yaptı.

++

Peki, kusurları neydi?

-Çabuk sinirlenmesi, sinirlenince de deyim yerindeyse kırıp dökmesi elbette önemli bir kusuruydu.

Dünyada teknik direktör değiştirme rekoru da herhalde ona aitti. 39 yılda 67 teknik direktörle çalıştı. Bunlar arasında sözleşme imzaladıktan bir saat sonra kovduğu teknik direktör olduğu gibi 6 gün çalışıp kovduğu teknik direktör de vardı.

Bir teknik direktörü kovduktan sonra yerine hemen yeni bir teknik direktör bulamayınca takımı kendisi çalıştırdı ve bu şekilde çıkılan maçta rakip yenildi.

-Bir diğer kusuru ise büyük bir ihtiras içinde olmayışıydı.

Gençlerbirliği’nin Süper Lig’de kalmasını yeterli görüyordu. Aldığı iyi futbolcuları hemen satmasa çok iyi takımlar kurabilir, lig şampiyonluğu kupasını bir çok kez kulüp müzesine taşıyabilirdi.